Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğrenme ve Öğretme Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği
Lawantra
25.08.2026
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi tarafından Resmî Gazete’de yayımlanan Öğrenme ve Öğretme Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÖĞMER) Yönetmeliği, yükseköğretim kurumlarının eğitim kalitesini artırmak, dijital dönüşümü sistematik hale getirmek ve paydaşların yetkinliklerini geliştirmek amacıyla önemli bir hukuki çerçeve sunuyor.
Yönetmeliğin dayanağı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendi ile 14. maddesidir. Bu hükümler çerçevesinde hazırlanan metin, merkezin amaçlarını, faaliyet alanlarını, yönetim yapısını ve çalışma usullerini ayrıntılı biçimde düzenlemektedir.
Merkezin Amaçları ve Hukuki Önemi
Yönetmeliğin 5. maddesinde sıralanan amaçlar, üniversitelerin sadece diploma veren kurumlar olmaktan çıkıp, yaşam boyu öğrenme merkezi haline gelmesini hedeflemektedir. Bunlar arasında;
- Etkili, yenilikçi ve sürdürülebilir öğrenme-öğretme stratejileri tasarlamak,
- Öğrencilerin akademik, mesleki ve sosyal gelişimini destekleyen bütüncül programlar oluşturmak,
- Yeni başlayan öğretim elemanlarına mesleğe uyum programları sunmak,
- Akademik personelin öğretme becerilerini, araştırma yetkinliklerini ve dijital adaptasyonlarını geliştirmek,
- İdari personelin kurumsal aidiyetini güçlendirmek,
- Toplumsal paydaşlara yönelik sertifikalı ve mesleki eğitim programları düzenlemek
yer almaktadır.
Bu düzenlemeler, özellikle hukuk fakültesi mezunları ve avukatlar açısından kritik öneme sahiptir. Çünkü mesleki eğitim, dijital okuryazarlık, yapay zekâ destekli hukuki araştırma teknikleri ve ters yüz öğrenme (flipped learning) gibi kavramlar, avukatların rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir. Gelecekte baro staj eğitimlerinden sürekli mesleki gelişim programlarına kadar birçok alanda bu yönetmeliğin yarattığı altyapı referans alınabilecektir.
Faaliyet Alanları ve Dijital Dönüşüm
Yönetmeliğin 6. maddesi, merkezin faaliyet alanlarını 14 alt bent halinde saymaktadır. Bunlar arasında dijital okuryazarlık, yapay zekâ uygulamaları, ters yüz öğrenme, sanal kütüphane oluşturma, meslektaş öğrenme grupları, bilimsel araştırma ve proje yönetimi programları, akran destekli öğrenme toplulukları, uyum programları, düzenli ihtiyaç analizi araştırmaları, bilimsel yayınlar ve ulusal-uluslararası iş birlikleri öne çıkmaktadır.
Hukuk profesyonelleri için en dikkat çekici husus, yapay zekâ uygulamaları ve dijital öğrenme platformları (LMS) ile kişiselleştirilmiş öğrenme desteklerinin yaygınlaştırılmasıdır. Hukuk bürolarında yapay zekâ destekli sözleşme analizi, içtihat tarama ve karar destek sistemlerinin kullanımı giderek artarken, bu yönetmelik akademik zeminde bu teknolojilerin etik, etkili ve pedagojik olarak nasıl kullanılacağına dair bir çerçeve sunmaktadır.
Ayrıca merkezin, üniversite dışındaki paydaşlara (avukatlar, hukuk büroları, kamu kurumları) yönelik sertifikalı programlar düzenleyebilmesi, mesleki gelişim açısından önemli bir kapı aralamaktadır.
Yönetim Yapısı ve Karar Alma Mekanizmaları
Yönetmelik, merkezin üç temel organını tanımlamaktadır: Müdür, Yönetim Kurulu ve Danışma Kurulu.
- Müdür (Madde 8-9): Eğitim alanında doktora derecesine sahip kadrolu öğretim elemanları arasından Rektör tarafından 3 yıllığına görevlendirilir. Merkezi temsil eder, kurulları toplantıya çağırır, stratejik plan ve bütçeyi yönetir, personel ihtiyacını belirler ve yıllık raporları sunar.
- Yönetim Kurulu (Madde 10-11): Müdür başkanlığında en fazla 5 üyeden oluşur. Yıllık çalışma programı, stratejik plan, iş birlikleri ve komisyon kurulması gibi kritik kararları alır. Salt çoğunlukla toplanır, kararlar oy çokluğuyla alınır.
- Danışma Kurulu (Madde 12-13): En fazla 9 üyeden oluşur. Kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini içerir. Stratejik vizyon, dijital dönüşüm, toplumsal etki ve iyi uygulama örnekleri konusunda önerilerde bulunur.
Bu yapı, merkezin hem akademik özerkliğini hem de paydaş katılımını güvence altına almakta, kurumsal yönetişim açısından iyi bir örnek oluşturmaktadır.
Personel ve Uygulama Hükümleri
Madde 14’e göre merkezin akademik, idari ve teknik personel ihtiyacı, 2547 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca Rektör tarafından görevlendirilen personel ile karşılanır. Hüküm bulunmayan hallerde ise aynı Kanun ve ilgili mevzuat uygulanacaktır (Madde 15).
Yönetmelik, yayımı tarihinde yürürlüğe girmekte ve yürütme yetkisi Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü’ne aittir.
Avukatlar ve Hukuk Eğitimi Açısından Değerlendirme
Bu yönetmelik, hukuk eğitiminin geleceğini şekillendirecek niteliktedir. Özellikle yapay zekâ destekli öğrenme, kişiselleştirilmiş eğitim içerikleri, sanal kütüphaneler ve meslektaş öğrenme toplulukları gibi unsurlar, avukatların sürekli mesleki gelişim (CME) yükümlülüklerini daha etkin şekilde yerine getirmelerine imkân tanıyacaktır.
Hukuk büroları açısından bakıldığında, merkezin düzenleyeceği programlar aracılığıyla genç avukatların dijital yetkinliklerinin geliştirilmesi, büro içi eğitim standartlarının yükseltilmesi ve üniversite-sektör iş birliğinin güçlendirilmesi mümkün hale gelmektedir.
Sonuç olarak, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ÖĞMER Yönetmeliği, sadece bir üniversite iç yönetmeliği olmanın ötesinde, Türkiye’de yükseköğretimde dijital dönüşüm ve yenilikçi pedagoji alanındaki kurumsal çerçeveyi belirleyen önemli bir hukuki metindir. Avukatlar ve hukuk akademisyenleri, bu yönetmeliği yakından takip etmeli ve kendi mesleki gelişim stratejilerinde bu vizyondan yararlanmalıdır.
Okuma süresi: 12 dakika
Anahtar Kelimeler: ÖĞMER, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, dijital öğrenme, yapay zekâ ve hukuk eğitimi, ters yüz öğrenme, yaşam boyu öğrenme, üniversite yönetmeliği, mesleki gelişim, hukuk bürosu eğitimi
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
İşçinin Fazla Çalışma Alacağı Zamanaşımı Süresi ve İspat Yükü
İş hukuku uygulamasında fazla mesai alacaklarının zamanaşımı süresi, dava stratejileri açısından kritik öneme sahiptir. Videoda ele alınan hususlar, işçinin alacaklarını ne zaman ve nasıl talep edebileceğini detaylı biçimde açıklamaktadır.
Ahlaki Yargılar, Duygular ve Adli Karar Verme Süreci: Hâkimlerin Psikolojisi Üzerine Bir İnceleme
Hukuki kararların rasyonel mi yoksa duygusal süreçlerin etkisiyle mi şekillendiği tartışması, avukatlar ve hâkimler için kritik öneme sahiptir. Sosyal psikoloji araştırmaları, öfke, korku, sempati gibi duyguların yargılama üzerindeki etkisini ortaya koyarken, Justemotions Projesi gibi çalışmalar duyguların nesnel karar almada vazgeçilmez rolünü vurgulamaktadır.