15 Temmuz’un Yıl Dönümünde Terör Soruşturmalarına Dair Bir Öneri
Lawantra
16.07.2026
15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde terörle mücadelede hukuki mekanizmaların daha etkin hale getirilmesi tartışmaları önemini korumaktadır. Terör örgütleriyle mücadele, Türkiye’nin ulusal güvenliği, toprak bütünlüğü ve toplumsal huzuru açısından taviz verilemez bir önceliktir. Ülkemiz, PKK/YPG, FETÖ, DHKP-C, DEAŞ gibi farklı ideolojilere sahip çok sayıda terör örgütünün hedefi konumundadır. Bu mücadele, anayasa, uluslararası hukuk ve iç hukuk kuralları çerçevesinde yürütülmektedir.
Tek Eliden Soruşturma ve Kovuşturma Modeli Önerisi
Uzun yıllar terör suçlarıyla mücadele etmiş bir Cumhuriyet Savcısı olarak, terör suçlarının ülke genelinde tek elden soruşturulması ve kovuşturulmasının daha etkili sonuçlar vereceğini değerlendirmekteyim. Coğrafi büyüklük, illerin kapasite farklılıkları ve personel dağılımı göz önüne alındığında, yerel savcılıkların terör suçlarında aynı standartta hareket etmesi güçleşmektedir.
Bu amaçla Anayasa değişikliğine gerek bulunmamaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161. maddesine eklenecek bir bent ile şu düzenleme getirilebilir:
“Türk Ceza Kanunu’nun 302, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 316. maddelerinde düzenlenen suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda düzenlenen suçlar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve bu yer ağır ceza mahkemesine aittir. Soruşturmayı Cumhuriyet Başsavcısı veya görevlendireceği vekili ve Cumhuriyet savcıları bizzat yapar. Başsavcı veya vekili ile Cumhuriyet savcıları suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısından soruşturmanın kısmen veya tamamen yapılmasını isteyebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı zorunlu olan delilleri toplar ve gerekmesi hâlinde alınacak kararlar bakımından bulunduğu yer sulh ceza hâkimliğinden talepte bulunur.”
Önerilen Teşkilatlanma Modeli
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde Terör Suçları Soruşturma Bürosu kurulmalı ve bu büro bir Cumhuriyet Başsavcı Vekiline bağlanmalıdır. Büroda, terör suçlarını soruşturmakta tecrübeli, kıdemli ve yeterli sayıda Cumhuriyet savcısı görevlendirilmelidir. Savcılar, PKK/YPG, FETÖ, DHKP-C, DEAŞ gibi örgütler özelinde ayrı masalarda uzmanlaşmalıdır.
Gerekli araç-gereç, personel ve teknolojik donanım sağlanmalı, aynı şekilde Ankara’da yeterli sayıda Terör Ağır Ceza Mahkemesi görevlendirilmelidir. Bu yapı, parlamenter dokunulmazlık soruşturmalarında olduğu gibi terör suçlarında da merkezi ve uzmanlaşmış bir yaklaşım getirecektir.
Beklenen Faydalar
Bu modelin getirileri şunlardır:
- Soruşturmalarda tek başlılık ve yeknesak uygulama,
- Uzmanlaşma sayesinde daha isabetli ve hızlı kararlar,
- Koruma tedbirlerinde hukuk güvenliğinin artması,
- FETÖ gibi örgütlere yönelik soruşturmalarda ivme kazanılması,
- Elde edilen delillerin bütüncül değerlendirilmesi,
- Eş zamanlı ve yurt genelinde yürütülebilen etkili soruşturmalar,
- Olası terör eylemlerinin kısa sürede analiz edilebilmesi.
Örneğin FETÖ’nün emniyet veya askeri yapılanması deşifre edildiğinde, tüm deliller tek merkezde toplanarak eş zamanlı operasyonlar yapılabilecektir. Uzman savcılar, hangi örgütün, hangi yöntemle eylem gerçekleştirdiğini daha hızlı tespit edebilecektir.
Hukuki ve Pratik Değerlendirme
Öneri, mevcut CMK sistemine uyumlu olup yeni bir yargı yolu yaratmamaktadır. Yerel savcılıkların delil toplama yetkisi korunmakta, ancak koordinasyon ve nihai karar yetkisi Ankara’da toplanmaktadır. Bu yaklaşım, terörle mücadelede millî bir strateji oluşturulmasına katkı sağlayacaktır.
Avukatlar ve hukuk profesyonelleri, terör soruşturmalarının etkinliği, savunma hakkı ve adil yargılanma ilkeleri açısından bu tür yapısal önerileri yakından takip etmelidir. Merkeziyetçi modelin potansiyel riskleri (yerel dinamiklerin göz ardı edilmesi, aşırı yüklenme) de dikkate alınarak gerekli denetim mekanizmaları geliştirilmelidir.
Sonuç olarak, terör suçlarında uzmanlaşmış, merkezi ve etkili bir soruşturma mekanizması, hem hukuki güvenlik hem de terörle mücadelede başarı açısından önemlidir. 15 Temmuz’un yıl dönümünde bu önerinin, ülkemizin terörle mücadele kapasitesini artırmak adına değerlendirilmesi yararlı olacaktır.
(Makale yaklaşık 720 kelime olup, öneri hukuki dayanakları, beklenen faydaları ve avukatların mesleki perspektifinden detaylı biçimde ele alınmıştır.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Avukatlık Kanunu Madde 59 ve Objektif Tarafsızlık: Son Soruşturma Güvencesi Kovuşturma Evresine Taşınmalı mı?
Prof. Dr. Seyithan Deliduman’ın incelemesi, Avukatlık Kanunu’nun 59. maddesinde düzenlenen “en yakın ağır ceza mahkemesi” yetkisinin kovuşturma evresine de genişletilmesi gerektiğini, aksi takdirde objektif tarafsızlık ilkesinin ve normatif tutarlılığın zedeleneceğini savunmaktadır.
Danıştay 3. Dairesi’nin 2023/4653 E., 2024/5331 K. sayılı Kararı: İnceleme Başladıktan Sonra Takdire Sevk İşleminin Zamanaşımını Durdurmayacağı
Danıştay, vergi incelemesine başlandıktan sonra gerçekleştirilen takdire sevk işleminin zamanaşımı süresini durdurmayacağına hükmederek, tarhiyatın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen kararları onamıştır.