12. Yargı Paketi: Belirsiz Alacak Davası Kaldırılıyor, Genişletilmiş Kısmi Dava Sistemi Geliyor
Lawantra
18.07.2026
Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmıştır. Paket, özellikle belirsiz alacak davası uygulamasında köklü değişiklikler getirmektedir.
En önemli yenilik, belirsiz alacak davasının (HMK m. 107) tamamen kaldırılması ve yerine HMK m. 109’daki kısmi dava kurumunun genişletilerek kullanılmasıdır. Uygulamada mahkemeler ile Yargıtay daireleri arasında “alacağın belirlenebilirliği” konusunda ciddi görüş ayrılıkları yaşanmakta, bu da davaların usulden reddine ve zamanaşımı riskine yol açmaktaydı. Yeni sistemde, alacağın bir kısmı dava edilse dahi, yargılama sırasında kalan kısım için zamanaşımı, davanın açıldığı tarihten itibaren kesilmiş sayılacaktır. Böylece belirsiz alacak davasının en önemli avantajı olan zamanaşımı kesme etkisi, genişletilmiş kısmi davaya taşınmış olmaktadır.
Kanun, geçiş hükmü ile derdest olan belirsiz alacak davalarının eski hükümlere göre görülmeye devam edeceğini açıkça düzenlemiştir. Bu düzenleme, avukatların mevcut dosyalarında usul stratejilerini gözden geçirmelerini zorunlu kılmaktadır.
Pakette ayrıca noterlik işlemlerinde dijitalleşme öngörülmüştür. Noterler, istenen evrak asıllarını elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile ilgili resmi dairelere gönderebilecek, resmi dairelerin evrak taleplerinden harç, vergi veya değerli kağıt bedeli alınmayacaktır.
Danıştay yapısındaki değişiklikler ise ertelenmiştir. Daire sayısının 10’a düşürülmesi 2030 yılına ertelenirken, boşalan her iki üyelik için tek üye seçilmesi uygulamasından da 4 yıl süreyle vazgeçilmiştir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında mirasçılara öncelik tanınmış, ilk açık artırmanın yalnızca mirasçılar arasında yapılacağı hükme bağlanmıştır. İdari yargıda tek hakimle bakılacak dava türleri ve istinaf kuralları yeniden belirlenmiştir.
Ceza hukuku bakımından önemli düzenlemeler de getirilmiştir. IBAN veya banka hesabı bilgilerini vererek dolandırıcılığa iştirak eden kişilere verilecek ceza yarı oranında indirilebilecektir. Mağdurun zararının soruşturma aşamasında giderilmesi halinde ceza 2/3, kovuşturma aşamasında giderilmesi halinde ise yarı oranında indirilecektir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) mekanizması da Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda revize edilmiştir. HAGB kararlarına karşı artık istinaf yolu açılmış, BAM kararları Yargıtay denetimine tabi tutulmuştur. İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle kötü muamele suçlarında HAGB uygulanamayacağı hükme bağlanmıştır.
Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda iki duruşma arasındaki sürenin üç aydan fazla olamayacağı, zorunlu hallerde hakimin gerekçesini tutanağa yazmak zorunda olduğu da düzenlenmiştir.
Avukatlar açısından paket, özellikle alacak davalarında zamanaşımı riskini azaltan genişletilmiş kısmi dava sisteminin getirdiği stratejik imkanlar, noterlik süreçlerindeki dijital dönüşümün pratik etkileri ve ceza dosyalarındaki indirim hükümlerinin uygulanma usulleri bakımından yakından takip edilmesi gereken bir düzenleme bütünüdür. Geçiş hükümlerinin derdest dosyalar üzerindeki etkisi, önümüzdeki dönemde yoğun hukuki tartışmalara konu olacaktır.
(Word count: 678)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
12. Yargı Paketi TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi: İcra, İdari Yargı, Ceza ve Hukuk Usulü Kanunlarında Önemli Değişiklikler
TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilen 12. Yargı Paketi, İcra ve İflas Kanunu'ndan idari yargı usulüne, Ceza Muhakemesi Kanunu'ndan Türk Borçlar Kanunu'na kadar geniş bir yelpazede değişiklikler getirmektedir. Paket, mirasçılara öncelikli artırma hakkı, tek hakim kapsamının genişletilmesi, HAGB düzenlemeleri, dolandırıcılık iştirakinde indirim ve faiz hesaplamalarında TCMB reeskont oranı gibi önemli reformlar içermektedir.
AYM'nin 2019/27820 Başvuru Numaralı Kararı: Rekabet Kurulu İdari Para Cezasında Yönetmeliğin Kanunilik İlkesi ve Mülkiyet Hakkı
Anayasa Mahkemesi, Turkcell'in rekabet ihlali nedeniyle verilen idari para cezasına dayanak Yönetmeliğin kanuna aykırı alt sınır getirmesi ve geriye yürümesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Karar, idari para cezalarında kanunilik, normlar hiyerarşisi ve yönetmeliklerin sınırları açısından önemli bir emsaldir.