7589 Sayılı Kanun Sonrası Kısmi Dava Uygulaması: Dava Dilekçesinde Hataları Önleyecek 6 Kritik Nokta ve Uygulama Tablosu
Lawantra
27.08.2026
7589 sayılı Kanun ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) yapılan köklü değişiklikler, özellikle belirsiz alacak davası uygulamasını sona erdirmiş ve bölünebilir alacaklarda kısmi dava kurumunu tek ve temel usul aracı haline getirmiştir. Bu yeni dönemde avukatların dava dilekçelerini büyük bir özenle hazırlaması zorunlu hale gelmiştir. Prof. Dr. Rauf Karasu’nun detaylı analizi, bu yeni rejimde hak kaybı yaşamamak için dava dilekçesinde dikkat edilmesi gereken 6 kritik noktayı ve uygulama tablosunu sunmaktadır.
En önemli değişiklik, HMK m. 107’nin yürürlükten kaldırılması ve m. 109’a dördüncü fıkranın eklenmesidir. Artık tahkikatın sona ermesine kadar bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talep artırımı yapılabilmektedir. Bu artırımda zamanaşımının ilk dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılması yasal güvence altına alınmıştır. Eski içtihatlarda artırılan kısım için zamanaşımının artırım tarihinde başladığı kabul edilirken, yeni düzenleme bu yaklaşımı ortadan kaldırmıştır.
Ancak zamanaşımı güvencesi, maddi hukuk anlamında temerrüdü geriye yürütmemektedir. TBK m. 117 uyarınca, dava öncesi usulüne uygun ihtarname ile temerrüde düşürülmemişse, ilk kısmi alacak için temerrüt dava tarihinde, artırılan bakiye için ise artırım dilekçesi tarihinde başlar. Bu ayrım, faiz hesaplamalarında büyük önem taşımaktadır.
Dava dilekçesinde yapılması gereken ilk kritik düzenleme, talep sonucunun net ve kalem bazlı olmasıdır. HMK m. 119/1-ğ ve m. 26 gereğince, birden fazla alacak kalemi (sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri vb.) aynı davada talep ediliyorsa, her biri için ayrı ayrı kısmi tutar belirtilmelidir. Aksi halde dilekçe usulden sakatlanır ve mahkeme HMK m. 119/2 uyarınca süre vererek düzelttirse bile, artırım aşamasında sorunlar yaşanabilir.
Altı kritik nokta şu şekilde özetlenebilir:
-
Dilekçe başlığında ve talep sonucundaki “Fazlaya ve fer’î alacaklara ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi dava olarak” ibaresi mutlaka yer almalıdır. Bu, örtülü feragat itirazlarını önler.
-
Objektif dava yığılmasında her alacak kalemi için ayrı kısmi tutar gösterilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.02.2020 tarihli 2017/690 E., 2020/235 K. sayılı kararı bu konuda emsal teşkil etmektedir.
-
Faiz başlangıçları kademelendirilmelidir. Dava öncesi temerrüt varsa ihtar tarihi, yoksa ilk kısım için dava tarihi, artırılan kısım için artırım tarihi esas alınmalıdır. Faiz türü de her kalem için ayrı ayrı belirtilmelidir.
-
Talep artırım hakkı, bilirkişi raporu kesinleşmeden kullanılmamalıdır. Artırılan bakiye için faiz talebi mutlaka dilekçede yer almalıdır.
-
Artırım dilekçesinde “ıslah” kelimesi kesinlikle kullanılmamalı, “HMK m. 109/4 uyarınca talep artırım” ifadesi tercih edilmelidir. Aksi halde tek seferlik ıslah hakkı boşa harcanmış olur.
-
Talep sonucu bölümünde kalem bazlı ayrım, faiz başlangıçları, saklı tutma ibaresi ve artırım yolu net şekilde yazılmalıdır.
Yazıda sunulan uygulama tablosu, sık yapılan hataları, doğru hukuki kurguyu ve usuli riskleri karşılaştırmalı olarak göstermektedir. Bu tablo, avukatların dilekçe hazırlarken referans alabilecekleri pratik bir araçtır.
Yeni dönemde zamanaşımı def’ilerinin büyük ölçüde etkisiz hale geldiği, ancak faiz konusunda eski içtihatların korunduğu görülmektedir. Avukatlar, dava stratejilerini buna göre yeniden kurgulamalıdır.
Sonuç olarak, 7589 sayılı Kanun ile gelen kısmi dava rejimi, belirsiz alacak davasına göre daha disiplinli bir dilekçe tekniği gerektirmektedir. Dava dilekçesindeki en küçük hatanın, artırım aşamasında ve temyiz sürecinde telafisi zor sonuçlar doğurabileceği unutulmamalıdır. Bu analiz, avukatlara yeni dönemin usul kurallarını titizlikle uygulama imkanı sunmaktadır.
(Makale yaklaşık 1100 kelime olup, HMK maddeleri, Yargıtay kararları, 6 kritik nokta, örnek talep sonucu ve karşılaştırmalı tablo detaylı şekilde ele alınmıştır.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Bulgaristan Vatandaşlık Dosyalarında Kritik Hatalar ve Süre Kaçırmaktan Nasıl Kaçınılır? Avukat Gözüyle Pratik Rehber
Bulgaristan vatandaşlık başvurularında en sık karşılaşılan hatalar, eksik belgeler, yanlış apostil ve tercümeler ile idari sürelerin kaçırılmasıdır. Bu makalede, Adalet Bakanlığı süreçlerini, statü kodlarını ve avukatların kritik rolünü detaylı olarak ele alıyoruz.
Hukuk Sistemi Nasıl Gelişir? Avukat ve Akademisyenlerin Sistemsel Önerileri
Hakim-savcı alımında liyakat, avukatlık kıdemi şartı, barolarda reform, kollukta savcı bulundurma zorunluluğu ve arabuluculukta telekonferans sınırlaması gibi köklü reform önerileri hukuk profesyonelleri açısından detaylı incelendi.