AYM’nin 2025/274 E., 2026/113 K. sayılı Kararı: Ticari Davalarda Parasal Sınır Altında Basit Yargılama Usulü Uygulanmasının Anayasallığı
Lawantra
06.08.2026
Anayasa Mahkemesi 13 Mayıs 2026 tarihli ve 2025/274 E., 2026/113 K. sayılı kararıyla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır” bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına oybirliğiyle hükmetmiştir.
İTİRAZ KONUSU KURAL
Kural, parasal değeri belirli bir sınırın altında kalan ticari davalarda basit yargılama usulünün uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, kuralın davanın niteliğine bakılmaksızın yalnızca miktara dayalı ayrım yapmasının eşitlik ilkesini, adil yargılanma hakkını ve mülkiyet hakkını zedelediğini ileri sürmüştür.
AYM’nin HUKUK DEVLETİ VE BELİRLİLİK DEĞERLENDİRMESİ
Mahkeme, kuralın parasal sınırın her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağını ve kapsamının kanunda net olarak belirlendiğini belirterek hukuki belirlilik ilkesine uygun olduğuna karar vermiştir.
MAKUL SÜREDE YARGILANMA HAKKI VE USUL EKONOMİSİ
Anayasa’nın 36. ve 141. maddeleri ışığında, davaların makul sürede ve asgari giderle sonuçlandırılmasının devletin pozitif yükümlülüğü olduğu vurgulanmıştır. Basit yargılama usulünün, dilekçe aşamalarını ve delil ikame sürelerini kısaltarak yargılamayı hızlandırdığı, ancak tarafların iddia ve savunma haklarını ortadan kaldırmadığı belirtilmiştir.
HMK m. 316 vd. hükümleriyle düzenlenen basit usulde, tarafların delillerini dava ve cevap dilekçeleriyle sunabildikleri, çelişki hakkının korunduğu ifade edilmiştir. Bu sınırlamaların katlanılmaz sonuçlar doğurmadığı, aksine usul ekonomisine hizmet ettiği kanaatine varılmıştır.
EŞİTLİK İLKESİ
Aynı nitelikteki davaların asliye hukuk mahkemesinde yazılı, asliye ticaret mahkemesinde ise basit usulle görülmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddiası, Anayasa’nın 36., 141. ve 142. maddeleri kapsamında ele alınmış ve ticari davalara özgü usul düzenlemesinin kanun koyucunun takdir yetkisi içinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Kamu yararı amacı taşıyan kuralın, yargı kaynaklarının verimli kullanılmasını ve ticari hayatın gerektirdiği hızı sağlamayı amaçladığı kabul edilmiştir.
SONUÇ VE AVUKATLIK AÇISINDAN ÖNEMİ
Karar, ticari davalarda parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıkların basit yargılama usulüyle görülmesinin anayasal olduğunu teyit etmiştir. Avukatlar, bu tür davalarda delillerin dava ve cevap dilekçeleriyle sunulmasına özen göstermeli, usulü kaçaklara meydan vermemelidir.
Karar aynı zamanda yargı reformu kapsamında usul ekonomisi ile adil yargılanma hakkı arasındaki dengenin nasıl kurulduğuna ilişkin önemli bir emsal oluşturmaktadır. Yargıtay’ın bu konuda vereceği kararlar, uygulamanın standartlarını belirleyecektir.
(Word count: 658)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2015/13850 E., 2015/6201 K. Sayılı Kararı: Transit Alanda Yakalanan Kolombiyalı Sanığın Eyleminin Hukuki Niteliği
Yargıtay, Kolombiya uyruklu sanığın Arjantin’den temin ettiği uyuşturucuyu Türkiye üzerinden Çin’e götürmek isterken Atatürk Havalimanı transit alanında yakalanması olayında eylemin “ithale teşebbüs” değil, “uyuşturucu madde nakletme” suçu oluşturduğunu belirterek mahkemenin hatalı vasıf tayinini tartışmıştır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin Birleşik İçtihatları: Uyuşturucu İthal Suçunda Suç Niteliği, Transit Geçiş ve Eksik İnceleme
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2016, 2020 ve 2023 yıllarında verdiği üç ayrı kararda uyuşturucu ithal suçunun nitelendirilmesi, transit yolcu durumları ve eksik araştırma konularında bozma kararları vererek alt derece mahkemelerine önemli usul ve esas yönlendirmesi yapmıştır.