AYM’nin 2022/52228 Başvuru Numaralı Kararı: Zorunlu Arabuluculukta Orantısız Külfet ve Mahkemeye Erişim Hakkı
Lawantra
07.08.2026
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 18 Şubat 2026 tarihli ve 2022/52228 başvuru numaralı Coşkun Arıcan ve diğerleri kararında, zorunlu arabuluculuk dava şartının katı ve şekilci yorumlanmasının mahkemeye erişim hakkını ihlal edebileceğini açıkça ortaya koymuştur. Karar, 6 Ağustos 2026 tarih ve 33332 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Olayın Seyri
Başvurucu K.A., E. Güvenlik A.Ş. ile arabuluculuk görüşmesi yapmış, anlaşmazlık tutanağı tutulmuştur. Ardından bu şirkete karşı işe iade davası açmıştır. Davalı şirket, gerçek işverenin E. Hizmet ve İşletmecilik A.Ş. olduğunu, arabuluculuğun yanlış tarafla yapıldığını belirterek husumet yokluğu ve dava şartı itirazında bulunmuştur.
Kocaeli 4. İş Mahkemesi, iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu, SGK kayıtlarında aynı yetkililerin ve adreslerin gözüktüğünü tespit ederek HMK m. 124/4 uyarınca taraf değişikliğini kabul etmiş, gerçek işverene karşı arabuluculuğa başvurulması için kesin süre vermiştir. Arabuluculuk anlaşmazlıkla sonuçlanınca dava esastan kabul edilmiştir.
Sakarya BAM 12. Hukuk Dairesi ise istinaf başvurusunu kabul ederek, “dava açılmadan önce gerçek davalı ile arabuluculuk yapılmadığı” gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddetmiştir. Karar kesin niteliktedir.
Başvurucu, mirasçıları aracılığıyla AYM’ye başvurmuştur. AYM, mirasçıların başvuru sıfatını kabul etmiş ve esasa geçmiştir.
AYM’nin Hukuki Analizi
Anayasa Mahkemesi, Anayasa m. 36’da güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkına müdahale bulunduğunu tespit etmiştir. Müdahalenin kanuni dayanağı (7036 sayılı Kanun m. 3 ve HMK m. 124) olmakla birlikte, ölçülülük ilkesine uygun olmadığı sonucuna varmıştır.
Ölçülülük incelemesinde üç alt ilke (elverişlilik, gereklilik, orantılılık) tek tek ele alınmıştır. AYM, zorunlu arabuluculuğun amacının meşru olduğunu kabul etmekle birlikte, somut olayda:
- Başvurucunun unvanı tam olarak bilmemesinin kabul edilebilir bir yanılgı olduğu,
- Şirketler arasında organik bağın varlığı,
- İlk derece mahkemesinin dürüstlük kuralı çerçevesinde yaptığı değerlendirme,
- BAM’ın katı şekilci yorumunun aşırı külfet yarattığı,
tespitlerinde bulunmuştur.
Kararda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 27/11/2023 tarihli E.2023/13746 K.2023/18101 ve 15/10/2024 tarihli E.2024/8908 K.2024/13583 sayılı kararlarına atıf yapılmış, iradi taraf değişikliği halinde arabuluculuk şartının sonradan tamamlanabileceği yönündeki içtihat desteklenmiştir.
Kararın Avukatlar ve Uygulayıcılar İçin Önemi
Bu karar, iş hukuku pratiğinde kritik bir emsal oluşturmaktadır. Avukatlar, özellikle grup şirketi yapılarında:
- Müvekkilin unvan yanılgısını HMK m. 124/4 çerçevesinde “kabul edilebilir yanılgı” olarak savunabilmeli,
- İlk derece mahkemesinden taraf değişikliği ve arabuluculuk için süre talep edebilmeli,
- BAM’ların katı yorumlarına karşı AYM yolunu etkili biçimde kullanabilmelidir.
AYM, usul kurallarının “hakkın özünü zedeleyecek” şekilde uygulanamayacağını, yargılamanın hakkaniyetine zarar verecek katı şekilcilikten kaçınılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu yaklaşım, 7036 sayılı Kanun m. 9 ile HMK’nin uygulanabilirliğini de güçlendirmektedir.
Giderim ve Sonuç
AYM, ihlalin tespitiyle birlikte yeniden yargılama yapılmasına, Sakarya BAM 12. Hukuk Dairesi’ne (E.2021/2061, K.2021/326) dosyanın gönderilmesine karar vermiştir. Manevi tazminat talebi ise reddedilmiştir.
Karar, zorunlu arabuluculuk kurumunun amacına uygun uygulanması, usul kurallarının işçinin hak arama özgürlüğünü engelleyen barikatlar haline getirilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Avukatlar için, usul ekonomisi ile adil yargılanma arasındaki dengeyi korumanın önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.
(Toplam kelime sayısı: 856)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
2027 Yılı Emlak Vergisi İçin Bina Metrekare Normal İnşaat Maliyet Bedelleri Belirlendi
Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 90) ile 2027 yılında uygulanacak metrekare normal inşaat maliyet bedelleri Resmî Gazete’de yayımlandı. Tebliğ, vergi değeri tespitinde kullanılacak cetvelleri detaylı biçimde içermektedir.
7589 Sayılı Kanun ile TCK m. 158’e Eklenen Dördüncü Fıkra: Dolandırıcılığa Sınırlı İştirak ve Ceza İndirimi
Yeni düzenleme, banka hesabı veya kartı veren kişilerin dolandırıcılığa sınırlı katkısını yarı oranda indirim nedeni saymaktadır. Makale, hükmün uygulama koşullarını, hukuki niteliğini, içtima sorunlarını ve pratik etkilerini detaylı biçimde incelemektedir.