Anayasa Mahkemesi: Tüzel Kişilerin Manevi Tazminat Hakkı ve Kesin Hükmün Sınırları
Lawantra
18.07.2026
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 2021/21908 başvuru numaralı kararında, asansör ihalesinin FETÖ/PDY iltisakı iddiasıyla feshedilmesi üzerine açılan tam yargı davasında adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmedilmiştir. Karar, tüzel kişilerin kişilik haklarının korunması, manevi tazminat talepleri ve idari yargı mercilerinin delil değerlendirme yükümlülüğü bakımından önemli içtihatlar içermektedir.
Olayda, Karaman Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen asansör yenileme ihalesini ekonomik açıdan en avantajlı teklif ile kazanan başvurucu Ltd. Şti. ile 11/7/2017 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin imzalanmasından bir gün sonra Valilikten gelen yazıda, şirket yetkilileri hakkında FETÖ/PDY üyeliği soruşturması yürütüldüğü bildirilmiş, Belediye de sözleşmeyi tek taraflı feshetmiştir. Şirket ayrıca bir yıl süreyle kamu ihalelerinden yasaklanmıştır.
Başvurucu, fesih ve yasaklama işlemlerine karşı idari davalar açmıştır. İhalenin feshi davası reddedilmiş, ihalelerden yasaklama işleminin iptali davası ise kabul edilmiştir. Ardından açılan tam yargı davasında maddi tazminat talebi reddedilmiş, manevi tazminat talebi ise kısmen kabul edilerek 10.000 TL’ye hükmedilmiştir. İstinaf aşamasında Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi, manevi tazminat talebini tamamen reddetmiştir.
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun şikayetini hakkaniyete uygun yargılanma hakkı (Anayasa m. 36) kapsamında incelemiştir. Mahkeme, tüzel kişilerin de ticari itibar ve ekonomik saygınlık bakımından kişilik haklarına sahip olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22/1/2016 tarihli ve 2014/4-213 E., 2016/70 K. sayılı kararı ile tüzel kişilerin manevi tazminat talep edebileceğini kabul ettiğini vurgulamıştır.
Somut olayda, şirket yetkilileri hakkında FETÖ/PDY soruşturması iddiasıyla şirketin ihalesinin feshedilmesi ve ihalelerden yasaklanması, ticari itibarın zedelenmesi sonucunu doğurmuştur. Anayasa Mahkemesi, Bölge İdare Mahkemesinin “yazının sadece gerçek kişilere yönelik olduğu, tüzel kişinin manevi zarara uğramasının mümkün olmadığı” yönündeki gerekçesini, somut olayın açık koşullarını göz ardı etmek ve başvurucunun lehine delilleri değerlendirmemek olarak nitelendirmiştir.
Kararda ayrıca, ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat kararı verildiği, ihaleye fesat karıştırma iddiasına dayanak gösterilen (g) bendinin Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiği (E.2018/90, K.2019/85) ve kesin hüküm ilkesi (Anayasa m. 138) gereği önceki mahkeme kararlarının bağlayıcılığının sınırlarının titizlikle belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Anayasa Mahkemesi, Bölge İdare Mahkemesinin kararının açık keyfîlik içerdiğini, yargılamanın hakkaniyetini zedelediğini ve usule ilişkin güvenceleri anlamsız hale getirdiğini tespit ederek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. İhlalin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasını, tazminat taleplerinin reddini ve toplam 40.487,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesini hükme bağlamıştır.
Bu karar, idari yargıda tam yargı davalarında delillerin değerlendirilmesinde bariz takdir hatası veya keyfiliğin bireysel başvuru konusu olabileceğini, tüzel kişilerin ticari itibarlarının korunması gerektiğini ve manevi tazminat miktarının somut olayın ağırlığına göre belirlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Avukatlar, benzer davalarda tüzel kişilik ile ortaklar arasındaki ilişkiyi, ticari itibar kaybının somut delillerini ve Anayasa Mahkemesi’nin ortaya koyduğu denetim ölçütlerini titizlikle kullanmalıdır.
(Word count: 742)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
12. Yargı Paketi TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi: İcra, İdari Yargı, Ceza ve Hukuk Usulü Kanunlarında Önemli Değişiklikler
TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilen 12. Yargı Paketi, İcra ve İflas Kanunu'ndan idari yargı usulüne, Ceza Muhakemesi Kanunu'ndan Türk Borçlar Kanunu'na kadar geniş bir yelpazede değişiklikler getirmektedir. Paket, mirasçılara öncelikli artırma hakkı, tek hakim kapsamının genişletilmesi, HAGB düzenlemeleri, dolandırıcılık iştirakinde indirim ve faiz hesaplamalarında TCMB reeskont oranı gibi önemli reformlar içermektedir.
AYM'nin 2019/27820 Başvuru Numaralı Kararı: Rekabet Kurulu İdari Para Cezasında Yönetmeliğin Kanunilik İlkesi ve Mülkiyet Hakkı
Anayasa Mahkemesi, Turkcell'in rekabet ihlali nedeniyle verilen idari para cezasına dayanak Yönetmeliğin kanuna aykırı alt sınır getirmesi ve geriye yürümesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Karar, idari para cezalarında kanunilik, normlar hiyerarşisi ve yönetmeliklerin sınırları açısından önemli bir emsaldir.