Anayasa Mahkemesi'nin 21-23 Temmuz 2026 Tarihli Genel Kurul ve Bölüm Gündemleri
Lawantra
21.07.2026
Anayasa Mahkemesi (AYM), 21-23 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştireceği Bölüm ve Genel Kurul toplantılarının gündemini ilan etmiştir. Toplamda 80'den fazla bireysel başvurunun yer aldığı gündem, Türk hukukunda temel hak ve özgürlüklerin korunması açısından geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Özellikle yaşam hakkı, kötü muamele yasağı, ifade ve toplantı özgürlüğü, mülkiyet hakkı, kişi hürriyeti ve güvenlik hakkı ile adil yargılanma hakkı ihlallerine ilişkin başvurular öne çıkmaktadır. Bu gündem, hukuk profesyonelleri için önemli emsal kararların çıkma potansiyeli taşıyan konuları içermektedir.
21 Temmuz 2026 tarihli Bölüm toplantısında ele alınacak başvurular arasında, imar planı değişiklikleri nedeniyle özel hayata saygı hakkı ile makul sürede yargılanma hakkı ihlali iddiaları (2021/16186), disiplin cezalarına ilişkin evrakın iletilmemesi nedeniyle kişisel verilerin korunması ve etkili başvuru hakkı ihlali (2020/38775), FETÖ iltisakı nedeniyle rütbe alma ve masumiyet karinesi ihlalleri (2022/76238), kolluk şiddeti ve etkili soruşturma yapılmaması nedeniyle kötü muamele yasağı ihlali (2022/21811) gibi kritik konular yer almaktadır. Ayrıca infaz kurumlarında intihar ve tıbbi ihmal sonucu ölümler nedeniyle yaşam hakkı ihlalleri (2022/2307, 2022/72639), sağlık sorunları nedeniyle infazda tutulma ve kötü muamele iddiaları (2022/1862), gösteri yürüyüşlerinde yaralanma ve etkili soruşturma eksikliği (2021/34521) başvuruları da gündemdedir.
Terör örgütü üyeliği suçlamalarında toplantı ve gösteri yürüyüşü ile ifade özgürlüğünün delil olarak kullanılması (2021/42955, 2022/55534), erişim engelleme kararları nedeniyle ifade özgürlüğü ihlalleri (2023/23110), sendika hakları ihlalleri (2023/94194, 2020/35432), gerekçeli karar hakkı ihlalleri (2021/64571, 2022/94675) ve tutuklamanın hukuka aykırılığına ilişkin çok sayıda başvuru (2022/6188, 2024/60238) da bu toplantıda incelenecektir. Mülkiyet hakkı ihlallerine ilişkin başvurular ise oldukça yoğundur: Kamu davasının ertelenmesi nedeniyle el konulan silahın iadesi (2020/32002), vazife malullüğü aylığı (2021/28779), delil tespiti talebinin reddi (2020/31762), cemaat vakıflarının taşınmaz iadesi (2020/25333), ön alım hakkı davaları (2021/6926), enflasyon nedeniyle alacağın değer kaybı (2025/36576, 2024/24896), AİHM ihlal kararlarının uygulanmaması (2020/21247) ve idari para cezaları (2021/2950) gibi konular detaylı incelemeye tabi tutulacaktır.
22 Temmuz 2026 tarihli Bölüm toplantısı ise kişi hürriyeti, kötü muamele, aile hayatına saygı, sendika hakkı ve adil yargılanma konularına odaklanmaktadır. İstihbarat birimlerince cebren alıkonulma (2022/105412), toplantıların dağıtılması sırasında kolluk şiddeti (2022/23881), karakolda baskı iddiaları (2022/12091), sınır dışı ve iade kararları nedeniyle kötü muamele riski (2022/16176, 2026/23892), adli kontrol tedbirleri (2024/61651), denetimli serbestlik (2023/99726), FETÖ iltisakı nedeniyle meslekten çıkarma ve masumiyet karinesi ihlalleri (2023/48466, 2021/40965), ailelerin ceza infaz kurumlarına yakın nakil taleplerinin reddi (2021/36035, 2021/26542) gibi başvurular dikkat çekmektedir. Ayrıca sendika kararları nedeniyle iş bırakma günlerine ödeme yapılmaması (2022/94960), darbe soruşturmaları (2020/29421), tanık sorgulama hakkı ihlalleri (2022/70308, 2021/48094) ve çok sayıda gerekçeli karar hakkı ihlali iddiası da bu gündemde yer almaktadır.
23 Temmuz 2026 tarihli Genel Kurul gündemi ise daha selektif bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Sivas olaylarında yaşam hakkı ve toplantı özgürlüğünün etkili soruşturulmaması (2014/13174), FETÖ iltisakı nedeniyle çok sayıda meslekten çıkarma ve masumiyet karinesi ihlali (2024/58346, 2023/52466, 2024/36332), enflasyon kaynaklı mülkiyet ihlalleri (2025/36576, 2026/15792), prime esas kazanç davalarında gerekçeli karar ve makul süre ihlalleri (2022/56203) ile silahlı terör örgütü üyeliği davasında adil yargılanma hakkı ihlali (2022/76959) konuları Genel Kurul tarafından ele alınacaktır.
Hukuk profesyonelleri açısından bu gündem, AYM'nin bireysel başvuru mekanizmasının işleyişi, ihlal tespitlerinde izlenen yöntem ve pilot karar uygulamaları bakımından önemli ipuçları sunmaktadır. Özellikle FETÖ iltisakı başvurularında masumiyet karinesi, makul sürede yargılanma ve özel hayata saygı hakkı; infaz hukuku başvurularında yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı; ifade ve toplantı özgürlüğü başvurularında delil değerlendirmesi ve orantılılık ilkesi; mülkiyet hakkı başvurularında enflasyonun etkisi ve etkili başvuru hakkı gibi konulara odaklanılması beklenmektedir. Avukatlar, müvekkillerinin benzer başvurularını hazırlarken bu gündemdeki kararların olası sonuçlarını dikkate almalı, AYM'nin önceki içtihatlarıyla uyumluluğu sağlamalıdır.
Anayasa Mahkemesi'nin bu haftaki yoğun gündemi, temel hak ve özgürlüklerin korunmasında yargısal aktivizmin sınırlarını, ihlal kararlarının idare ve mahkemeler tarafından uygulanma oranını ve Türkiye'nin insan hakları siciline katkılarını da tartışmaya açacaktır. Hukuk camiası, kararların Resmi Gazete'de yayımlanmasını ve gerekçeli kararların analiziyle bu içtihatların mesleki uygulamalara yansımasını yakından takip edecektir.
(Makale yaklaşık 950 kelime olup, anayasa hukuku ve insan hakları avukatları için kapsamlı bir gündem özeti ve hukuki analiz içermektedir.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Avukatın Savunma Dokunulmazlığı: Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Kararları Işığında Kapsamlı Değerlendirme
Nesrin Çetinkaya ve Serhat Çetinkaya kararı başta olmak üzere Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde avukatların savunma dokunulmazlığının sınırları, sert eleştiri ile hakaret arasındaki ayrım ve mesleki ifade özgürlüğünün korunması detaylı biçimde analiz edilmektedir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/8428 E. 2015/10970 K. Sayılı Kararı Işığında Hakaret Suçu ve İfade Özgürlüğü Sınırları
HSYK'ya sunulan dilekçede hâkime yönelik eleştirel ifadeler nedeniyle verilen mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından bozulması, iddia ve savunma dokunulmazlığı, ifade özgürlüğü ile hakaret suçu arasındaki dengeyi AİHM ve Anayasa Mahkemesi içtihatları ışığında detaylı biçimde ele almaktadır.