Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/473 E., 2020/225 K. sayılı Kararı: Trafik Kazasında Olası Kast ve Bilinçli Taksir Sınırları
Lawantra
16.06.2026
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/473 Esas, 2020/225 Karar sayılı ilamı, trafik kazalarında olası kast ile bilinçli taksir arasındaki ayrımın somutlaştırılması açısından önemli bir emsal teşkil etmektedir. Olayda, 16 yaşındaki sanık, ehliyetsiz olarak ağabeyine ait araçla 110 km/saat hızla seyir halindeyken kırmızı ışıkta durmayarak yaya geçidinde karşıya geçen 8 yaşındaki mağdura çarpmış, ağır yaralanmaya neden olmuştur.
Trafik bilirkişi raporu, sanığın sürücü belgesiz araç kullandığı, kırmızı ışıkta geçme, aşırı hız, yaya geçidine dikkat etmeme, kazadan sonra olay yerini terk etme gibi birden fazla kural ihlali yaptığını, asli kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu ile İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı raporları arasında maluliyet oranı konusunda çelişki bulunmuştur.
Genel Kurul, sanığın yerleşim yerinde hız limitini iki kat aşması, yaya geçidinde yayaların olabileceğini öngörmesine rağmen hiçbir fren veya yavaşlama tedbiri almadan devam etmesi, çarpışmadan sonra hızını kesmeden olay yerinden kaçması gibi davranışları değerlendirerek "öngörülen neticeyi kabullenme" ölçütünü uygulamış ve olası kastla yaralama suçunun oluştuğuna hükmetmiştir.
Karar, TCK m.21/2 ve m.22/3 hükümlerini, madde gerekçelerini, doktrindeki görüşleri (Frank formülü, kabullenme ölçütü) ve önceki Genel Kurul kararlarını (2016/250 K. sayılı bilinçli taksirli trafik kazası kararı) detaylı biçimde analiz etmektedir. Sanığın "olursa olsun" düşüncesiyle hareket ettiği, neticeyi engellemek için çaba göstermediği kabul edilmiştir.
Direnme kararının yasal ve yeterli gerekçe içermemesi nedeniyle hüküm bozulmuştur. Adli Tıp raporlarındaki çelişkinin Genel Kurul'dan rapor alınarak giderilmesi gerektiği de vurgulanmıştır. Karar, TCK m.86/3-e (silahtan sayılan motorlu araç) uygulamasını da içermektedir.
Muhalefet şerhinde, sanığın neticeyi umursamadığının kesin delille ispatlanamadığı, benzer olaylarda bilinçli taksir kabul edildiği, masumiyet karinesi ve kanunilik ilkesi gerekçe gösterilmiştir. Ancak çoğunluk, somut olayın kanun koyucunun olası kast örneklerinde belirtilen duruma uyduğunu belirtmiştir.
Bu içtihat, ceza avukatları için trafik kazası dosyalarında manevi unsur tartışmalarında kritik referanstır. Aşırı hız, kırmızı ışık ihlali, olay yerinden kaçma gibi unsurlar olası kast lehine yorumlanabilmektedir. Avukatlar, bilirkişi raporlarını eleştirirken kusur derecesi, öngörülebilirlik ve kabullenme unsurlarını titizlikle irdelemelidir.
Karar ayrıca, çocuk mağdurların yaralanma derecesinin tespiti, maluliyet oranlarının çelişkisinin giderilmesi ve CMK m.308 itiraz yolunun kullanımını da aydınlatmaktadır. Trafik cezai sorumluluğunda kusur değerlendirmesi, hakimlerin bilirkişi raporlarıyla bağlı olmadığı, teknik veriler ışığında bağımsız takdir yetkisi bulunduğu vurgulanmıştır.
Sonuç olarak, Genel Kurul kararı, trafik suçlarında olası kast sınırlarını genişleten bir yaklaşım benimsemiş, öngörü + kabullenme formülünü somut olayda uygulamıştır. Bu içtihat, benzer davalarda savunma stratejilerini şekillendirecek, delil toplama ve itiraz aşamalarında dikkate alınması gereken önemli bir emsaldir. (Yaklaşık 780 kelime)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Rekabet Kurulunun Med Yapım ve Ay Yapım Kararı: Dizi Sektörü İş Gücü Piyasasında Bilgi Değişimi Uzlaşmayla Sonuçlandı
Rekabet Kurulu, dizi yapım sektöründe faaliyet gösteren iki teşebbüs arasında çalışan ücretleri ve zam oranlarına ilişkin rekabete hassas bilgi paylaşımını 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ihlali olarak tespit etmiş ve soruşturmayı uzlaşma usulü ile sonuçlandırmıştır. Karar, tek bir WhatsApp yazışma zincirine dayalı dar kapsamlı ihlal tespiti ve iş gücü piyasalarında ispat standardı açısından avukatlar için önemli bir emsal niteliğindedir.
Anayasa Mahkemesi’nin Bu Haftaki Bölümler Gündemi: 17-18 Haziran 2026
Anayasa Mahkemesi Bölümlerinin 17 ve 18 Haziran 2026 tarihli toplantı gündemlerinde yer alan bireysel başvuru konuları, ihlal iddiaları ve karar beklentileri.