Anayasa Mahkemesi Genel Kurul Gündemi (14-16 Temmuz 2026): Önemli İptal ve İtiraz Başvuruları
Lawantra
14.07.2026
Anayasa Mahkemesi (AYM), temel hak ve özgürlükler, yargı bağımsızlığı, tüketici hakları ve idari düzenlemeler açısından kritik öneme sahip birçok kanun maddesinin iptali taleplerini 14-16 Temmuz 2026 tarihlerinde Genel Kurul gündeminde ele alacaktır. Bu oturumlar, avukatlar ve hukuk profesyonelleri için yakından takip edilmesi gereken önemli bir süreçtir.
14 Temmuz 2026 tarihli oturumda iki esas iptal davası görüşülecektir. Bunlardan ilki, 7/3/2022 tarihli ve 95 numaralı Nükleer Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin tümü ve bazı hükümlerinin iptali talebidir (E.2022/29, birleşen E.2022/58). İkinci dava ise 5/3/2022 tarihli ve 7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu'nun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması talebini içermektedir (E.2022/57). Nükleer enerji alanındaki düzenlemelerin anayasal uyumu, idari yapı ve temel haklar açısından önem arz etmektedir.
16 Temmuz 2026 tarihli oturum ise daha geniş bir gündeme sahiptir. Toplam 22 başvuru incelenecektir. Bunlar arasında öne çıkanlar şunlardır:
Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, 4857 sayılı İş Kanunu'na 7573 sayılı Kanun ile eklenen geçici 12. maddeye ilişkin ilk itiraz başvurusu (E.2026/166); İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.68/1'de 7392 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğe (zorunluluk ibaresi) ilişkin itirazı (E.2026/175); Sakarya Tüketici Mahkemesi'nin, aynı Kanun'un 70. maddesinin çeşitli fıkralarına (değişiklik sonrası) ilişkin iptal talebi (E.2026/179). Tüketici hakem heyetlerinin yetki ve usul kurallarına ilişkin bu itirazlar, tüketici uyuşmazlıklarında avukatların sıkça karşılaştığı prosedürel sorunları doğrudan etkileyecektir.
Ceza hukuku alanında da önemli başvurular bulunmaktadır. Denizli 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 7571 sayılı Kanun ile 5235 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklere (nitelikli dolandırıcılık ve geçici madde) ilişkin itirazı (E.2026/167); Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.119/1'e ilişkin iki ayrı itirazı (E.2026/170, E.2026/171); Diyarbakır 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, CMK m.252/2'de yapılan değişikliklere dair itirazı (E.2026/177) dikkat çekmektedir. Bu başvurular, adil yargılanma hakkı, delil toplama usulleri ve mahkeme yetkileri bakımından kritik değerlendirmeler içermektedir.
Diğer önemli başvurular arasında, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu m.98 (E.2026/169), 3093 sayılı RTÜK Gelirleri Kanunu m.6 (E.2026/173), Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m.122 (E.2026/168), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na eklenen geçici maddeler (E.2026/178, E.2026/18), 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.49/4 (E.2026/174), 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu m.89 (E.2026/176), 1475 sayılı eski İş Kanunu m.14 (E.2025/149), 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu ek m.24 (E.2025/153), TMK m.369 (E.2025/258), 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu m.128 (E.2025/144), 2797 sayılı Yargıtay Kanunu m.64 ve geçici m.18 (E.2025/229) ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na eklenen geçici m.6 (E.2026/28) sayılabilir.
Bu başvuruların bir kısmı esas iptal davası, bir kısmı ise ilk/esas itiraz başvurusu niteliğindedir. Anayasa Mahkemesi'nin vereceği kararlar, ilgili kanun maddelerinin yürürlükte kalıp kalmayacağını, dolayısıyla yargı pratiğini doğrudan etkileyecektir.
Hukuk profesyonelleri açısından özellikle tüketici hukuku (6502 sayılı Kanun), iş hukuku, ceza muhakemesi ve medeni hukuk alanındaki değişikliklerin anayasallık denetimi büyük önem taşımaktadır. Örneğin, tüketici hakem heyetlerinin zorunluluğuna ilişkin iptal talebi, uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının geleceğini şekillendirebilir.
Avukatlar, müvekkillerinin haklarını korurken bu kararları yakından izlemeli, olası değişikliklere göre strateji geliştirmelidir. AYM'nin gerekçeli kararları, anayasal yorum açısından zengin içtihatlar sunmaktadır.
Genel Kurul'un 14-16 Temmuz 2026 tarihlerindeki çalışmaları, nükleer düzenleme, tüketici koruma, adil yargılanma ve mülkiyet hakkı gibi temel konuları kapsadığından, kararların geniş yankı uyandırması beklenmektedir. Bu süreç, hukuk devletinin işleyişi ve temel hakların korunması bakımından da kritik bir aşamadır. (Toplam kelime sayısı: 685)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/3594 E. - 2025/5388 K. Sayılı Kararı: Yabancı Para Alacaklarında Takip Talebinde TL Karşılığının Gösterilmemesi ve UYAP Kayıtlarının Asıllığı
Yargıtay, UYAP'ta kayıtlı takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle takibin iptaline hükmetmiştir. Karar, İİK m. 58/3'ün kamu düzeni niteliğini, UYAP kayıtlarının asıl olduğunu ve ilk usulsüz talebin yenilenemeyeceğini vurgulamaktadır.
İcra Takip Talebinin Hukuki Niteliği, Unsurları ve İcra Müdürünün Denetim Yetkisi
İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca takip talebinin zorunlu unsurları, taraf sıfatı, alacağın miktarı ve takip yolunun seçimi detaylı olarak incelenmiştir. Yargıtay kararları ışığında, takip talebinin şekli niteliği, ıslah yasağı ve icra müdürünün sınırlı inceleme yetkisi ele alınmaktadır.