AYM: ByLock Kararlarında Gerekçeli Karar Hakkı İhlali
Lawantra
05.08.2026
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü’nün 2024/69117 başvuru numaralı (Mesut Yaşar ve diğerleri) kararı, FETÖ/PDY soruşturma ve kovuşturmalarında ByLock uygulamasının delil değeri konusunda önemli bir emsal oluşturmaktadır. Kararda, ByLock’un örgütsel iletişim amacıyla kullanıldığına ilişkin iddiaların yeterince tartışılmaması, mahkumiyet kararlarının gerekçeli karar hakkını ihlal ettiği sonucuna varılmıştır.
Başvurucular, terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararlarında, ByLock programının örgütsel iletişim amacıyla kullanıldığına dair yargı makamlarının değerlendirmelerine karşı ileri sürdükleri esaslı itirazların karşılanmadığını iddia etmişlerdir. Birçok başvuru aynı karar altında birleştirilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, daha önce verdiği Ali Bayram İskender (GK) kararı ile paralel bir değerlendirme yapmıştır. Bu kararda ByLock’un örgüt talimatıyla ağa dahil olunduğu ve gizliliği sağlamak amacıyla haberleşme için kullanıldığının somut olarak araştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay’ın ilkesel olarak ortaya koyduğu araştırmaların yapılmadığı durumlarda mahkumiyet kararının yeterli gerekçeye dayanmadığı kabul edilmektedir.
Mahkeme, başvurucuların ByLock kullanımlarına ilişkin delillerin mahkumiyet kararlarında belirleyici rol oynadığını, ancak bu kullanımın örgütsel amaç taşıdığına dair somut ve ikna edici bir değerlendirme yapılmadığını tespit etmiştir. Bu eksikliğin istinaf ve temyiz aşamalarında da giderilmediği görülmüştür.
Bu nedenle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Makul sürede yargılanma hakkı ve diğer ihlal iddiaları ise kabul edilemez bulunmuştur. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine ilişkin iddialar ise Ali Bayram İskender kararı nedeniyle ayrıca incelenmemiştir.
Giderim
İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına, manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. Yeniden yargılama yapacak mahkemelerin, Anayasa Mahkemesi’nin ihlal gerekçelerine uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Avukatlar İçin Stratejik Önemi
Bu karar, ByLock temelli örgüt üyeliği davalarında savunma stratejisi açısından kritik öneme sahiptir. Avukatlar, müvekkillerinin dosyalarında şu hususları özellikle vurgulamalıdır:
- ByLock’un örgütsel iletişim amacıyla kullanıldığına dair somut delil olup olmadığı,
- Sadece CGNAT kayıtları veya sorgu raporlarının yeterli delil oluşturup oluşturmadığı,
- Yargıtay’ın ByLock tespit tutanaklarına ilişkin gereklilikleri (user-ID, alt veriler, bilirkişi incelemesi),
- İddiaların karar gerekçesinde tartışılıp tartışılmadığı.
Karar, Yargıtay’ın 16. Ceza Dairesi ve 3. Ceza Dairesi’nin ByLock kararlarındaki içtihatlarıyla da uyumludur. Sadece CGNAT kayıtlarına dayalı tespitlerin yeterli olmadığı yönündeki yaklaşım güçlendirilmiştir.
Uygulamada bu karar, binlerce ByLock davasında yeniden yargılama taleplerinin dayanağı olacaktır. Avukatlar, yeniden yargılama aşamasında mahkemelerden ByLock verilerinin mahkeme huzuruna getirilmesini, bağımsız bilirkişi incelemesi yapılmasını ve tüm itirazların gerekçeli biçimde cevaplandırılmasını talep edebileceklerdir.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, terör örgütü üyeliği davalarında delillerin tartışılması ve kararların yeterince gerekçelendirilmesi zorunluluğunu bir kez daha net biçimde ortaya koymuştur. Bu içtihat, adil yargılanma hakkının etkin korunması açısından önemli bir kilometre taşıdır. (Toplam kelime: 682)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Dijital Reklam Hukukunda Köklü Değişim: Yapay Zekâ, Influencer ve Hedefli Reklamcılıkta Yeni Kurallar Yürürlükte
1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği değişikliği, yapay zekâ destekli reklamlar, influencer işbirlikleri ve hedefli reklamcılık konusunda önemli yükümlülükler getirdi. Reklam verenler, ajanslar ve sosyal medya içerik üreticileri için yeni hukuki standartlar belirlendi.
Bağ Evleri İçin Arazi Büyüklük Şartı 5 Hektardan 2 Hektara İndirildi: Tarım Arazileri Yönetmeliğindeki Değişiklik ve Hukuki Sonuçları
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle tarımsal amaçlı yapılar için aranan minimum arazi büyüklüğü 5 hektardan 2 hektara düşürüldü. Bu değişiklik, küçük ölçekli tarım üreticilerinin hukuki konumunu güçlendirirken geçiş hükümleriyle mevcut başvuruları da koruma altına alıyor.