12. Yargı Paketi TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi: İcra, İdari Yargı, Ceza ve Hukuk Usulü Kanunlarında Önemli Değişiklikler
Lawantra
18.07.2026
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'u kabul etmiştir. Bu kapsamlı düzenleme, Anayasa Mahkemesi'nin çeşitli iptal kararları doğrultusunda hazırlanmış olup, icra-iflas hukuku, idari yargılama usulü, ceza muhakemesi, hukuk muhakemeleri, adli tıp ve tazminat hukuku alanlarında köklü değişiklikler öngörmektedir. Avukatlar ve hukuk profesyonelleri için usul ekonomisi, tek hakim yetkisinin genişletilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) rejimi, idari para cezaları ve miras ortaklığının giderilmesi gibi konularda pratik etkileri olan bir paket niteliğindedir.
Paketin en dikkat çeken düzenlemelerinden biri İcra ve İflas Kanunu'nda yapılmıştır. Miras yoluyla edinilen ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmayan taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde, ilk artırmanın yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu usul bir defaya mahsus uygulanacaktır. Elektronik satış portalı ilanlarında da önemli standartlar getirilmiştir. Alacaklıların teminat muafiyeti, Hazine'nin teminattan muafiyeti, artırma tekliflerinin muhammen bedelin yüzde 50'si veya 100'ü oranında olması gerektiği, ihale bedelini yatırmayan alıcının teminatının satış masraflarına mahsubu, idari para cezası uygulanması ve bu cezanın Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca tahsili gibi detaylı kurallar ihdas edilmiştir. Bu değişiklikler, miras ortaklıklarının giderilmesinde aile içi uyuşmazlıkları azaltmayı ve satış sürecini daha adil hale getirmeyi hedeflemektedir.
Noterlik Kanunu'nda yapılan değişikliklerle noterlik evrak ve defterlerinin incelenmesi usulü yeniden düzenlenmiştir. Mahkeme, sulh ceza hakimliği, cumhuriyet başsavcılığı veya yetkili resmi daireler tarafından istenen evrakın aslının veya onaylı örneğinin elektronik ortamda veya fiziki olarak iletilmesi, yevmiye numarası verilmemesi ve harç, vergi, değerli kağıt ücreti alınmaması öngörülmüştür. Bu düzenleme, noterlik işlemlerinin dijitalleşmesi ve yargı mercileriyle koordinasyonunun artırılması açısından önemlidir.
Danıştay Kanunu'nda da değişiklik yapılmıştır. 2016'dan itibaren Danıştay daire sayısının 10'a düşürülmesine yönelik sürenin 23 Temmuz 2026'dan 23 Temmuz 2030'a uzatılması ve boşalan her iki üyelik için bir üye seçimi uygulamasından vazgeçilmesi kararlaştırılmıştır. Bu, Danıştay'ın yapısal istikrarını korumayı amaçlamaktadır.
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'da tek hakimle çözümlenecek dava kapsamı genişletilmiştir. Düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç, konusu 486 bin lirayı aşmayan iptal ve tam yargı davaları, belirli disiplin cezaları, sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi, burs işlemleri, geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin, uyarma cezası, meslek disiplin cezaları ve 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç Vatandaşlara Aylık Bağlanması Kanunu'ndan doğan davalar tek hakim tarafından görülecektir. Vergi mahkemelerinde de 486 bin lirayı aşmayan davalar tek hakimce karara bağlanacaktır. Bu değişiklik, idari yargıda iş yükünü azaltmayı ve yargılamaların hızlanmasını hedeflemektedir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda istinaf ve temyiz usulleri yeniden düzenlenmiştir. Bölge idare mahkemesi, ilk derece kararını hukuka uygun bulursa gerekçesini değiştirerek veya maddi hataları düzelterek istinaf başvurusunu reddedebilecektir. Belirli usul eksikliklerinde (görevsizlik, hasımsızlık, eksik inceleme, duruşmasız karar gibi) kararı kaldırıp dosyayı gönderecek, ancak bazı hallerde eksikliği kendisi gidererek karar verebilecektir. Temyiz sınırı da güncellenmiştir. Tek hakim kararlarında, belirli kanunlardan kaynaklanan davalarda ve sadece vekalet ücreti/yargılama giderlerine ilişkin kararlarda temyiz yolu kapatılmıştır. 2026 yılı için 55 bin liralık fark sınırı getirilmiştir. Bu düzenlemeler, istinaf ve temyiz kanun yollarının etkinliğini artırmayı ve usul ekonomisini sağlamayı amaçlamaktadır.
Adli Tıp Kurumu Kanunu'nda uzmanlık ve doktora şartı, görev sürelerinin 4 yıla indirilmesi gibi değişiklikler yapılmıştır. Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda hakim ve savcı yardımcılarının eğitim müfredatı genişletilmiş, yazılı ve sözlü sınav kriterleri belirlenmiştir. Ayrıca hakimlik/savcılık mesleğinin gerektirdiği konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası verilmesi hükme bağlanmıştır.
Türk Ceza Kanunu'nda dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, banka/kredi kartı veya hesap bilgilerini başkasına vermekle sınırlı olması halinde cezanın yarı oranında indirileceği düzenlenmiştir. Bu, IBAN kiralama gibi suçlarda asıl fail ile bilgi sağlayan arasındaki kusur farkını dikkate alan dengeli bir yaklaşımdır.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nda genetik inceleme sonuçlarının kimlik bilgileri arındırılmış şekilde mahsus sisteme kaydedilmesi, 20 yıl sonra yok edilmesi, silinme talebi ve istisnai kullanım usulleri getirilmiştir. HAGB rejimi de yeniden düzenlenmiştir. 2 yıl veya daha az hapis veya adli para cezalarında HAGB kararı verilebilmesi için önkoşullar (kasıtlı suçtan mahkumiyet olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati, zararın giderilmesi) belirlenmiş, denetim süresi 5 yıl olarak uzatılmış, yükümlülükler detaylandırılmıştır. İşkence, eziyet ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamındaki kötü muamele suçlarında HAGB uygulanmayacaktır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın Ceza Genel Kurulu'na itiraz süresi 3 ay olarak belirlenmiştir. Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilmesi ancak sorgusu yapılmamışsa mahkumiyet verilememesi kuralı getirilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nda kanuni faiz oranı, TCMB önceki yıl 31 Aralık reeskont oranının yüzde 80'i olarak belirlenmiştir. Yarım yılda oran değişimi halinde 30 Haziran oranı esas alınacaktır. Tazminat hesaplamalarında haksız fiil veya zarar tarihi ile karar tarihi itibarıyla faiz işletilmesi ve ödenen bedellerin oransal mahsubu düzenlenmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nda vesayet altındaki kişilerin taşınır ve taşınmaz satışlarının UYAP entegrasyonlu elektronik satış portalında açık artırma ile yapılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu hüküm yayımından 3 ay sonra yürürlüğe girecektir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda belirsiz alacak davası kurumu yürürlükten kaldırılmış, alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırım imkanı tanınmıştır. Duruşmalar arası süre 3 ay ile sınırlandırılmış, zorunlu hallerde gerekçeli uzatma mümkün kılınmıştır. Davaların birleştirilmesi ve ayrılması usulleri, istinaf ve temyiz kanun yolları netleştirilmiştir. Parasal sınırların altında kalan farklar için temyiz yolu kapatılmıştır.
Geçiş hükümleriyle, paketin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilan edilen artırmalar, açılan davalar ve verilen hükümler bakımından eski hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Dolandırıcılık suçlarında paketin yürürlüğe girmesinden önce hüküm verilen dosyalar için bozma ve etkin pişmanlık imkanı tanınmıştır.
Genel Kurul'da iki madde (Yargıtay, BAM ve ilk derece mahkemesi ilamlarına ilişkin icra hükmü ile CMK'daki bilgisayar arama hükmü) önergeyle metinden çıkarılmıştır. Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, paketin ceza adaletini güçlendirdiğini, organize dolandırıcılıkla mücadelede dengeli bir yaklaşım getirdiğini vurgulamıştır.
Bu paket, yargı sisteminin dijitalleşmesi, usul sadeleştirmesi, tek hakim uygulamasının yaygınlaştırılması, HAGB'nin daha etkin kullanılması ve rekabetçi suçlarda kusur farkının dikkate alınması bakımından önemli reformlar içermektedir. Avukatlar açısından, yeni usul kurallarına uyum, temyiz sınırlarının takibi, miras ortaklığı davalarında artırma stratejisi ve tazminat hesaplamalarında faiz rejimi gibi konularda mesleki hazırlık gerektirmektedir. Paketin yürürlüğe girmesiyle birlikte Yargıtay ve Danıştay içtihatlarının da bu değişiklikleri dikkate alması beklenmektedir. Düzenleme, yargının etkinliğini artırma hedefiyle uyumlu, ancak uygulama aşamasında ortaya çıkabilecek yorum farklılıklarının da izlenmesi gereken bir mevzuat çalışmasıdır.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
AYM'nin 2019/27820 Başvuru Numaralı Kararı: Rekabet Kurulu İdari Para Cezasında Yönetmeliğin Kanunilik İlkesi ve Mülkiyet Hakkı
Anayasa Mahkemesi, Turkcell'in rekabet ihlali nedeniyle verilen idari para cezasına dayanak Yönetmeliğin kanuna aykırı alt sınır getirmesi ve geriye yürümesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Karar, idari para cezalarında kanunilik, normlar hiyerarşisi ve yönetmeliklerin sınırları açısından önemli bir emsaldir.
AYM'nin 2021/5664 Başvuru Numaralı Kararı: Reyhanlı Terör Saldırısında İdarenin Hizmet Kusuru ve Yaşam Hakkının Usul Boyutu
Anayasa Mahkemesi, 2013 Reyhanlı terör saldırısında yakınlarını kaybeden başvurucuların tam yargı davasında idarenin hizmet kusurunun yeterince incelenmemesi nedeniyle yaşam hakkının usul boyutunun ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Karar, idari yargıda delil değerlendirmesi, süre aşımı ve hizmet kusuru sorumluluğu açısından önemli içtihatlar içermektedir.