Boşanma Davalarında Hâkimin Yönelttiği Sorular: Hukuki Amaç, Yöntem ve Mesleki Değerlendirme
Lawantra
19.08.2026
Boşanma davaları, Türk Medeni Kanunu’nun 161 ilâ 184. maddeleri arasında düzenlenen, aile hukukunun en hassas ve en çok dava üretilen alanlarından biridir. Yargılama sürecinde hâkimin taraflara yönelttiği sorular, yalnızca usul ekonomisi açısından değil, aynı zamanda maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, kusur tespiti, velayet, nafaka, tazminat ve mal rejimi açısından da merkezi önem taşımaktadır.
Hâkim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca re’sen maddi gerçeği araştırma yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülük, özellikle çekişmeli boşanma davalarında (TMK m. 166/1-2) evlilik birliğinin temelden sarsılıp sarsılmadığını, sarsılmanın kusurlu tarafın davranışlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığını ve bu durumun devamının taraflardan beklenip beklenemeyeceğini somutlaştırmayı gerektirir. Hâkimin sorduğu sorular bu amaca hizmet eder.
Hâkimin Soru Sorma Tekniğinin Sistematiği
Hâkim genellikle şu sıra ile ilerler:
-
Evliliğin Genel Seyri ve Sorunların Kronolojisi: Evliliğin ne zamandan beri sorunlu olduğu, ilk ciddi çatışmanın ne zaman ve hangi olayla başladığı, sorunların geçici mi yoksa yapısal mı olduğu, arabuluculuk, aile terapisi veya yakın çevrenin müdahalesi gibi çözüm girişimlerinin yapılıp yapılmadığı sorgulanır. Bu sorular, TMK m. 166/1’de düzenlenen “evlilik birliğinin sarsılması” olgusunun sübjektif ve objektif unsurlarını aydınlatmayı hedefler.
-
Kusur İddialarının Somutlaştırılması: Şiddet, hakaret, tehdit, aldatma, terk, ağır ihmalkârlık, cinsel soğukluk, aile bireylerinin müdahalesi gibi iddialar yöneltiliyorsa, hâkim bu iddiaların tarihini, sıklığını, yerini, tanıklarını ve evlilik birliği üzerindeki etkisini detaylı şekilde sorar. Çünkü Yargıtay içtihatları, soyut ve genel ifadelerle kusur tespitinin mümkün olmadığını, olayların somutlaştırılması gerektiğini vurgulamaktadır (örneğin Yargıtay 2. HD’nin yerleşik kararları).
-
Çocuklu Davalarda Üstün Yarar İlkesi: Velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası taleplerinde hâkimin soruları çocuğun fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimini merkeze alır. Çocuğun kiminle yaşadığı, bakım ve eğitim giderlerinin kim tarafından karşılandığı, ebeveynlerle bağının niteliği, okul başarısı, psikolojik durumu ve olası travma riskleri detaylıca araştırılır. Hâkim, TMK m. 335 ve 182 ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 3. maddesindeki “çocuğun üstün yararı” ilkesini esas alır. Anne-babanın talebi değil, çocuğun menfaati belirleyicidir.
-
Ekonomik Durum ve Nafaka-Tazminat Değerlendirmesi: Tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat taleplerinde tarafların gelirleri, malvarlıkları, yaşam standartları, giderleri, çalışma kapasiteleri ve sosyal güvenlik durumları sorgulanır. TMK m. 169, 175, 176 ve 182 hükümleri ile Yargıtay’ın nafaka ve tazminat miktarı belirleme kriterleri bu soruların temelini oluşturur.
-
Boşanma İradesinin Kesinliği ve Uzlaşma Olanakları: Hâkim son aşamada tarafların boşanma iradelerinin samimi olup olmadığını, evliliğin fiilen bitip bitmediğini ve herhangi bir uzlaşma imkânının kalıp kalmadığını değerlendirir. Anlaşmalı boşanmada (TMK m. 166/3) protokolün çocuğun yararına uygunluğu özellikle denetlenir.
Avukatlar İçin Mesleki Strateji ve Değerlendirme
Hâkimin bu sistematik soruları, avukatlara dava stratejisini baştan kurma imkânı verir. İyi bir dilekçe ve delil listesi, hâkimin soracağı kritik soruları öngörmeli ve bunlara cevap verecek somut delilleri (tanık, mesaj, ses kaydı, bilirkişi, sosyal inceleme raporu, psikolog raporu vb.) önceden sunmalıdır.
Özellikle kusur tespitinde “müdahalenin niteliği”, “sürekliği” ve “ağırlaştırıcı unsurlar” kavramları Yargıtay tarafından sıkça kullanılmaktadır. Avukatların bu kavramları içtihatlarla destekleyerek hazırladıkları cevap dilekçeleri, müvekkilin pozisyonunu güçlendirmektedir.
Çocuklu davalarda sosyal inceleme raporu alınması neredeyse zorunlu hale gelmiştir. Avukatlar, raporun objektifliğini sağlamak için görüşme sırasında çocuğun beyanlarının baskı altında alınmadığını, uzmanların tarafsızlığını ve raporun TMK m. 184 çerçevesinde değerlendirilmesini talep etmelidir.
Nafaka ve tazminat miktarlarının belirlenmesinde güncel Yargıtay kriterleri (yaşam standardı, refah seviyesi, alım gücü, enflasyon etkisi) yakından takip edilmelidir. Özellikle kadın lehine yoksulluk nafakası ve maddi-manevi tazminat taleplerinde somut ekonomik delillerin (SGK kayıtları, vergi beyannameleri, banka hareketleri, tapu kayıtları) önemi büyüktür.
Sonuç
Boşanma davalarında hâkimin sorduğu sorular, rastgele değil, sistematik ve kanuna dayalıdır. Amaç, tarafları zorlamak değil, evlilik birliğinin gerçek durumunu, kusur dağılımını ve özellikle çocuğun üstün yararını ortaya çıkarmaktır. Bu sorulara etkili cevap verebilmek, güçlü bir dava dosyası hazırlığı, içtihat bilgisi ve stratejik delil yönetimi gerektirir.
Hukuk profesyonelleri olarak görevimiz, müvekkillerimizi yalnızca duygusal değil, hukuki olarak da en güçlü şekilde temsil etmek ve hâkimin aradığı somutluğu, şeffaflığı ve hakkaniyeti sağlayacak şekilde hareket etmektir. Bu yaklaşım, hem adil bir kararın verilmesini sağlar hem de temyiz aşamasında kararın bozulma riskini minimize eder.
(Word count: 748)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Sağlık Sigortalarında "Poliçe Öncesi Hastalık" Savunmasının Sınırları: Organ Bazlı Eşleştirme, İlliyet Bağı ve İspat Yükü
Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti kararı ışığında incelenen makale, sağlık sigortalarında poliçe öncesi hastalık savunmasının ancak somut illiyet bağı ispatı ile mümkün olabileceğini, organ bazlı eşleştirmenin hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/103 E., 2021/1352 K. sayılı Kararı: Gelir Koruma Sigortasında Beyan Yükümlülüğü ve İlliyet Bağı
Hukuk Genel Kurulu, işverenin iflas erteleme sürecinde Gelir Koruma Sigortası yaptıran çalışanın beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği ve riziko ile illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle tazminat talebinin reddine hükmeden Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.