AYM: 3 m² Altı Tutulma Koşulları Kötü Muamele Yasağını İhlal Etti
Lawantra
05.08.2026
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü’nün 2021/46044 başvuru numaralı kararı, önceki kararla benzerlik göstermekle birlikte, başvurucunun ranza yetersizliği nedeniyle ortak kullanım alanına yatak sererek ve nöbetleşe uyumak zorunda kaldığı iddialarını da içermesi bakımından ayrı bir önem taşımaktadır. Karar, infaz koşullarının bireysel başvuru kapsamında incelenmesinde kişisel alan ölçütünün yanında diğer fiziki unsurların da bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Başvurucu, 2 Aralık 2016’dan 24 Ekim 2023’e kadar Kocaeli 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmıştır. Kalabalık nedeniyle sağlık ve hijyen koşullarının yetersiz olduğunu, ranza bulunmadığında ortak alanda uyuduklarını, tuvalet ve banyonun yetersiz olduğunu belirterek infaz hâkimliğine başvurmuş, talebi reddedilmiş ve itirazı Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kesin olarak reddedilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, kurumdan alınan detaylı veriler ışığında başvurucunun kaldığı koğuşları, kişi sayılarını ve kişi başına düşen alanları incelemiştir. Resmi kapasitesi 16 kişi olan odalarda zaman zaman 30 kişiye varan kalabalık oluşmuş, kişi başına alan bazı dönemlerde 2,53 m² seviyesine inmiştir.
Mahkeme, Anayasa m. 17/3 kapsamında kötü muamele yasağının mutlak niteliğini önceki kararlarında olduğu gibi vurgulamış, Levent Cantekin Genel Kurulu kararı ile belirlenen 3 m² kriterini temel almıştır. 3 m²’nin altında kalan dönemlerde (toplam 286 gün) sürenin uzunluğu nedeniyle karinenin ortadan kaldırılamadığı sonucuna varmıştır. Bu dönemde başvurucunun kesintisiz 90, 84 ve 112 gün boyunca 3 m²’nin altında alanda kaldığı tespit edilmiştir.
3 m² ile 4 m² arasındaki dönemlerde (toplam 632 gün) ise diğer tutulma koşulları (yatak düzeni, sıhhi tesisat, havalandırma, aydınlatma, sıcak-soğuk su imkanı, temizlik) incelenmiş ve genel olarak koşulların Anayasa standartlarına uygun olduğu değerlendirilmiştir. Başvurucunun her zaman ayrı bir yatağa sahip olduğu, sıhhi tesislerin kapıyla ayrıldığı, su ve havalandırma imkanlarının yeterli olduğu belirtilmiştir.
Sonuç ve Giderim
Anayasa Mahkemesi, 3 m² altı dönem yönünden kötü muamele yasağının ihlal edildiğine, diğer dönem yönünden ise ihlal bulunmadığına karar vermiştir. Başvurucuya net 115.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.
Avukatlar İçin Önemli Hususlar
Bu karar, infaz koşullarına ilişkin bireysel başvurularda delil toplama stratejisi açısından kritik öneme sahiptir. Avukatların müvekkillerinden detaylı beyan alırken sadece kalabalık değil, ranza yetersizliği, nöbetleşe uyuma, tuvalet sırası bekleme süreleri gibi somut olguları da belgelendirmeleri gerekmektedir. Karar, Cengiz Yetgin ve Levent Cantekin kararlarıyla oluşan içtihat zincirini pekiştirmektedir.
Uygulamada benzer başvurularda şu unsurlar titizlikle değerlendirilmelidir:
- Kişisel alanın m² cinsinden hesaplanması ve sürekliliği,
- Her hükümlüye ayrı yatak sağlanıp sağlanmadığı,
- Sıhhi tesislerin mahremiyeti ve yeterliliği,
- Havalandırma, doğal ışık ve açık hava egzersizi imkanları,
- Kalabalığın psikolojik ve fiziksel etkileri.
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararları, infaz kurumlarındaki kalabalıklaşmanın sistematik bir sorun haline geldiği durumlarda idari ve yargısal makamların daha etkin tedbir alma yükümlülüğünü de hatırlatmaktadır. Avukatlar, müvekkillerinin infaz koşullarına ilişkin hak ihlali iddialarını hazırlarken bu kararları referans göstererek güçlü bir hukuki zemin oluşturabilirler.
Sonuç itibarıyla karar, 3 m² altı kişisel alanın uzun süreli olması halinde Anayasa m. 17/3 ihlalinin kabul edileceği yönündeki yerleşik içtihadı bir kez daha teyit etmiş, infaz hukukunda standartların korunması açısından önemli bir katkı sağlamıştır. (Toplam kelime: 756)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2015/13850 E., 2015/6201 K. Sayılı Kararı: Transit Alanda Yakalanan Kolombiyalı Sanığın Eyleminin Hukuki Niteliği
Yargıtay, Kolombiya uyruklu sanığın Arjantin’den temin ettiği uyuşturucuyu Türkiye üzerinden Çin’e götürmek isterken Atatürk Havalimanı transit alanında yakalanması olayında eylemin “ithale teşebbüs” değil, “uyuşturucu madde nakletme” suçu oluşturduğunu belirterek mahkemenin hatalı vasıf tayinini tartışmıştır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin Birleşik İçtihatları: Uyuşturucu İthal Suçunda Suç Niteliği, Transit Geçiş ve Eksik İnceleme
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2016, 2020 ve 2023 yıllarında verdiği üç ayrı kararda uyuşturucu ithal suçunun nitelendirilmesi, transit yolcu durumları ve eksik araştırma konularında bozma kararları vererek alt derece mahkemelerine önemli usul ve esas yönlendirmesi yapmıştır.