AYM'nin 2023/5933 Başvuru Numaralı Kararı: Koşullu Salıverilme Oranının Hatalı Belirlenmesi ve Suçta Kanunilik İlkesi
Lawantra
07.07.2026
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun 27 Ocak 2026 tarihli ve 2023/5933 başvuru numaralı kararı, ceza infaz hukukunda önemli bir emsal teşkil etmektedir. Karar, mahkumiyet infaz oranının hatalı belirlenmesi nedeniyle Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir. Bu karar, avukatlar ve ceza hukuku uygulayıcıları için infaz rejimi, koşullu salıverilme oranları ve yargı mercilerinin gerekçelendirme yükümlülüğü açısından kritik öneme sahiptir.
Olayda başvurucu M.Ş., 13 Mart 2019 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla gözaltına alınmış ve 21 Mart 2019'da tutuklanmıştır. Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi 29 Eylül 2021 tarihinde başvurucuyu dört ayrı suçtan mahkum etmiştir: Silahlı terör örgütüne üye olma (8 yıl 9 ay), rüşvete aracılık (12 yıl 6 ay), gizliliğin ihlali (2 yıl 6 ay) ve suçluyu kayırma (5 yıl). Gizliliğin ihlali ve suçluyu kayırma suçları için TCK m. 285/2, m. 43/1, m. 62 ve m. 53 uygulanmış; zincirleme suç, takdiri indirim ve örgüt faaliyeti kapsamında işlendiği gerekçesiyle mükerrirlere özgü infaz rejimi (TCK m. 58/9) hükmü kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi 1 Şubat 2022'de gizliliğin ihlali ve suçluyu kayırma mahkumiyetlerini kesin olarak onamış, diğer suçlar için temyiz yolunu açık bırakmıştır. Kesinleşen cezalar Ankara 1. İnfaz Hakimliği'nce 7 Nisan 2022'de 7 yıl 6 ay olarak içtima edilmiş; Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı 12 Nisan 2022 tarihli müddetnamede 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m. 17 gereğince infaz oranını dörtte üç olarak belirlemiştir. Koşullu salıverilme 22 Ekim 2024, hak ederek tahliye 7 Eylül 2026 olarak öngörülmüştür.
Başvurucu, infaz oranının üçte iki yerine hatalı olarak dörtte üç uygulandığını ileri sürerek itiraz etmiş; Kırıkkale İnfaz Hakimliği 3 Ekim 2022'de ve Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi 24 Kasım 2022'de itirazları reddetmiştir. Mahkemeler, suçların örgüt kapsamında işlendiği gerekçesine yer vermiş ancak somut hukuki değerlendirme yapmamıştır. Başvurucu nihai kararı 2 Ocak 2023'te öğrenerek bireysel başvuruda bulunmuştur.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 25 Kasım 2024'te terör örgütü üyeliği ve rüşvete aracılık suçlarından mahkumiyetleri bozmuş, başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Yeniden yargılamada Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi 23 Mayıs 2025'te beraat kararı vermiştir. Ancak infaz süreci açısından AYM incelemesi sürmüştür.
AYM, şikayetin özünü koşullu salıverilme süresinin belirlenmesinde oluşan belirsizlik olarak nitelendirmiş ve Anayasa m. 38 çerçevesinde değerlendirmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 107 ve m. 108 ile 3713 sayılı Kanun m. 17 hükümlerini detaylı analiz etmiştir. Suçluyu kayırma (TCK m. 283) ve gizliliğin ihlali (TCK m. 285) suçlarının 3713 sayılı Kanun m. 3 ve m. 4'te sayılan terör suçları arasında yer almadığını, örgüt faaliyeti kapsamında işlense dahi 3713 m. 17'deki dörtte üç oranının uygulanamayacağını vurgulamıştır. Yargıtay içtihadına (1. CD, E.2022/8148, K.2024/2430) atıfla, böyle suçlarda 5275 m. 107/4 uyarınca üçte iki oranın esas alınması gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemelerin itirazlara somut gerekçe göstermemesi, belirsizliğin giderilmemesi suçta kanunilik ilkesini zedelemiştir. AYM, ihlalin tespitiyle yeniden yargılama yapılmasını, tazminat talebinin reddini ve 40.000 TL vekalet ücretinin ödenmesini hükmetmiştir.
Bu karar, infaz hakimlikleri ve ağır ceza mahkemelerinin müddetname itirazlarında gerekçelendirme standartlarını yükseltmekte; terörle mücadele mevzuatı ile genel infaz rejimi arasındaki ayrımın titiz uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Avukatlar, müvekkillerinin infaz hesaplamalarında 3713 sayılı Kanun kapsamı dışındaki suçlarda dörtte üç oranının hatalı uygulanmasına karşı etkin itiraz mekanizmalarını kullanmalıdır. Karar aynı zamanda koşullu salıverilmenin cezanın kapsamına etki eden bir unsur olduğunu teyit ederek kanunilik ilkesinin infaz aşamasındaki önemini vurgulamaktadır.
(Yaklaşık 950 kelime)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde 1 Ağustos 2026 Tarihinde Yürürlüğe Girecek Değişiklikler
Ticaret Bakanlığı'nın yönetmelik değişikliği, yeşil aklama, yapay zeka, sosyal medya etkileyicileri, hedefli reklam ve tüketici değerlendirmeleri konusunda önemli yükümlülükler getiriyor.
AYM'nin 2026/86 E. 2026/76 K. sayılı Kararı: Noterlik Kanunu m. 148 Disiplin Cezalarında Belirlilik İlkesi
Anayasa Mahkemesi, noter katipleri için disiplin suç ve cezaları arasında bağlantı kurulmamasını Anayasa m. 2'ye aykırı bularak ilgili hükümleri iptal etti.