AYM'nin 2023/47552 Başvuru Numaralı Kararı: Bank Asya Hesap Hareketleri ve Gerekçeli Karar Hakkı
Lawantra
27.07.2026
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 19 Kasım 2025 tarihli kararıyla FETÖ/PDY bağlantılı olduğu iddia edilen birden fazla başvurucunun bireysel başvurularını incelemiştir. Karar, özellikle Bank Asya hesap hareketlerine dayanılarak verilen mahkumiyet hükümlerinde gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Bu karar, terörle mücadele kapsamında yürütülen ceza yargılamalarında delil değerlendirmesi, Yargıtay içtihatlarının uygulanması ve adil yargılanma standartları açısından avukatlar ve hukuk profesyonelleri için önemli bir referans niteliğindedir.
Olayların Özeti ve Başvurunun Temeli
Başvurucular, FETÖ/PDY üyeliği veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından mahkum edilmişlerdir. Mahkumiyet kararlarının temelini büyük ölçüde Bank Asya hesap hareketleri oluşturmaktadır. Bazı başvurucular bakımından dernek üyeliği, sendika üyeliği, tanık beyanları ve çalışma kayıtları gibi yan deliller de değerlendirilmiştir. Ancak mahkeme gerekçelerinde, Bank Asya'da hesap açma, para yatırma, döviz alım-satım ve kredi kartı harcamalarının örgüt talimatı doğrultusunda yapıldığına dair tespitler ön plana çıkarılmıştır.
Başvurucular, bu işlemlerin mutat bankacılık faaliyetleri olduğunu, örgütsel saik taşımadığını, bilirkişi raporlarında lehe bulgulara rağmen mahkumiyet kararı verildiğini ve iddialarına yeterli yanıt verilmediğini ileri sürmüşlerdir. Kararlar istinaf ve temyiz kanun yollarından geçerek kesinleşmiştir. Anayasa Mahkemesi, başvuruları konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle birleştirerek 2023/47552 numaralı dosya üzerinden incelemiştir.
Gerekçeli Karar Hakkının Kapsamı ve Anayasa Mahkemesi İçtihadı
Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkını uzun yıllardır detaylı biçimde ele almaktadır. Mahkeme, davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddia ve savunmaların, mahkemelerce makul bir gerekçeyle karşılanması gerektiğini vurgulamıştır. Bu ilke, Muhittin Kaya (B. No: 2013/1213, 4/12/2013), Yasemin Ekşi (B. No: 2013/5486, 4/12/2013), Vesim Parlak (B. No: 2012/1034, 20/3/2014), Sencer Başat ve diğerleri (B. No: 2013/7800, 18/6/2014) gibi birçok kararda tekrarlanmıştır.
Özellikle Bank Asya verilerinin belirleyici delil olarak kullanıldığı Gürcan Balık kararında (B. No: 2020/16435, 17/11/2022), mutat hesap hareketlerine dayanılarak ceza verilmesi halinde savunma iddialarına yeterli açıklama yapılmamasının gerekçeli karar hakkını ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay içtihatlarına atıfla, 22 Temmuz 2016 tarihine kadar Bank Asya'da gerçekleştirilen mutat işlemlerin örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğini, ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda ve örgütsel amaçla yapılan işlemlerin delil olabileceğini belirtmiştir.
Yargıtay'ın sonraki içtihatlarında, sanığın örgüte yardım kastıyla hesap açtığını gösteren yeterli delil bulunmadıkça mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesi gerektiği kabul edilmiştir (Ruhi Erginer ve diğerleri, B. No: 2023/24807, 15/4/2025). Hesap açılış tarihi, aylık bakiye gelişimi, tüm hareketler ve bilirkişi raporu gibi unsurların incelenmesi zorunludur (Raziye Akçay, B. No: 2019/1665, 28/6/2022; Serkan Gölge, B. No: 2019/22453, 13/9/2022; Hakan Darıcı ve diğerleri, B. No: 2021/34045, 20/7/2023).
Somut Başvuruda Delil Değerlendirmesi ve İhlal Tespiti
Anayasa Mahkemesi, başvurucuların bir kısmı bakımından Bank Asya hesap hareketlerinin tek, diğerleri bakımından ise belirleyici delil niteliğinde olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme kararlarında delillerin ağırlığına dair herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür. Oysa Yargıtay, sohbetlere katılma, dernek-sendika üyeliği, örgüte müzahir kurumlarda çalışma, otelde konaklama gibi eylemlerin tek başına örgütsel faaliyet sayılmayacağını, somut delillerle örgütsel saikin ortaya konması gerektiğini vurgulamıştır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E.2022/7057 K.2024/11904; E.2022/5877 K.2024/11981; kapatılan 16. Ceza Dairesi kararları).
Anayasa Mahkemesi, Metin Birdal (B. No: 2014/15440, 22/5/2019) kararında temel haklar kapsamında kalan eylemlerin terör örgütü üyeliği delili olarak değerlendirilmesinde, hiyerarşik yapı, örgütün niteliği, şiddetin türü ve somut olay şartlarının birlikte incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Yazı-paylaşımlar, dernek üyeliği, otel konaklamaları ve tanık beyanları bu ilkeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Gizli tanık beyanlarının tek başına yeterli olmadığı, destekleyici delil aranması gerektiği (Sinan Bulut, B. No: 2019/14914, 10/5/2023), tanık sorgulama hakkının üç aşamalı testle incelenmesi gerektiği (Atila Oğuz Boyalı, B. No: 2013/99, 20/3/2014 ve devamındaki kararlar) de vurgulanmıştır.
Başvurucular, hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri (düğün hediyesi, konut kredisi, ihracat bedeli, ticari faaliyet, kredi başvurusu vb.) olduğunu, örgüt talimatından önce de hesap kullandıklarını, bilirkişi raporlarının tüm hareketleri kapsamadığını ve Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını savunmuşlardır. Anayasa Mahkemesi, bu iddiaların davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte esaslı savunmalar olduğunu, ancak mahkeme kararlarında örgüt kastının, talimat öncesi-sonrası hesap hareketlerinin, mutat işlem niteliğinin ve bilirkişi raporlarının yeterince tartışılmadığını tespit etmiştir.
Sonuç olarak, Bank Asya deliline dayanılarak verilen mahkumiyetlerde Yargıtay içtihatlarının (Ruhi Erginer, Hakan Darıcı vb.) uygulanmadığı, yeterli gerekçenin ortaya konulamadığı anlaşılmıştır. Bu durum Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlalidir.
Diğer İddialar ve Giderim
Makul sürede yargılanma ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına ilişkin iddialar, başvuru yollarının tüketilmemesi, süre aşımı veya açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerektiğine, maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat taleplerinin ise ihlalin tespiti ve yeniden yargılamanın yeterli olacağı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Karar, ilgili mahkemelere gönderilmiş, vekalet ücretleri ve harçların ödenmesine hükmedilmiştir.
Avukatlar ve Hukuk Profesyonelleri İçin Mesleki Değerlendirme
Bu karar, terör suçlarında delil değerlendirmesinin titizlikle yapılması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Avukatlar, müvekkillerinin Bank Asya, ByLock, tanık beyanı veya yan delillere dayalı davalarında Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarını (Gürcan Balık, Metin Birdal, Hasan Sarıcı vb.) detaylı biçimde gerekçelerinde kullanmalıdır. Özellikle bilirkişi raporlarının tüm hesap hareketlerini kapsaması, örgütsel kastın somut delillerle ortaya konması, mutat işlemlerin ayrıştırılması ve esaslı savunmaların karşılanması zorunludur.
Karar, ceza yargılamalarında gerekçeli karar hakkının sadece biçimsel değil, esaslı iddialara yanıt verme yükümlülüğünü içerdiğini vurgulamaktadır. Hukuk profesyonelleri, benzer davalarda yeniden yargılama aşamasında bu ilkeleri etkili biçimde ileri sürerek müvekkillerinin haklarını koruyabilir. Kararın oybirliğiyle verilmesi, içtihadın istikrarını güçlendirmektedir.
(Toplam kelime sayısı: 852)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Avukatın Psikolojisi: Mesleki Dayanıklılık ve İçsel Denge Üzerine Önemli Bir Eser
Avukatların insan olarak yaşadığı duygusal zorlukları ciddiye alan, mesleki tükenmişlik, vicdan çatışması ve sınır koyma becerisi gibi konuları derinlemesine ele alan kitap, hukuk profesyonellerine önemli bir rehber sunuyor.
İthalatta Kota ve Tarife Kontenjanı İdaresine İlişkin Tebliğ (No: 2026/10) – PET Resin Korunma Önlemi Muafiyeti
Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan Tebliğ, PET Resin ithalatında uygulanan korunma önleminden muafiyet sağlayan tarife kontenjanının kullanım usul ve esaslarını detaylı biçimde düzenlemektedir.