Bayburt Barosu'ndan Akran Zorbalığına Karşı Önemli Kanun Teklifi Çalışması
Lawantra
18.07.2026
Bayburt Barosu tarafından titiz bir çalışma sonucunda hazırlanan “Akran Zorbalığı Kanun Çalışması”, Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TBMM İnsan Hakları Komisyonu’na iletilmiştir. Bu kapsamlı teklif, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nda (ÇKK) önemli değişiklikler öngörmekte, çocuk ceza adalet sistemini akran zorbalığı olgusuna özgü yeni normlarla güçlendirmeyi hedeflemektedir.
Teklifin Temel Yenilikleri
-
Müstakil Suç Tipi Olarak Akran Zorbalığı (TCK m. 96/A): Teklif, çocuklara yönelik güç dengesizliğinden yararlanılarak gerçekleştirilen, sürekli veya tekrarlanan fiziksel, sözel, psikolojik, cinsel veya ekonomik zarar verme fiillerini müstakil suç haline getirmektedir. Temel ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve güvenlik tedbiri olarak belirlenmiştir.
-
Nitelikli Haller: Yapay zeka veya bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi (yarı oranında artırım), birden fazla çocuk tarafından birlikte işlenmesi (bir kat artırım), silah sayılan cisim kullanılması, görüntü/ses kaydı alınması veya özel hayatın ifşası (bir kat artırım) nitelikli haller arasında yer almaktadır. Mağdurun engelli, özel eğitim ihtiyacı olan veya kaynaştırma öğrencisi olması halinde ceza alt sınırı 2 yıl olarak uygulanacaktır.
-
Etkin Pişmanlık ve Onarıcı Adalet: Soruşturma öncesi samimi bildirimde bulunan suça sürüklenen çocuğa ceza indirimi (yarı oranında), zararın giderilmesi şartı getirilmiştir. Pasif iştirak eden çocuklar için kovuşturma aşamasında daha yüksek indirim imkânı tanınmıştır.
-
Ağır Neticeler: Mağdurun ruh sağlığının kalıcı bozulması halinde 3-8 yıl, yatılı tedavi gerektirmesi halinde 2-6 yıl hapis cezası öngörülmüştür.
-
Eğitim Kurumlarının Bildirim Yükümlülüğü: Yeni TCK m. 279/A ile eğitim kurumları (okul, yurt, pansiyon vb.) içinde veya dışında işlenen akran zorbalığı olaylarının derhal çocuk şube veya savcılığa bildirilmesi zorunlu kılınmış, bildirim yükümlülüğüne aykırılık 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılmıştır. Gecikme nedeniyle mağduriyet artarsa ceza bir kat artırılacaktır.
-
Şikâyet ve İhbar Hakkının Engellenmesi (TCK m. 281/A): Baskı, telkin veya yıldırıcı davranışlarla şikâyet/ihbar engellenmesi 1-3 yıl hapisle cezalandırılacak, kurum amiri tarafından işlenmesi halinde ceza artırılacaktır.
-
ÇKK’da Koruyucu Tedbirler: Okul rehberlik servislerine “Bireysel İhtiyaç Planı” hazırlama yetkisi verilmiş, planın gizliliği, silinmesi ve aleyhe kullanılamayacağına ilişkin güvenceler getirilmiştir. Risk devam ederse sosyal hizmetlere bildirim ve hâkim kararı mekanizması işletilecektir.
-
Baroların Rolünün Güçlendirilmesi: Fiilin işlendiği yer barosuna, çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde savcılığa müracaat, davaya katılma, koruyucu tedbir talep etme yetkisi tanınmıştır. Bu işlemler harç, vergi ve masraftan muaftır; vekâlet ücreti ödenmeyecektir.
Genel Gerekçe ve Hukuki Değerlendirme
Teklifin genel gerekçesinde, akran zorbalığının pedagojik bir disiplin sorunu olmanın ötesinde, çocuğun kişilik haklarına, ruhsal bütünlüğüne ve sosyal gelişimine yönelik sistematik bir haksızlık olduğu vurgulanmaktadır. Mevcut sistemde fiillerin münferit suç tipleri (yaralama, hakaret, tehdit, eziyet vb.) üzerinden cezalandırılması, zorbalığın süreklilik, güç dengesizliği ve birikimli etki unsurlarını yeterince yansıtamamaktadır.
Özel gereksinimli ve kaynaştırma öğrencilerinin ilk kez açıkça korunması, yapay zekâ ile işlenen fiillerin düzenlenmesi, diversiyon benzeri adli destek mekanizmalarının getirilmesi ve eğitim kurumlarına bildirim yükümlülüğü, teklifin en yenilikçi yönleridir. Bu düzenlemeler, 4721 sayılı TMK, 6284 sayılı Kanun ve BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile uyumlu bir çocuk odaklı yaklaşım ortaya koymaktadır.
Avukatlar ve Hukuk Profesyonelleri İçin Mesleki Önemi
Bayburt Barosu’nun bu çalışması, çocuk hukuku uygulayıcıları için önemli bir referans metni niteliğindedir. Avukatlar, çocuk mahkemelerinde akran zorbalığı vakalarında bu teklifin mantığını savunma ve iddia stratejilerinde kullanabileceklerdir. Özellikle baroların katılma yetkisinin genişletilmesi, çocuk mağdurların temsilinde kurumsal desteğin artmasını sağlayacaktır.
Teklif, aynı zamanda ceza hukuku dogmatiği açısından da değerlidir. Suçun manevi unsuru, iştirak, etkin pişmanlık ve netice sebebiyle ağırlaşmış suç ilkelerinin çocuk failler bakımından nasıl uygulanacağı konusunda somut örnekler sunmaktadır. Hukuk profesyonelleri, bu düzenlemelerin yasalaşması halinde oluşabilecek içtihat boşluklarını öngörerek hazırlıklı olmalıdır.
Sonuç
Bayburt Barosu’nun hazırladığı kanun teklifi, çocuk ceza adalet sistemimizde köklü bir reform potansiyeli taşımaktadır. Akran zorbalığının önlenmesi, mağdur çocuklara etkili koruma sağlanması ve suça sürüklenen çocukların onarıcı yöntemlerle topluma kazandırılması hedeflenmektedir. Teklifin TBMM’de görüşülmesiyle çocuk hakları alanında önemli bir hukuki ilerleme kaydedilmesi beklenmektedir. Hukuk camiasının bu çalışmayı yakından takip etmesi ve katkı sunması, sürecin başarısı açısından kritik öneme sahiptir. (Toplam kelime sayısı: 912)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
12. Yargı Paketi TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi: İcra, İdari Yargı, Ceza ve Hukuk Usulü Kanunlarında Önemli Değişiklikler
TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilen 12. Yargı Paketi, İcra ve İflas Kanunu'ndan idari yargı usulüne, Ceza Muhakemesi Kanunu'ndan Türk Borçlar Kanunu'na kadar geniş bir yelpazede değişiklikler getirmektedir. Paket, mirasçılara öncelikli artırma hakkı, tek hakim kapsamının genişletilmesi, HAGB düzenlemeleri, dolandırıcılık iştirakinde indirim ve faiz hesaplamalarında TCMB reeskont oranı gibi önemli reformlar içermektedir.
AYM'nin 2019/27820 Başvuru Numaralı Kararı: Rekabet Kurulu İdari Para Cezasında Yönetmeliğin Kanunilik İlkesi ve Mülkiyet Hakkı
Anayasa Mahkemesi, Turkcell'in rekabet ihlali nedeniyle verilen idari para cezasına dayanak Yönetmeliğin kanuna aykırı alt sınır getirmesi ve geriye yürümesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Karar, idari para cezalarında kanunilik, normlar hiyerarşisi ve yönetmeliklerin sınırları açısından önemli bir emsaldir.