2026 Konkordato Gider Avansı Tarifesi Yürürlüğe Girdi
Lawantra
26.08.2026
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan Konkordato Gider Avansı Tarifesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 285. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tarife, konkordato talep eden borçlunun mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu avansın miktarını, kapsamını ve iade usullerini ayrıntılı olarak belirlemektedir. Bu düzenleme, özellikle iflas hukukuyla uğraşan avukatlar ve şirket hukukçuları için kritik öneme sahiptir.
Tarifenin amacı, konkordato talebi sırasında karşılanması gereken tebligat, posta, ilan, bilirkişi, konkordato komiseri ücretleri ile iflas gideri gibi masrafların standart bir çerçevede karşılanmasını sağlamaktır. Talep eden, konkordato dilekçesiyle birlikte bu avansı yatırmak zorundadır.
Yeni tarifeye göre konkordato gider avansı aşağıdaki kalemlerden oluşmaktadır:
- Bildirilen alacaklı sayısının üç katı tutarında tebligat gideri,
- Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanacak yedi adet ilan bedelinin asgari tutarı olan 2.600,00 TL,
- Resmî İlan Fiyat Tarifesinde belirlenen Basın-İlan Kurumu resmî ilan portalında yapılacak yedi adet ilan bedelinin asgari tutarı,
- İlgili kurum ve kuruluşlara yapılacak bildirim için elli adet iadeli taahhütlü posta ücreti,
- Bir bilirkişi için Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen ücretin üç katı tutarı,
- Konkordato komiseri için asgari 3.380,00 TL üzerinden hesaplanan, geçici mühlet süresini kapsayacak şekilde beş aylık ücret tutarı,
- Diğer iş ve işlemler için 1.690,00 TL,
- İflasa tabi olanlar yönünden 68.900,00 TL iflas gideri.
İflasa tabi olmayan borçlular bakımından mahkemece yukarıdaki gider avansından indirim yapılabilecektir. Bu hüküm, konkordatonun amacına uygun olarak gereksiz masraf yükünün azaltılmasına imkân tanımaktadır.
Gider avansının kullanılmayan kısmı, hükmün kesinleşmesinden sonra talep sahibine iade edilecektir. İade, talep edenin bildirdiği hesap numarasına elektronik ortamda yapılabileceği gibi, hesap numarası bildirilmemişse masrafı avanstan karşılanmak üzere PTT aracılığıyla ödemeli olarak da gönderilebilecektir.
Avansın yargılama sırasında yetersiz kaldığının anlaşılması halinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca eksik kısım ikmal ettirilecektir. Tarife, 15 Mart 2018 tarihinden sonra yapılan konkordato taleplerinde uygulanmakta olup, önceki tarife yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu düzenleme, konkordato sürecinin öngörülebilirliğini artırmakta ve avukatların müvekkilleri adına hazırlayacakları konkordato dosyalarında masraf kalemlerini daha isabetli biçimde hesaplamalarına olanak sağlamaktadır. Özellikle alacaklı sayısı yüksek dosyalarda tebligat giderinin üç katı üzerinden hesaplama yapılması, avans miktarının önemli ölçüde artmasına yol açabileceğinden, avukatların bu hususa dikkat etmeleri gerekmektedir.
Tarifenin getirdiği net rakamlar, iflas ve konkordato hukuku uygulayıcılarının standartlarını yükseltmekte, mahkemeler arasında uygulama birliğinin sağlanmasına katkı sunmaktadır. Hukuk profesyonelleri, konkordato talebi hazırlıklarında bu tarifeyi referans alarak müvekkillerini olası masraf yükü konusunda aydınlatmalı ve strateji geliştirirken bu rakamları dikkate almalıdır.
Okuma süresi: 7 dakika
Etiketler: Konkordato, Gider Avansı, İcra ve İflas Kanunu, 2004 sayılı Kanun, Konkordato Komiseri, İflas Gideri, Adalet Bakanlığı Tarifesi
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yurt Dışından Temin Edilen ve SGK Tarafından Karşılanmayan İlaçlarda Hukuki Uyuşmazlıklar ve Güncel Mevzuat
Yüksek maliyetli nadir hastalık ilaçlarında temin izni ile SGK geri ödeme yükümlülüğü arasındaki hukuki ayrım, Anayasa Mahkemesi kararları ve 2026 düzenlemeleri ışığında avukatlar için kritik önem taşımaktadır.
Kişisel Verilerin Korunmasında “Alenileştirme” Kavramı ve Anayasa m.38 Kapsamında Kanunilik İlkesi
Anayasa Mahkemesi, Viennalife Emeklilik ve Hayat A.Ş. kararında (B. No: 2020/32193) KVKK kapsamında uygulanan idari para cezasını “suçta ve cezada kanunilik” ilkesi açısından incelemiş ve “alenileştirme amacı” kavramının kanunda yer almaması nedeniyle Anayasa m.38’in ihlal edildiğine hükmetmiştir.