Arabuluculuk Yenileme Eğitimlerinde Yeni Dönem: Uygulama Ağırlıklı Model ve Uzmanlık Muafiyetinin Kaldırılması
Lawantra
28.08.2026
Türkiye’de arabuluculuk kurumu, niceliksel büyümesini büyük ölçüde tamamlamış durumda. 2025 sonu itibarıyla sicile kayıtlı arabulucu sayısı 50.006’ya, eğitim verme izni bulunan kuruluş sayısı ise 65’e ulaşmıştır. Aynı dönemde yaklaşık 1,9 milyon yeni arabuluculuk başvurusu alınmıştır. Bu rakamlar, artık nicelikten ziyade nitelik, standart ve mesleki gelişim üzerine odaklanılması gerektiğini göstermektedir. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın 26 Haziran 2026 tarihli duyurusu, bu dönüşümün önemli bir kilometre taşıdır.
Başkanlık, yenileme eğitimlerinin etkinliğini artırmak ve uluslararası standartlara yaklaştırmak amacıyla yeni bir eğitim modülü hazırlamıştır. İki temel değişiklik öne çıkmaktadır: Her arabulucunun bir uyuşmazlık vakasını baştan sona bizzat yönettiği uygulama ağırlıklı eğitim modeli ve uzmanlık eğitiminin yenileme eğitimi yerine sayılması uygulamasının sona erdirilmesi.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 32. maddesi, arabulucuların üç yılda bir, teorik ve uygulamalı olmak üzere toplam sekiz saatten az olmayan yenileme eğitimi alma zorunluluğunu getirmektedir. Eğitimlerde mevzuat ve içtihat değişikliklerinin yanı sıra arabuluculuk becerilerinin geliştirilmesi de amaçlanmaktadır. Yeni model, bu zorunluluğun içeriğini ve uygulama biçimini kökten değiştirmektedir.
Önceki 2024 modülünde de uygulama eğitimine yer veriliyordu. Ancak 2026 modeli, uygulamayı eğitimin tamamlayıcı unsuru olmaktan çıkarıp merkezine yerleştirmiştir. “Aktif süreç yönetimi” kavramı, arabulucunun sadece dinleyici veya yorumcu değil, fiilen bir uyuşmazlığı yöneten, seçimleri ve müdahaleleri değerlendirilen bir aktör olmasını hedeflemektedir. Başkanlık, bu performans ve deneyimlerin sistem üzerinden kayıt altına alınacağını duyurmuştur.
Yeni Arabuluculuk Yenileme Eğitimi Modülü Katılımcı Kitabı ve Eğitmen Rehberi, eğitimin felsefi temelini çatışma teorileri üzerine kurmaktadır. John Burton’ın uyuşmazlık-derin çatışma ayrımı, Christopher Moore’un Anlaşmazlık Çemberi, Friedrich Glasl’ın dokuz aşamalı tırmanma modeli, Thomas-Kilmann çatışma tarzları, pozisyon-menfaat-ihtiyaç ayrımı ve Johan Galtung’un çatışma üçgeni gibi araçlar detaylı biçimde incelenmektedir. Amaç, bu teorileri masada verilecek süreç kararlarına dönüştürebilmektir.
Eğitim senaryoları, sağlık, iş, tüketici, kira, sigorta, franchise, komşuluk ve ticari uyuşmazlıkları kapsayacak şekilde kurgulanmıştır. Tarafların gizli bilgileri, kırmızı çizgileri, korkuları ve esneme alanları arabulucunun keşfetmesi gereken unsurlar olarak tasarlanmıştır. Senaryoların amacı “doğru hukuki sonucu” bulmak değil, çatışmayı doğru okuyarak müzakere edilebilir gündemler oluşturmaktır. Tam anlaşma tek başarı ölçütü olmaktan çıkarılmış; kısmi anlaşmalar, zararın büyümesini önleyen geçici çözümler ve sürecin sağlıklı biçimde sona erdirilmesi de değerli beceriler olarak kabul edilmiştir.
Eğitmen rolü de önemli ölçüde değişmiştir. 184 sayfalık ayrı bir Eğitmen Rehberi hazırlanmıştır. Rehber, her vaka için çatışma analizi, kritik müdahale anları, olası anlaşma paketleri ve değerlendirme ölçütleri içermektedir. Eğitmenden beklenen, hazır cevap vermek yerine katılımcıların kendilerinin keşfetmesini sağlayan bir tartışma ortamı yaratmasıdır. Bilinçli olarak yerleştirilen hatalı müdahaleler üzerinden “neden yanlış olduğu” ve “alternatif ne olabileceği” tartışılmaktadır. Bu yaklaşım, yetişkin eğitimine daha uygun bir pedagojik çizgiye işaret etmektedir.
Yeni model, Avrupa Konseyi CEPEJ’in 2019 tarihli arabulucu eğitim rehberi ve Arabuluculuk Geliştirme Araç Seti ile uyumlu görünmektedir. CEPEJ, eğitimlerde yetkinlik çerçevesi, rol canlandırma, koçluk ve standart geri bildirim mekanizmalarını önermektedir. Türkiye’de 2016’da CEDR uzmanlarıyla gerçekleştirilen eğitici eğitiminin kazanımları da yeni modüle yansıtılmıştır.
En önemli değişikliklerden biri, uzmanlık eğitimlerinin yenileme eğitimi yerine sayılması uygulamasının 24 Haziran 2026 itibarıyla sona erdirilmesidir. Bu tarihten önce başlamış eğitimler hariç, tüm arabulucular güncellenmiş yenileme eğitimine katılmak zorunda kalacaktır. Bu düzenleme, uzmanlığın “hangi alanda çalışıldığı” ile, yenilemenin ise “arabuluculuğun nasıl yapıldığı” ile ilgili olduğunu vurgulamaktadır. Tarafsızlık, gizlilik, iletişim, çatışma yönetimi, özel görüşme, gerçeklik testi ve güç dengesi gibi beceriler tüm arabulucuların ortak mesleki zemini olarak kabul edilmektedir.
Yeni modelin başarısı, yaklaşık 50 bin arabulucunun eğitiminde standart oluşturma kapasitesine bağlıdır. Eğitmenlerin gözlem, geri bildirim ve tarafsız tutum becerileri kritik önem taşımaktadır. Değerlendirme ölçütlerinin şeffaf, gerekçeye dayalı ve kalıplaşmayı önleyici olması gerekmektedir. Standart ile mesleki esneklik arasındaki denge korunmalıdır.
Arabuluculuk, Türkiye’de artık genç bir kurum olmaktan çıkmıştır. Bundan sonraki temel mesele, süreçlerin hangi mesleki standartta yürütüldüğüdür. Yeni yenileme eğitimi modeli, arabulucunun bildiklerini tekrar etmekten öte, deneyimlerine yeniden bakmasını, hangi durumda ne yaptığını ve neden yaptığını sorgulamasını amaçlamaktadır. Bu dönüşüm, yenileme eğitimini bir belge yükümlülüğünden sürekli mesleki gelişim aracına dönüştürme potansiyeli taşımaktadır.
Avukat-arabulucular açısından bu yeni dönem, hem mesleki gelişim hem de etik sorumluluklar bakımından önemli bir eşiktir. Eğitimlerde aktif rol almak, yeni pedagojik yaklaşımları içselleştirmek ve müvekkil beklentilerini bu standartlar çerçevesinde yönetmek, önümüzdeki dönemde mesleki başarının anahtarı olacaktır.
(Makale yaklaşık 1050 kelime)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
KVKK Kurulu'nun Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi İlke Kararı: Veri Sorumluları İçin Güncel Yükümlülükler ve İstisnalar
Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 2026/921 sayılı İlke Kararı kapsamında mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesinin hukuki sınırlarını, özel nitelikli veri nitelendirmesini ve güvenlik istisnalarını inceleyen detaylı analiz.
Derdest Kısmi Davalarda Zamanaşımı ve Talep Artırımı: 7589 Sayılı Kanun Sonrası Yeni Dönem
7589 sayılı Kanun ile HMK'da yapılan değişikliklerin derdest kısmi davalara etkisini, talep artırımı imkanını ve zamanaşımı kesilmesi meselesini detaylı biçimde ele alan kapsamlı hukuki analiz.