AYM: ByLock Tespitinde CGNAT Kayıtları Yeterli Değil
Lawantra
05.08.2026
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü’nün 2023/68916 başvuru numaralı (O.D. ve diğerleri) kararı, ByLock deliline dayalı örgüt üyeliği davalarında delil değerlendirmesi ve karar gerekçelendirmesi standartlarını belirleyen önemli bir hukuki metindir. Karar, önceki Mesut Yaşar kararından farklı olarak ByLock tespitinin yalnızca CGNAT kayıtlarına dayandırıldığı durumlara odaklanmaktadır.
Başvurucular, terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyet kararlarında ByLock’a ilişkin itirazlarının yeterince karşılanmadığını, dolayısıyla gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Birçok başvuru aynı kararla birleştirilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, yargı makamlarının ByLock tespitini yalnızca “ByLock sorgu sonucu raporu” veya Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan getirtilen CGNAT kayıtlarına dayandırdığını tespit etmiştir. Oysa Yargıtay içtihadına göre (16. Ceza Dairesi 2020/2018 E., 2021/4527 K.; 3. Ceza Dairesi 2021/18943 E., 2022/5428 K.) yalnızca CGNAT kayıtları, kişinin ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti için yeterli delil kabul edilmemektedir.
Mahkeme, Ali Bayram İskender Genel Kurulu kararına atıfla, ByLock’un örgüt talimatıyla kullanıldığının ve gizli haberleşme amacıyla istihdam edildiğinin somut olarak araştırılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu araştırmanın yapılmaması ve başvurucuların “örgütsel amaç taşımadığı” yönündeki esaslı itirazlarının cevaplandırılmaması, mahkumiyet kararlarını yetersiz gerekçeli hale getirmiştir.
Bu nedenle Anayasa m. 36 kapsamında gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Makul sürede yargılanma ve diğer ihlal iddiaları kabul edilemez bulunmuş, suçta ve cezada kanunilik ilkesine ilişkin şikayetler ise ayrıca incelenmemiştir.
Yeniden Yargılama ve Giderim
İhlalin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, vekalet ücretleri ve harçların ödenmesine hükmedilmiştir. Yeniden yargılama yapacak mahkemelerin AYM kararındaki ilkelere uyması zorunludur.
Hukuki Analiz ve Avukatlara Yönelik Değerlendirme
Bu karar, ByLock dosyalarında savunma yapan avukatlar için kritik bir referanstır. Özellikle şu noktalara dikkat çekilmelidir:
- Yalnızca CGNAT kayıtlarına dayalı ByLock tespitinin hukuki geçersizliği,
- ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının (user-ID, alt veriler) mahkeme dosyasına sunulması zorunluluğu,
- Bağımsız bilirkişi incelemesi yaptırılmaması halinin çelişmeli yargılama ilkesini zedelemesi,
- İddiaların karar gerekçesinde somut ve ikna edici biçimde cevaplandırılmaması.
Karar, Mehmet Ayko, Atakan Yıldırım ve Uğur Özçiftçi kararlarıyla uyumlu bir çizgide ilerlemektedir. Avukatlar, yeniden yargılama taleplerinde bu içtihatları sistematik biçimde kullanabilirler.
Uygulamada bu kararın etkisi, binlerce dosyanın yeniden görülmesiyle birlikte ByLock delilinin daha sıkı standartlara tabi tutulması yönünde olacaktır. Mahkemeler artık ByLock’un örgütsel iletişim aracı olarak kullanıldığını somut olgularla ortaya koymak zorunda kalacaktır.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, terör suçlarında delillerin tartışılmasının ve kararların yeterince gerekçelendirilmesinin adil yargılanmanın temel unsuru olduğunu bir kez daha vurgulamıştır. Bu içtihat, savunma hakkının güçlendirilmesi ve hukuki güvenlik ilkesinin korunması açısından önemli bir adım teşkil etmektedir. (Toplam kelime: 714)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Dijital Reklam Hukukunda Köklü Değişim: Yapay Zekâ, Influencer ve Hedefli Reklamcılıkta Yeni Kurallar Yürürlükte
1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği değişikliği, yapay zekâ destekli reklamlar, influencer işbirlikleri ve hedefli reklamcılık konusunda önemli yükümlülükler getirdi. Reklam verenler, ajanslar ve sosyal medya içerik üreticileri için yeni hukuki standartlar belirlendi.
Bağ Evleri İçin Arazi Büyüklük Şartı 5 Hektardan 2 Hektara İndirildi: Tarım Arazileri Yönetmeliğindeki Değişiklik ve Hukuki Sonuçları
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle tarımsal amaçlı yapılar için aranan minimum arazi büyüklüğü 5 hektardan 2 hektara düşürüldü. Bu değişiklik, küçük ölçekli tarım üreticilerinin hukuki konumunu güçlendirirken geçiş hükümleriyle mevcut başvuruları da koruma altına alıyor.