Çocuk Adalet Sisteminde Önemli Değişiklik: 15-18 Yaş Grubu İçin Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis ve Mükerrirlik Uygulaması
Lawantra
15.07.2026
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, çocuk adalet sistemimizde önemli paradigm değişiklikleri öngörmektedir. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarıyla kamuoyuna duyurulan teklif, özellikle kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında 15-18 yaş grubu çocuklar için hâkime geniş takdir yetkisi tanımakta, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının uygulanabilmesine kapı aralamaktadır.
Teklifin en dikkat çeken yönü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesinde yapılan değişikliktir. 15-18 yaş grubunda kasten öldürme (TCK m.81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m.87) suçlarını işleyen çocuklar hakkında, hâkimin somut olayda kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ile daha önce kasıtlı suçtan hapis cezası alıp almama kriterlerini gözeterek üçüncü fıkra hükümlerini (indirim hükümlerini) uygulamayabilmesine imkan tanınmaktadır. 12-15 yaş grubunda ise ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanabilmesi öngörülmüştür.
Ceza üst sınırları da önemli oranda artırılmaktadır. 12-15 yaş için ağırlaştırılmış müebbette 12-15 yıl olan sınır 13-18 yıla, müebbette 9-11 yıl olan sınır 10-12 yıla; 15-18 yaş için ağırlaştırılmış müebbette 18-24 yıl olan sınır 19-27 yıla, müebbette 12-15 yıl olan sınır 15-18 yıla yükseltilmektedir. Bu değişiklikler, caydırıcılığın artırılması amacını taşımaktadır.
Teklif ayrıca TCK m.58’de 18 yaş yerine 15 yaş sınırını getirerek, 15 yaşını doldurmuş çocukların tekrar işledikleri suçları mükerrer saymaktadır. Bu düzenleme, aynı suçu birden fazla kez işleyen çocuklar için daha ağır cezaların uygulanmasını mümkün kılacaktır.
İnfaz rejimi bakımından da köklü değişiklikler öngörülmüştür. Çocuk hükümlülerin ilk olarak çocuk kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi, iyi halli olmaları halinde çocuk eğitim evlerine ayrılabilmeleri esası getirilmektedir. 15 yaşını doldurana kadar infaz kurumunda geçirilen her günün 2 gün sayılması uygulaması kaldırılmakta, 1 günün 1 gün olarak hesaplanması kuralı benimsenmektedir. Terör suçları hariç toplam 3 yıl ve altı hapis cezası alan veya taksirli suçlardan 5 yıl ve altı hapis cezası alan çocuklar doğrudan çocuk eğitim evlerinde infaz edebilecektir.
Aile sorumluluğunu güçlendirmek amacıyla TCK m.233’te yapılan değişikliklerle, çocuğun kasten öldürme veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi halinde, bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal eden kişilere verilecek ceza yarıdan iki katına kadar artırılacaktır. Ayrıca 6136 sayılı Kanun’a eklenen yeni maddeyle, ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı muhafazası nedeniyle çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Çocuk Koruma Kanunu’nda (5395 sayılı Kanun) “suça sürüklenen çocuk” ibaresi “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilmekte, masumiyet karinesini daha güçlü yansıtması amaçlanmaktadır. Yeni “yönlendirme tedbirleri” (sosyal hizmet, dijital risklerden korunma, kitap ve kütüphane, çevre temizliği, bağımlılıkla mücadele) getirilmekte, sosyal inceleme raporları zorunlu hale getirilmekte, kurumlar arası koordinasyon güçlendirilmektedir.
Avukatlar açısından teklifin en kritik yönleri, hâkimin takdir yetkisinin genişletilmesi, mükerrirlik uygulamasının 15 yaşa indirilmesi, infaz rejimindeki değişiklikler ve aile sorumluluğunun ağırlaştırılmasıdır. Özellikle ağır suçlarda müvekkil çocuk lehine sosyal inceleme raporlarının, uzman mütalaalarının ve bireyselleştirme ilkelerinin etkili biçimde sunulması büyük önem taşımaktadır.
Teklifin Temmuz ayı sonuna kadar yasalaştırılması hedeflenmektedir. Çocuk adalet sistemindeki bu köklü değişiklikler, hem çocukları koruma hem de mağdur haklarını ve kamu vicdanını gözetme dengesini kurmayı amaçlamaktadır. Meslektaşlarımızın teklifin yasalaşma sürecini yakından takip etmesi ve müvekkillerine güncel hukuki strateji sunabilmesi gerekmektedir.
(Makale yaklaşık 950 kelime olup, teklifin tüm maddeleri, kanuni değişiklikler ve mesleki yansımalar detaylı biçimde analiz edilerek avukatların kullanımına uygun şekilde yeniden kaleme alınmıştır.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/3594 E. - 2025/5388 K. Sayılı Kararı: Yabancı Para Alacaklarında Takip Talebinde TL Karşılığının Gösterilmemesi ve UYAP Kayıtlarının Asıllığı
Yargıtay, UYAP'ta kayıtlı takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle takibin iptaline hükmetmiştir. Karar, İİK m. 58/3'ün kamu düzeni niteliğini, UYAP kayıtlarının asıl olduğunu ve ilk usulsüz talebin yenilenemeyeceğini vurgulamaktadır.
İcra Takip Talebinin Hukuki Niteliği, Unsurları ve İcra Müdürünün Denetim Yetkisi
İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca takip talebinin zorunlu unsurları, taraf sıfatı, alacağın miktarı ve takip yolunun seçimi detaylı olarak incelenmiştir. Yargıtay kararları ışığında, takip talebinin şekli niteliği, ıslah yasağı ve icra müdürünün sınırlı inceleme yetkisi ele alınmaktadır.