Yasa Dışı Bahis Suçlarında Erişim Sağlanan Bahis Sitelerinin Yurt Dışı Kaynaklı Olup Olmadığının Tespiti ve Yargıtay Uygulaması
Lawantra
25.06.2026
Teknolojik gelişmelerle birlikte bahis ve şans oyunları faaliyetleri büyük ölçüde dijital platformlara kaymış, bu durum ceza hukuku uygulamasında yeni sorunları da beraberinde getirmiştir. Özellikle yurt dışı merkezli bahis sitelerine Türkiye’den erişim sağlanması, 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen suç tiplerinin vasfını ve uygulanacak cezayı doğrudan etkilemektedir.
7258 Sayılı Kanun m.5/1-a ve m.5/1-b İlişkisi
Kanun’un 5/1-a maddesi, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ile şans oyunlarını oynatan veya oynanmasına imkân sağlayanları cezalandırmaktadır. Aynı maddenin (b) bendi ise “yurt dışında oynatılan” bahis veya şans oyunlarına internet veya sair yollarla erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân tanınmasını, temel suçun nitelikli hali olarak daha ağır yaptırıma bağlamıştır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihatları, 5/1-b bendinin 5/1-a bendinde düzenlenen suçun nitelikli hali olduğunu açıkça kabul etmektedir. Bu nedenle, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında erişim sağlanan platformun yurt dışı kaynaklı olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi, suç vasfının doğru tayini açısından zorunludur.
Yargıtay’ın Önemli Kararları ve Eksik İnceleme Sorunu
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/15525 E., 2021/10533 K. sayılı kararında, sanıkların eyleminin hangi bent kapsamında kaldığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, aksi halde her iki bentten ayrı ayrı hüküm kurulmasının fazla ceza tayinine yol açacağını belirterek bozma kararı vermiştir. Benzer şekilde 2023 tarihli kararlarında da, hüküm fıkrasında “5/1-a-b” şeklinde hatalı kanun maddesi gösterilmesinin bozma nedeni olduğu vurgulanmıştır.
Daha kritik bir kararında Yargıtay, bahis kuponlarının ele geçirildiği ve sanığın ikrarının bulunduğu bir olayda dahi, bahis sitelerinin yurt dışı kaynaklı olup olmadığının teknik inceleme ve bilirkişi raporu ile araştırılmadığını tespit etmiş ve bunu eksik inceleme olarak nitelendirmiştir. Kararda, lig ve müsabakaların yurt dışı kaynaklı olmasının tek başına yeterli olmadığı, asıl olarak erişim sağlanan sitenin yurt dışı kaynaklı olduğunun somut olarak tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu tespitin yapılmaması halinde sanığın ancak 5/1-a maddesi kapsamında sorumlu tutulabileceği ifade edilmiştir.
Bu içtihat, ikrarın varlığına rağmen teknik ve elektronik delillerin titizlikle incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ceza muhakemesinin maddi gerçeğe ulaşma amacı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi (CMK m.160, Anayasa m.38), bu zorunlu araştırmayı gerektirmektedir.
Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Uygulamada bazı mahkemelerin 5/1-a ve 5/1-b’yi bağımsız suçlar gibi değerlendirerek fikri içtima yoluyla ayrı ayrı ceza verdiği görülmektedir. Yargıtay ise bu yaklaşımı reddetmekte, nitelikli halin varlığı halinde yalnızca 5/1-b’den hüküm kurulması gerektiğini belirtmektedir.
Ceza avukatları, müvekkilleri adına savunma stratejisi geliştirirken şu hususlara dikkat etmelidir:
- Erişim sağlanan sitenin yurt dışı kaynaklı olup olmadığının BTK kayıtları, WHOIS sorguları, sunucu lokasyonları ve bilirkişi raporu ile kesinleştirilmesi,
- Bilirkişi raporunda bu konuya ilişkin somut ve teknik değerlendirme bulunup bulunmadığının denetlenmesi,
- Tespit eksikliği halinde CMK m.217 ve m.230 uyarınca eksik soruşturma itirazının yapılması,
- Yargıtay içtihatlarının karar gerekçelerinde titizlikle yer almasının sağlanması.
Sonuç
7258 sayılı Kanun m.5/1-b kapsamında mahkûmiyet için, erişim sağlanan bahis sitelerinin yurt dışı kaynaklı olduğunun uzman bilirkişi aracılığıyla kesin biçimde ortaya konulması zorunludur. Yargıtay’ın istikrarlı uygulaması, bu araştırmanın yapılmamasını bozma nedeni kabul etmekte ve sanığın ikrarı olsa dahi bu zorunluluğun ortadan kalkmayacağını vurgulamaktadır.
Bu yaklaşım, ceza yargılamasının temel ilkelerine uygun olup, avukatların müvekkil haklarını korurken teknik delillere ve usul kurallarına hakim olmasını zorunlu kılmaktadır. Gelecekteki soruşturma ve kovuşturmalarda bu içtihatların dikkate alınması, adil yargılanma hakkının (Anayasa m.36, AİHS m.6) etkili biçimde kullanılmasını sağlayacaktır.
(Word count: 842)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay Kararı: Babaanne ve Dedenin Torunlarla Kişisel İlişki Talebi Reddedildi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, babaanne ve dedenin torunlarla kişisel ilişki talebini reddetmiştir. Karar, babanın yurt dışında yaşamasının olağanüstü hal sayılmayacağını, babaya tanınan kişisel ilişki süresinin yeterli olduğunu vurgulamaktadır.
AYM'nin 2022/6576 Başvuru Numaralı Kararı: Yetki Belgesine Aykırı Taşıma ve İdari Yaptırım
Anayasa Mahkemesi, D2 yetki belgesine aykırı yolcu taşımacılığı nedeniyle verilen idari yaptırımın suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal ettiğine karar vermiştir. Karar, 4925 sayılı Kanun'un 26 ve 34. maddeleri ile Yönetmelik hükümlerinin kanunilik şartını taşımadığını vurgulamaktadır.