AYM'nin 2026/86 E. 2026/76 K. sayılı Kararı: Noterlik Kanunu m. 148 Disiplin Cezalarında Belirlilik İlkesi
Lawantra
07.07.2026
Anayasa Mahkemesi'nin 16 Nisan 2026 tarihli ve 2026/86 Esas, 2026/76 Karar sayılı kararı, 18 Ocak 1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 148. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarını Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bularak iptal etmiştir. Karar, disiplin hukuku alanında belirlilik, öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkelerinin önemini vurgulaması bakımından avukatlar, idare hukuku uzmanları ve meslek odaları için yol göstericidir.
İtiraz, Ankara 20. İdare Mahkemesi tarafından uyarma cezasının iptali davasında 1512 sayılı Kanun m. 148/1'in Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla yapılmıştır. İtiraz konusu kural, noter katipleri ve katip adayları hakkında uygulanabilecek disiplin cezalarını (uyarma, kınama, ücretten kesme, meslekten çıkarma) saymakla birlikte, hangi eylemin hangi cezayı gerektireceğine dair herhangi bir bağlantı, ölçüt veya sıralama öngörmemektedir.
AYM, önceki içtihatlarına (E.2021/16 K.2021/62 Türk Eczacıları Birliği Kanunu m. 30; E.2023/49 Türk Mühendis ve Mimar Odaları Kanunu; E.2023/57 Veteriner Hekimleri Kanunu; E.2025/47 Avukatlık Kanunu ve E.2025/232 Diş Hekimleri Birliği Kanunu) atıf yaparak kararını gerekçelendirmiştir. Bu kararlarda ortak nokta, disiplin cezası uygulayacak organlara (haysiyet divanı vb.) sınırsız takdir yetkisi tanınmasının, fiille ceza arasında adil denge kurulmasını engellemesi ve keyfiliğe yol açmasıdır.
Mahkeme, noter katipleri için de disiplin suçlarıyla cezalar arasında yeterli bağlantı kurulmadığını, idarenin cezaları sıralamaya uymak zorunda tutulmadığını tespit etmiştir. Bu durum, bireylerin hangi somut fiilin hangi hukuki sonucu doğuracağını önceden öngörebilmesini engellemekte, Anayasa m. 2'de ifadesini bulan hukuk devleti ilkesini zedelemektedir. Belirlilik ilkesi, idari yaptırımlarda da suç ve cezalardaki kanunilik ilkesiyle paralellik arz eder.
Kararda, disiplin cezasının ağırlığına, eylemin niteliğine ve zararın büyüklüğüne göre orantılı bir mekanizmanın kurulmadığı vurgulanmıştır. Bu eksiklik, hukuki güvence sağlamamakta ve keyfi uygulamalara kapı aralamaktadır. AYM, itiraz konusu kuralın Anayasa m. 2'ye aykırılığı nedeniyle iptaline, bağlantılı olarak m. 148/2'nin de 6216 sayılı Kanun m. 43/4 gereğince iptaline karar vermiştir. İptal hükümlerinin Resmi Gazete'de yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır; zira ani yürürlük hukuki boşluk yaratabilecektir.
Bu karar, noterlik mesleğinde disiplin mevzuatının yeniden düzenlenmesini zorunlu kılmaktadır. Yasama organı, disiplin suç tiplerini, her suç için uygulanabilecek ceza aralıklarını, ağırlaştırma ve hafifletici sebepleri, takdir yetkisinin sınırlarını ve itiraz yollarını net bir şekilde belirlemelidir. Meslek odaları ve avukatlar, mevcut disiplin soruşturmalarında bu karara atıfla belirlilik itirazları geliştirebilir.
Karar aynı zamanda disiplin hukukunun idari yaptırım niteliğini teyit etmekte, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 7 ve Anayasa m. 38 ile paralellik kurmaktadır. Hukuk profesyonelleri açısından, benzer düzenlemelerin bulunduğu diğer meslek kanunlarının (avukatlık, eczacılık, mühendislik vb.) gözden geçirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak AYM, disiplin cezalarında kanuni çerçeve eksikliğinin hukuk devletine aykırılığını bir kez daha vurgulamış; yasama ve idareye belirlilik ve orantılılık ilkelerine uygun yeni bir düzenleme yapma ödevi yüklemiştir. Bu emsal, disiplin soruşturması yürüten avukatlar için önemli bir hukuki dayanak oluşturmaktadır.
(Yaklaşık 850 kelime)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde 1 Ağustos 2026 Tarihinde Yürürlüğe Girecek Değişiklikler
Ticaret Bakanlığı'nın yönetmelik değişikliği, yeşil aklama, yapay zeka, sosyal medya etkileyicileri, hedefli reklam ve tüketici değerlendirmeleri konusunda önemli yükümlülükler getiriyor.
AYM'nin 2023/5933 Başvuru Numaralı Kararı: Koşullu Salıverilme Oranının Hatalı Belirlenmesi ve Suçta Kanunilik İlkesi
Anayasa Mahkemesi, infaz oranının dörtte üç yerine hatalı uygulanması nedeniyle suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine hükmetti.