7595 Sayılı Çerçeve Yasa: PKK/KCK Terör Örgütüne İlişkin Soruşturma ve Mahkumiyetlerin Ertelenmesi
Lawantra
18.08.2026
10 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilen 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığına son verdiğinin ve silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanması koşuluyla, belirli suçlarda soruşturma, kovuşturma ve mahkumiyet infazlarının ertelenmesini öngörmektedir. Bu “Çerçeve Yasa”, terörle mücadele hukuku, infaz hukuku ve ceza muhakemesi açısından avukatların yakından incelemesi gereken geniş bir düzenleme paketi içermektedir.
Kanunun kapsamı, örgütü kurma, yönetme, üye olma, yardım etme, propaganda yapma suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Kanunu’ndaki suçlarla sınırlıdır. Kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis gerektiren suçlar hariç tutulmuştur.
Soruşturma ve kovuşturmalar, üst sınırı on beş yıl veya daha az ceza gerektiren suçlar için beş yıl, daha ağır cezalar için on yıl süreyle ertelenecektir. Erteleme süresi içinde zamanaşımı işlemeyecek, deliller muhafaza edilecek, müsadereye konu malvarlığı ise Hazineye irat kaydedilecektir. Cumhuriyet savcısı veya mahkeme kararlarına karşı iki hafta içinde itiraz yolu açıktır. Milli Güvenlik Kurulu Kararından önce işlenmiş suçlar için soruşturma yapılması Kurul iznine bağlıdır.
Tutuklama ve adli kontrol tedbirleri, yetkili hâkim veya mahkeme tarafından yeniden değerlendirilecek ve koşulların varlığı halinde kaldırılabilecektir. İstinaf ve temyiz aşamasındaki dosyalar bozma kararı ile erteleme kapsamına alınacaktır.
Erteleme kararları özel bir sisteme kaydedilecek ve yalnızca soruşturma-kovuşturma bağlantılı olarak kullanılabilecektir. Erteleme süresi içinde yeni terör suçu işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılarak yargılamaya devam edilecek, mahkumiyet halinde infaz ertelenmeyecektir.
Mahkumiyet hükümlerinin infazı da benzer şekilde ertelenmektedir. On beş yıl veya daha az hapis cezası için beş yıl, daha ağır cezalar için on yıl süreyle infaz hâkimi kararıyla erteleme mümkündür. Erteleme süresi içinde yeni suç işlenmesi halinde infaz devam edecek, suçsuz geçirilmesi halinde ceza infaz edilmiş sayılacaktır.
Kanunun uygulanmasını takip etmek üzere Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet, Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma Bakanları, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreterinden oluşan bir Kurul oluşturulmuştur. Kurul, alt komisyonlar kurabilecek, dönemsel değerlendirmeler yapacak ve hak yoksunluklarının kaldırılması için sulh ceza hâkimliği veya infaz hâkimliğine talepte bulunabilecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne düzenli bilgi verilecek ve Meclis bünyesinde İzleme Komisyonu kurulacaktır.
Silah ve malzeme teslimi usulleri İçişleri ve Milli Savunma Bakanlıkları tarafından belirlenecektir. Kanundan yararlanmak isteyenler, Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren altı ay içinde Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görevlendirilen kurumlara yazılı başvuru yapmalıdır. Görevlerini yerine getiren kamu görevlileri hukuki, idari veya cezai sorumluluktan muaftır.
Bu Kanun, toplumsal barış ve bütünleşme amacı taşıyan geniş kapsamlı bir af-benzeri mekanizma niteliğindedir. Avukatlar açısından, erteleme kararlarının itiraz usulleri, özel kayıt sisteminin işleyişi, Kurul’un yetkileri, hak yoksunluklarının kaldırılması talepleri ve yeni terör suçu işlenmesi halinde doğacak sonuçlar büyük önem taşımaktadır. Kanun, terör suçları savunma pratiğinde köklü değişiklikler yaratabilecek niteliktedir.
Hukuk profesyonelleri, müvekkillerine bu Kanun kapsamına girip girmediğini, başvuru süresini, itiraz haklarını ve Kurul’un dönemsel değerlendirmelerinin olası etkilerini detaylı biçimde açıklamak durumundadır. Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte oluşacak içtihatlar, ceza hukuku pratiğini uzun yıllar etkileyecektir. (Toplam kelime sayısı: 685)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Sağlık Sigortalarında "Poliçe Öncesi Hastalık" Savunmasının Sınırları: Organ Bazlı Eşleştirme, İlliyet Bağı ve İspat Yükü
Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti kararı ışığında incelenen makale, sağlık sigortalarında poliçe öncesi hastalık savunmasının ancak somut illiyet bağı ispatı ile mümkün olabileceğini, organ bazlı eşleştirmenin hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/103 E., 2021/1352 K. sayılı Kararı: Gelir Koruma Sigortasında Beyan Yükümlülüğü ve İlliyet Bağı
Hukuk Genel Kurulu, işverenin iflas erteleme sürecinde Gelir Koruma Sigortası yaptıran çalışanın beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği ve riziko ile illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle tazminat talebinin reddine hükmeden Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.