7594 Sayılı Kanun: Terörle Mücadelede Yaralanan Personele Aylık Bağlanması ve Emeklilik Düzenlemeleri
Lawantra
18.08.2026
8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilen 7594 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, özellikle terörle mücadelede yaralanan personelin sosyal güvenlik haklarını genişleten düzenlemeler içermektedir. Kanun, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 7082 sayılı Kanun’da değişiklikler yapmaktadır. Bu değişiklikler, avukatların özellikle idari dava, maluliyet tespiti, aylık bağlanması ve emeklilik davalarında yeni argümanlar sunmaktadır.
Kanunun ilk iki maddesiyle 5434 sayılı Kanun’un 72. ve ek 77. maddelerinde düzenleme yapılmıştır. Ana ve babalara bağlanan aylıklarda ibare değişiklikleri yanında, ek 77. maddede “iki katı” ibaresi “iki buçuk katı” olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik, vazife malullüğü aylığı hesaplamalarında önemli bir artış anlamına gelmektedir.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21. maddesinde yapılan değişiklik ile (h), (i) ve (j) bentleri kapsamındakilere bağlanacak aylıkların asgari tutarı belirlenmiştir. En az dört yıllık yüksek öğrenim mezunları sekizinci derece birinci kademe, diğerleri ise onuncu derece birinci kademe esas alınarak hesaplama yapılacaktır. Ayrıca derece yükselmelerinde yüksek öğrenim mezunu gibi işlem yapılacak, belirli derecelere yükselenler için ek gösterge rakamları (2.100 ila 3.600) uygulanacaktır. Aylık tutarının 35.398 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutardan az olamayacağı hükme bağlanmıştır. Fazla ödemeler Hazineden tahsil edilecektir.
Ek 3. maddede yer alan gösterge tablosu yeniden belirlenmiş ve 6 Şubat 2018 tarihli 7082 sayılı Kanun kapsamında bulunmayanların 1005 sayılı Kanun kapsamındaki diğer haklardan yararlanabileceği belirtilmiştir.
Kanunun en kritik yeniliği Geçici Madde 20’dir. Terör eylemleri veya terör örgütü mensuplarının yakın muharebe saldırıları sonucu hafif nitelikte olmayan yaralanma yaşayan ancak malul sayılmayan veya derece tespiti yapılmayan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma, Sahil Güvenlik, MİT, Emniyet personeli ve güvenlik korucularına, olay tarihindeki kurumlarına başvuru tarihini takip eden ay başından itibaren 17.135 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarda aylık bağlanacaktır. Bu aylıklar Hazineden tahsil edilecektir.
Başvuru usulü de detaylı biçimde düzenlenmiştir. Yaralanmanın bu kapsamda olabileceğinin değerlendirilmesi halinde ilgili kurum tarafından Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelere sevk yapılacak, adli tıp uzmanının da yer aldığı sağlık kurulu raporu ile illiyet bağı ve yaralanmanın niteliği tespit edilecektir. Raporlardan ücret alınmayacaktır. Bu madde yalnızca kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olaylar için bir defaya mahsus uygulanacak ve başvurular bir yıl içinde yapılabilecektir. Sonradan maluliyet kararı verilenlerde aylıklar kesilecek ve ilgili hükümler uygulanacaktır.
5510 sayılı Kanun’un geçici 18. maddesinde “askerlik çağı dışına çıktıkları” ibaresi “55 yaşını doldurdukları” şeklinde değiştirilmiştir. Bu düzenleme, belirli sigortalıların yaş şartını netleştirmektedir.
7082 sayılı Kanun’un 14. maddesinde de benzer aylık bağlama imkanı getirilmiştir. Yaralanma sonucu malul sayılmayanlara 17.135 gösterge rakamı üzerinden aylık bağlanacak, 5454 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.
Yürürlük maddesine göre 1., 2., 3., 4. ve 7. maddeler yayımı tarihinde, 5. madde 1 Eylül 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, diğer maddeler ise yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.
Bu Kanun, terörle mücadelede yaralanan personelin mağduriyetini azaltmayı, maluliyet prosedürünün dışında kalan vakalarda da maddi destek sağlamayı amaçlamaktadır. Avukatlar açısından, sağlık kurulu raporlarının hazırlanması, illiyet bağının ispatı, idari başvuru süreleri ve aylık hesaplama yöntemleri bakımından önemli mesleki bilgi birikimi gerektirmektedir. Özellikle idari yargıda açılacak davalarda bu yeni hükümlerin titizlikle değerlendirilmesi, müvekkillerin hak kaybına uğramasını önleyecektir.
Kanun aynı zamanda terörle mücadelede devlet sorumluluğunu pekiştiren bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Hukuk profesyonelleri, bu düzenlemelerin hem personel hakları hem de idari işlem niteliği taşıyan aylık bağlama kararlarının iptali davalarında nasıl uygulanacağını yakından izlemelidir. (Toplam kelime sayısı: 742)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Sağlık Sigortalarında "Poliçe Öncesi Hastalık" Savunmasının Sınırları: Organ Bazlı Eşleştirme, İlliyet Bağı ve İspat Yükü
Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti kararı ışığında incelenen makale, sağlık sigortalarında poliçe öncesi hastalık savunmasının ancak somut illiyet bağı ispatı ile mümkün olabileceğini, organ bazlı eşleştirmenin hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/103 E., 2021/1352 K. sayılı Kararı: Gelir Koruma Sigortasında Beyan Yükümlülüğü ve İlliyet Bağı
Hukuk Genel Kurulu, işverenin iflas erteleme sürecinde Gelir Koruma Sigortası yaptıran çalışanın beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği ve riziko ile illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle tazminat talebinin reddine hükmeden Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.