7589 Sayılı 12. Yargı Paketi: Dolandırıcılık Suçunda İndirim, HAGB Düzenlemeleri, Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması ve İcra Satışında Yeni Kurallar
Lawantra
19.07.2026
16.07.2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“12. Yargı Paketi”), ceza, icra ve hukuk muhakemesi hukukunda köklü değişiklikler getirmiştir. Prof. Dr. Ersan Şen, Doç. Dr. Anıl Köroğlu ve Av. Ertekin Aksüt tarafından kaleme alınan analiz, paketin en kritik hükümlerini detaylı biçimde ele almaktadır.
I. TCK m. 158/4 – Hesap Kullandıranlara Yarı Oranında İndirim
Kanunun 13. maddesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine 4. fıkra eklenmiştir. Buna göre, TCK m. 157 ve m. 158’de düzenlenen dolandırıcılık suçlarına iştirakin, banka/kredi kartı veya hesap bilgilerini başkasına vermek fiiliyle sınırlı kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecektir. Bu, cezasızlık değil, cezada indirim hükmüdür.
Geçici Madde 6 ve 7 ile geçiş hükümleri düzenlenmiştir. Kanun yolu incelemesindeki dosyalar bozularak ilk derece mahkemesine gönderilecek, infaz aşamasındaki hükümlüler ise 6 ay içinde zararı giderirlerse TCK m. 168/2’deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecektir. Zarar giderilinceye kadar infazın ertelenmesi veya durdurulması mümkün değildir.
Uygulamada bu düzenleme, özellikle banka hesaplarının dolandırıcılık suçlarında kullanılmasında faillerin cezalarını önemli ölçüde azaltacaktır. Avukatlar, müvekkillerine bu indirimden yararlanmak için zararın giderilmesi stratejisi önerebileceklerdir.
II. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Rejimi
7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle CMK m. 231/5-14 yeniden düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 10.07.2025 tarihli iptal kararından sonra kabul edilen bu hükümler, HAGB kararlarına istinaf ve temyiz yolunu açık tutmakta, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıkların incelenmesini öngörmektedir.
Yeni düzenlemede HAGB uygulanmayacak suçlar arasına işkence, eziyet ve Anayasa m. 17 kapsamında kötü muamele suçları eklenmiştir. Denetim süresi 5 yıl olarak belirlenmiş, bu süre içinde kasıtlı suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırılık halinde hükmün açıklanacağı hükme bağlanmıştır.
III. Medeni Usul Hukukunda Köklü Değişiklik: Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması
HMK m. 107 yürürlükten kaldırılmıştır. Gerekçe, 15 yıllık uygulamanın yarattığı tereddütler ve yargılamaların uzamasıdır. Bunun yerine HMK m. 109’a 4. fıkra eklenerek, kısmi davada iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırım imkanı getirilmiştir. Zamanaşımı, artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır.
Bu değişiklik, avukatların dava stratejilerini kökten etkileyecektir. Kısmi dava ile zamanaşımı riskini bertaraf etmek mümkün hale gelmiştir. Ancak silahların eşitliği ilkesi bakımından karşı tarafa dezavantaj yaratma riski de mevcuttur.
IV. İcra ve Satış Mevzuatındaki Değişiklikler
İİK m. 114’te yapılan değişikliklerle:
- Miras yoluyla edinilen ve üçüncü kişi mülkiyeti bulunmayan taşınmazlarda ortaklığın satışında ilk artırma sadece mirasçılar arasında yapılacaktır.
- Paydaşların artırmaya katılması halinde teminat alma zorunluluğu kaldırılmıştır.
- Elektronik satış portalında teklif oranları yeniden belirlenmiştir.
- İhale bedelini yatırmayan ihale alıcısına idari para cezası getirilmiştir.
Bu düzenlemeler, mirasçıların taşınmazı mümkün olduğunca kendi aralarında tutmalarını teşvik etmekte, ihalenin feshi riskini azaltmaktadır. Ancak rekabetin azalması nedeniyle bedelin düşük kalma ihtimali de eleştirilmektedir.
Avukatlar İçin Değerlendirme ve Strateji Önerileri
- Yargı Paketi, ceza hukukunda indirim mekanizmalarını genişletirken, hukuk muhakemesi hukukunda belirsiz alacak uygulamasını sona erdirmektedir. Avukatların yeni dönemde:
- Dolandırıcılık dosyalarında TCK m. 158/4 indirimini etkin şekilde talep etmesi,
- Kısmi dava stratejilerini gözden geçirmesi,
- İcra satışlarında mirasçı öncelikli artırma usulünü müvekkillerine anlatması,
- HAGB kararlarına karşı istinaf/temyiz yollarını bilinçli kullanması gerekmektedir.
Paket, yargı sisteminin etkinliğini artırmayı amaçlamakta ancak bazı hükümlerin (özellikle kısmi dava artırımının) pratikte yeni uyuşmazlıklara yol açması muhtemeldir. Hukuk profesyonelleri, geçiş hükümlerini ve Yargıtay’ın oluşacak içtihatlarını yakından takip etmelidir.
Sonuç olarak 7589 sayılı Kanun, hem maddi hukuk hem usul hukuku bakımından geniş yankı uyandıracak bir pakettir. Avukatlar için hem yeni imkanlar hem de yeni yükümlülükler getirmektedir. (Toplam 924 kelime)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi: Muris Muvazaası ve Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin İptali – 2025/2225 E., 2025/3309 K.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, muris muvazaası iddiasıyla açılan davalarda satış vaadi sözleşmesinin geçerliliği, ispat yükü ve usul kurallarının uygulanması konusunda önemli bir onama kararı vermiştir. Karar, miras hukukunda mal kaçırma amaçlı işlemlerin denetlenmesi açısından avukatlara yol gösterici niteliktedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi: Malik Olmayan Kişinin Satış Vaadi Sözleşmesi ve Tazminat Sorumluluğu – 2022/3453 E., 2023/4195 K.
Yargıtay, satış vaadi sözleşmesinin yapılma tarihinde malik olmayan kişinin taahhüdünün geçerli olduğunu, ancak dava tarihinde malik değilse ifa olanağının bulunmadığını, bu durumda tapu iptali ve tescil talebinin reddi ile tazminat talebinin ise dava tarihi rayiç değeri üzerinden kabulü gerektiğini hükme bağlamıştır.