AYM'nin 2022/38876 Başvuru Numaralı Kararı: Sosyal Medya Paylaşımları ve İş Sözleşmesinin Feshi
Lawantra
27.07.2026
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 21 Nisan 2026 tarihli kararıyla F.S. başvurusunu incelemiş ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan alacak davasının reddedilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal etmediğine hükmetmiştir. Karar, iş hukuku ile ifade özgürlüğü arasındaki denge, şüphe feshinin sınırları ve Yargıtay içtihatlarının uygulanması açısından avukatlar için yol göstericidir.
Olaylar ve Yargılama Süreci
Başvurucu, VEDAŞ'a bağlı yüklenici firmada arıza onarım personeli olarak çalışırken OHAL Bürosu'nun terör irtibatı tespit yazısı üzerine iş sözleşmesi feshedilmiştir. İşe iade davası, sosyal medya paylaşımlarının terör propagandası niteliğinde olduğu ve şüphe feshine gerekçe oluşturduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Alacak davasında ilk derece mahkemesi feshin şüphe feshi olduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatına hükmetmiş, ancak Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ceza dosyasına atıfla feshin haklı nedene dayandığını belirterek davayı reddetmiştir.
Başvurucu, 2015 tarihli paylaşımların 2018 feshi için delil olamayacağını, ceza davasında HAGB kararı verildiğini ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini iddia etmiştir.
İfade Özgürlüğü ve İş İlişkisi
Anayasa m. 26, düşünce açıklama özgürlüğünü korurken millî güvenlik, kamu düzeni ve terörle mücadele gerekçeleriyle sınırlanmasına izin vermektedir. Anayasa Mahkemesi, Zübeyde Füsun Üstel (B. No: 2018/17635, 26/7/2019), Ayşe Çelik (B. No: 2017/36722, 9/5/2019), Sırrı Süreyya Önder (B. No: 2018/38143, 3/10/2019) ve Candar Şafak Dönmez (B. No: 2015/15672, 5/11/2020) kararlarında terör propagandası niteliğindeki paylaşımların (örgüt üyeleri fotoğrafları, şiddet içeren haberlerin yayılması) koruma dışında kalabileceğini belirtmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu m. 18, feshin geçerli nedene (davranış veya işletme gerekleri) dayanmasını, m. 25 ise haklı nedene (ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık) dayanmasını gerektirir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E.2017/9-3108 K.2021/380; E.2016/7-1867 K.2020/908), işe iade davasındaki feshin niteliği tespitinin tazminat davasında kuvvetli delil olabileceğini, ancak her durumda kesin hüküm etkisi taşımayacağını vurgulamıştır. Şüphe feshinde güven ilişkisinin zedelenmesi, somut olgulara dayanan güçlü şüphe yeterlidir.
Bölge Adliye Mahkemesi, başvurucunun "TSK YPG'ye saldırdı", örgüt üyeleri fotoğrafları, "Türkmen köylülerden YPG'ye teşekkür" ve "gerilla şarkıları" paylaşımlarını bütüncül değerlendirmiş, 2015-2016 döneminde terör olaylarının yoğun olduğu bağlamda bunların örgütü meşrulaştırıcı ve şiddeti teşvik edici nitelikte olduğunu kabul etmiştir. Bu tespit, ilgili ve yeterli gerekçe içermektedir.
İş Hukuku ve Temel Hak Dengesi
Devletin pozitif yükümlülüğü, iş ilişkisinde temel haklara saygı gösterilmesini ve çatışan menfaatlerin adil dengelenmesini gerektirir (Ömür Kara ve Onursal Özbek, B. No: 2013/4825, 24/3/2016; Kasım Çiftçi, B. No: 2019/33243, 4/7/2022). Somut olayda enerji sektöründe çalışan başvurucunun paylaşımlarının iş barışını bozması, güven ilişkisini zedelemesi kabul edilebilir bulunmuştur. Ceza davasındaki HAGB kararı, hukuk davasında delil değerini ortadan kaldırmamıştır.
Anayasa Mahkemesi, mahkemelerin takdir payını gözeterek kararın ifade özgürlüğünü ihlal etmediğine hükmetmiştir. Adli yardım talebi kabul edilmiş, yargılama giderlerinden muaf tutulmuştur.
Mesleki Değerlendirme
Karar, sosyal medya paylaşımlarının fesih nedeni olabileceğini, özellikle terör propagandası içeren paylaşımların koruma dışında kalabileceğini göstermektedir. Avukatlar, işe iade ve alacak davalarında Yargıtay HGK içtihatlarını (kuvvetli delil etkisi), şüphe feshinin unsurlarını ve paylaşımların bağlamını (tarih, içerik, sektör) titizlikle analiz etmelidir. İşveren tarafı, OHAL dönemi tespit yazıları ile somut delilleri birleştirerek fesih gerekçesini güçlendirebilir.
Hukuk profesyonelleri, ifade özgürlüğü ile işverenin yönetim hakkı arasındaki dengeyi somut olaya özgü biçimde kurmalıdır. Karar, 4857 sayılı Kanun m. 18-25'in Anayasa m. 26 ile uyumlu yorumunun önemini vurgulamaktadır.
(Toplam kelime sayısı: 685)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Avukatın Psikolojisi: Mesleki Dayanıklılık ve İçsel Denge Üzerine Önemli Bir Eser
Avukatların insan olarak yaşadığı duygusal zorlukları ciddiye alan, mesleki tükenmişlik, vicdan çatışması ve sınır koyma becerisi gibi konuları derinlemesine ele alan kitap, hukuk profesyonellerine önemli bir rehber sunuyor.
İthalatta Kota ve Tarife Kontenjanı İdaresine İlişkin Tebliğ (No: 2026/10) – PET Resin Korunma Önlemi Muafiyeti
Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan Tebliğ, PET Resin ithalatında uygulanan korunma önleminden muafiyet sağlayan tarife kontenjanının kullanım usul ve esaslarını detaylı biçimde düzenlemektedir.