AYM'nin 2021/2260 Başvuru Numaralı Kararı ve Bireysel Başvuru Usulü
Lawantra
23.08.2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü'nün 23 Şubat 2022 tarihli, 2021/2260 başvuru numaralı kararı, bireysel başvuru kurumunun usul kuralları açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. Karar, özellikle başvurucunun bireysel başvuru süreci devam ederken vefat etmesi durumunda mirasçıların ne şekilde hareket etmesi gerektiği konusunda hukuk profesyonellerine rehber niteliğindedir.
Olayın temelini, 1948 doğumlu Hüsnü Esen'in akciğer kanseri tedavisi için gerekli olan pembrolizumab etken maddeli Keytruda isimli ilacın bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması talebinin reddedilmesi oluşturmaktadır. Başvurucu, bu ret işleminin maddi ve manevi varlığın korunması hakkını (Anayasa m. 17) ihlal ettiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunmuştur.
Başvuru süreci incelendiğinde, ilk olarak Bursa 4. İdare Mahkemesi'nde idari davanın açıldığı, mahkemenin yürütmenin durdurulması talebini kabul ettiği görülmektedir. Ancak SGK'nın itirazı üzerine süreç devam etmiş, başvurucu Anayasa Mahkemesi'nden tedbir talebinde bulunmuştur. AYM, 29 Mart 2021 tarihinde tedbir talebini kabul ederek ilacın bedelinin SGK tarafından karşılanmasına yönelik geçici hukuki koruma sağlamıştır.
İdare Mahkemesi, 3 Mart 2021 tarihinde ilacın kullanımının hayati öneme sahip olduğu gerekçesiyle ret işleminin iptaline karar vermiştir. Bu karar SGK tarafından istinaf edilmiştir. Ne var ki, başvurucu Hüsnü Esen, bireysel başvurusunu yaptıktan sonra 3 Ağustos 2021 tarihinde vefat etmiştir.
Anayasa Mahkemesi, başvuruyu incelerken öncelikle adli yardım talebini kabul etmiş, ardından asıl meseleye geçmiştir. Mahkeme, İçtüzük'ün 80. maddesi uyarınca başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunup bulunmadığını değerlendirmiştir.
Kararda, Asya Oktay ve diğerleri (B. No: 2014/3549, 22/3/2017) kararı ile ortaya konan ilkeler detaylı şekilde hatırlatılmıştır. Bu içtihada göre, bireysel başvuru yapıldıktan sonra başvurucunun ölmesi durumunda mirasçıların makul bir süre içinde başvuruya devam etmek istediklerini Anayasa Mahkemesi'ne bildirmeleri gerekmektedir. Mahkeme, T.G. (B. No: 2017/21163, 9/1/2019) kararı ile bu makul süreyi, haklı mazeretler saklı kalmak kaydıyla ölüm tarihinden itibaren dört ay olarak belirlemiştir.
Somut olayda, Hüsnü Esen'in mirasçıları ölüm tarihinden itibaren dört aylık süre içinde başvuruya devam etmek istediklerine dair herhangi bir talepte bulunmamışlardır. Ayrıca İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen diğer düşme nedenlerinden herhangi biri de mevcut değildir.
Bu gerekçelerle Anayasa Mahkemesi, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesi yapılmaksızın düşmesine oybirliğiyle karar vermiştir. Kararda ayrıca başvurucunun yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulmasına da hükmedilmiştir.
Bu karar, hukuk profesyonelleri açısından birkaç önemli noktayı vurgulamaktadır. Öncelikle, bireysel başvuru devam ederken başvurucunun vefatı halinde mirasçıların Anayasa Mahkemesi'ne en geç dört ay içinde devam talebinde bulunması gerektiği açıkça ortaya konulmuştur. Bu süre, haklı mazeret halleri dışında katıdır.
İkinci önemli husus, mirasçıların menfaatinin de incelendiği yönündür. Mirasçıların başvuruyu devam ettirme iradesini bildirmemesi halinde, Anayasa Mahkemesi genel olarak düşme kararı vermektedir. Bu yaklaşım, bireysel başvurunun kişiye sıkı sıkıya bağlı niteliğini yansıtmaktadır.
Karar aynı zamanda kanser hastalarının ilaç erişimi konusunda verilen tedbir kararlarının önemini de ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin 29 Mart 2021 tarihli tedbir kararı, etkili hukuki koruma mekanizmalarının hayati öneme sahip hastalıklarda nasıl işleyebileceğini göstermektedir.
Hukuk profesyonelleri, benzer vakalarda müvekkillerinin mirasçılarına bu usul kurallarını detaylı şekilde açıklamalıdır. Özellikle terminal hastaların bireysel başvuru süreçlerinde, vefat ihtimali göz önünde bulundurularak mirasçıların da süreç hakkında bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Sonuç olarak, 2021/2260 sayılı karar, bireysel başvuru usulünün teknik kurallarına ilişkin önemli bir içtihat niteliğindedir. Karar, hem Anayasa Mahkemesi'nin düşme kararlarının gerekçelendirme standardını göstermesi hem de mirasçıların devam talebi prosedürünü netleştirmesi açısından avukatlar ve akademisyenler için referans niteliğindedir. (Word count: 712)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
KVKK Kurulu'nun Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi İlke Kararı: Veri Sorumluları İçin Güncel Yükümlülükler ve İstisnalar
Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 2026/921 sayılı İlke Kararı kapsamında mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesinin hukuki sınırlarını, özel nitelikli veri nitelendirmesini ve güvenlik istisnalarını inceleyen detaylı analiz.
Derdest Kısmi Davalarda Zamanaşımı ve Talep Artırımı: 7589 Sayılı Kanun Sonrası Yeni Dönem
7589 sayılı Kanun ile HMK'da yapılan değişikliklerin derdest kısmi davalara etkisini, talep artırımı imkanını ve zamanaşımı kesilmesi meselesini detaylı biçimde ele alan kapsamlı hukuki analiz.