Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) – Varlık Barışı Uygulama Esasları
Lawantra
04.07.2026
Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1), 21 Mayıs 2026 tarihli ve 7582 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na (KVK) eklenen geçici 19. maddenin uygulama usul ve esaslarını belirlemektedir. Bu tebliğ, vergi barışı uygulamalarının güncel versiyonu niteliğinde olup, avukatlar, vergi danışmanları ve şirket hukukçuları için müvekkillerinin varlık yapılandırma, vergi riski azaltma ve sermaye artırımı stratejilerinde temel referans metindir.
Tebliğ üç ana başlık altında düzenleme yapmaktadır: (1) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve sermaye piyasası araçlarının yurda getirilmesi, (2) Türkiye’de bulunan ancak kanuni defterlerde yer almayan aynı tür varlıkların bildirilmesi, (3) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti olmayanların yurt içi varlıklarının bildirimi. Bildirim süresi 4 Haziran 2026 ile 31 Temmuz 2027 (dahil) tarihleri arasındadır. Bildirimler, EK-1 formu ile banka veya aracı kurumlara yapılır. Gerçek ve tüzel kişiler, vekil veya kanuni temsilcileri aracılığıyla da bildirimde bulunabilir.
Bildirimlerin her biri ayrı vergilendirme dönemi kabul edilir. Aynı ay içinde düzeltme mümkündür; sonraki aylarda ise sınırlı düzeltme veya yeni bildirim yoluna gidilir. Bildirilen varlık değeri üzerinden %5 peşin vergi tahsil edilir. Vadeli hesap, devlet iç borçlanma senedi, kira sertifikası veya girişim sermayesi yatırım fonunda belirli süre taahhüdü halinde vergi oranı %0 ila %4 arasında indirilmektedir. Beş yıl taahhütte %0, dört yıl %1, üç yıl %2, iki yıl %3, bir yıl %4 oran uygulanır. 1 Ocak 2027’den itibaren yapılan bildirimlerde bu oranlara yarım puan ilave edilir. Taahhütname (EK-2) damga vergisinden muaftır.
Yurt dışından getirilen varlıklar, bildirimden itibaren iki ay içinde banka veya aracı kuruma transfer edilmeli veya fiziki getirildiğinde gümrük işlemleri tamamlanarak ilk iş günü yatırılmalıdır. Gümrük İdaresi, bildirim belgesini arar ve aylık elektronik bildirim yapar. Türkiye’deki varlıklar için de aynı vergi oranı ve taahhüt kuralları geçerlidir. Şahıs şirketleri ve adi ortaklıklar da bildirim yapabilir; bu durumda KDV yönünden inceleme yapılmaz.
Bildirilen varlıklar, defter tutan mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilir. Bilanço esasına göre defter tutanlar pasifte özel fon hesabı açar; bu hesap sermayenin unsuru sayılır, iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, sadece sermayeye ilave edilebilir. Tasfiye halinde vergilendirilmez. Serbest meslek ve işletme hesabı esasına göre defter tutanlar ise defterlerinde ayrıca gösterir. Bildirilen varlıklar dönem kazancında dikkate alınmaksızın işletmeye dahil edilir ve iki yıl sonra vergiye tabi kazanç tespitinde dikkate alınmaksızın çekilebilir. Elden çıkarma halinde satış kazancı, bildirim tarihindeki değer üzerinden hesaplanır. Bildirime konu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar gider kabul edilmez. Ödenen vergi gider yazılamaz veya mahsup edilemez.
İnceleme ve tarhiyat yapılmayacak haller detaylı olarak düzenlenmiştir. Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar için şartların (getirme, ödeme, deftere kaydetme, iki yıl elde tutma, taahhüde uyma) yerine getirilmesi halinde vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaz. Diğer nedenlerle başlayan incelemelerde matrah farkının bildirilen varlıktan kaynaklandığının ispatı halinde, fark bildirilen tutarı aşmıyorsa tarhiyat yapılmaz; aşıyorsa sadece aşan kısım için tarhiyat yapılır. İnceleme başladıktan sonra bildirim, korumadan yararlanmayı engeller. Taahhüt ihlali halinde vergi ve gecikme faizi tahsil edilir ancak vergi ziyaı cezası uygulanmaz.
Şirket kanuni temsilcisi, ortağı veya vekili adına görünen varlıklar şirket adına, gerçek kişilere ait olup yurt dışı şirketlerce tasarruf edilen varlıklar ise gerçek kişi adına bildirilebilir. Değerleme ölçütleri tebliğde detaylı olarak belirtilmiştir (rayiç bedel, TCMB kuru, borsa rayici vb.). Bildirim değeri Türk Lirası karşılığıdır.
Avukatlar açısından tebliğ, vergi incelemelerinin önlenmesi, matrah farkı tespitlerinde savunma argümanları, fon hesabı işlemleri, taahhüt ihlallerinin sonuçları ve varlıkların hukuki aidiyeti ispatı gibi konularda zengin bir çerçeve sunmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun defter tutma, kayıt düzeltme ve inceleme hükümleri ile KVK geçici 19. maddesinin birlikte yorumlanması, müvekkillere sunulacak danışmanlık hizmetinin kalitesini belirleyecektir. Özellikle iki yıllık elde tutma ve fon hesabının sermayeye ilavesi gibi hususlar, şirketler hukuku ile vergi hukukunun kesişim noktalarını oluşturmaktadır.
Tebliğ, ekonomiye dış kaynak girişini teşvik etmek ve kayıt dışılığı azaltmak amacıyla hazırlanmıştır. Hukuk profesyonellerinin, bildirim sürecinden defter kayıtlarına, taahhütlerden olası ihtilaflara kadar tüm aşamaları müvekkilleriyle birlikte planlaması, olası vergi risklerini minimize etmek bakımından kritik önem taşımaktadır.
(Makale kelime sayısı: 1.324)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Danıştay 3. Dairesi’nin 2022/2864 E., 2024/6301 K. Sayılı Kararı: Varlık Barışı Beyanının İdarece Kabul Edilmesi ve Sonradan Müdahale Yasağı
Danıştay, idarenin varlık barışı başvurusunu kabul edip vergiyi tahsil ettikten sonra aynı dönemler için inceleme yaparak tarhiyat yapmasının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğuna hükmetmiştir.
Danıştay 3. Dairesi’nin 2023/6468 E., 2025/4877 K. Sayılı Kararı: Varlık Barışı Beyanında İspat Yükü ve İlliyet Bağı
Danıştay, 7186 sayılı Kanun kapsamında varlık barışı beyanının ticari faaliyetten kaynaklanan kayıt dışı hasılatı koruma altına almadığını, mükellefin beyan edilen tutarın kayıt dışı gelirden kaynaklandığını somut delillerle ispat etmek zorunda olduğunu kararında vurgulamıştır.