AYM’nin 2021/5671 Başvuru Numaralı Kararı: Reyhanlı Terör Saldırısında Yaşam Hakkı ve Mahkemeye Erişim Hakkı İhlalleri
Lawantra
22.07.2026
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 23 Aralık 2025 tarihli kararıyla 2021/5671 başvuru numaralı Ayten Demiri ve diğerleri başvurusunu karara bağlamıştır. Karar, 11 Mayıs 2013 tarihinde Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilen ve 51 kişinin ölümüne, 222 kişinin yaralanmasına yol açan terör saldırısı sonucunda yakınlarını kaybeden başvurucuların, idare aleyhine açtıkları tam yargı davasında karşılaştıkları hukuki sorunlara ilişkindir.
Başvurucular, olayın öngörülebilir ve önlenebilir nitelikte olmasına rağmen idarenin gerekli önlemleri almaması nedeniyle yaşam hakkının, tam yargı davasında idarenin hizmet kusurunun değerlendirilmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir. Olayda, MİT tarafından Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne somut istihbarat bilgileri iletilmesine rağmen yeterli tedbir alınmadığı, Mülkiye Müfettişliği raporunda emniyet birimlerinin hizmet kusuru tespit edildiği ve ilgili görevliler hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı belirtilmiştir.
Hatay İdare Mahkemesi, olayı 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirmiş, hizmet kusuru iddialarını incelemeksizin davayı kısmen süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Danıştay Müşterek Kurulu ilk temyiz incelemesinde hizmet kusurunun varlığına işaret ederek bozma kararı vermişse de, karar düzeltme aşamasında bu bozma kararı kaldırılarak ilk karar onanmıştır.
Anayasa Mahkemesi, kararında öncelikle yaşam hakkının usul boyutunu incelemiştir. Mahkemenin, ceza dosyası ve Mülkiye Müfettişliği raporundaki delilleri toplamadan, idarenin hizmet kusuru bulunmadığına dair hiçbir gerekçe göstermeden karar vermesini usul açısından yetersiz bulmuştur. Ceza yargılamasında emniyet müdürü, TEM şube müdürü ve ilçe emniyet müdürünün ihmalleri nedeniyle hapis cezasına çarptırılmasına rağmen idari yargıda bu bulguların değerlendirilmemesini Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlali olarak nitelendirmiştir.
Mahkemeye erişim hakkı yönünden ise, sulhname imzalandığı tarihten itibaren dava açma süresinin başlatılmasının, başvurucuların idarenin kusurunu ceza davası ile öğrendikleri gerçeği karşısında orantısız bir külfet oluşturduğu tespit edilmiştir. AYM, idari eylem ile illiyet bağının sonradan anlaşıldığı durumlarda dava açma süresinin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiğini belirterek, Hatay İdare Mahkemesi’nin katı yorumunun mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz biçimde sınırladığını hükme bağlamıştır.
Makul sürede yargılanma iddiası ise, 6384 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesindeki düzenleme gereği başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, yaşam hakkının usul boyutu ile mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiş, ihlalin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Hatay İdare Mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. Tazminat talepleri ise yeniden yargılamanın yeterli olacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Bu karar, idari yargıda terör olaylarında hizmet kusuru iddialarının somut delillerle (ceza dosyası, müfettiş raporu) incelenmesi, dava açma süresinin başlangıç tarihinin illiyet bağının ortaya çıktığı tarihe göre belirlenmesi ve yaşam hakkının usul güvencelerinin idari yargılamalarda da titizlikle uygulanması açısından emsal nitelik taşımaktadır.
Hukuk profesyonelleri açısından kararın önemi, idari sorumluluk davalarında delil toplama yükümlülüğünün, gerekçeli karar ilkesi ile mahkemeye erişim hakkının ölçülülük testinin nasıl uygulanacağına dair önemli ipuçları vermesidir. Özellikle terör olaylarında idarenin önleme yükümlülüğü, istihbarat bilgilerinin değerlendirilmesi ve tam yargı davalarında ceza yargılaması ile idari yargı arasındaki ilişki konusunda derinlemesine analiz yapılmasına olanak sağlamaktadır.
(Toplam kelime sayısı: 856)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
KVKK’dan Üçüncü Kişilerden Elde Edilen Kişisel Verilerin Reklam ve Pazarlama Amaçlı Kullanılmasına İlişkin Kamuoyu Duyurusu
Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun, üçüncü kişilerden temin edilen verilerin rızasız pazarlama faaliyetlerinde kullanımına dair yayımladığı resmi kamuoyu duyurusunun tam metin analizi ve hukuki sonuçları.
Diş Hekimlerinin Malpraktis Sorumluluğu
Diş hekimliğinde tıbbi kötü uygulama (malpraktis), komplikasyon ayrımı, hukuki, cezai ve idari sorumluluklar ile aydınlatılmış onam ve risk yönetimi uygulamalarının detaylı hukuki incelemesi.