Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nden Kanun Yararına Bozma: İftira Suçunda Eksik Soruşturma (2025/1956 E., 2025/8071 K.)
Lawantra
20.06.2026
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2025/1956 Esas, 2025/8071 Karar sayılı ilamı, iftira suçuna ilişkin soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısının araştırma yükümlülüğü ve Sulh Ceza Hâkimliği’nin itiraz incelemesi bakımından önemli bir emsal teşkil etmektedir. Karar, özellikle idari disiplin soruşturması ile ceza soruşturması arasındaki ilişkinin doğru kurulması, delillerin tam olarak toplanması ve kanun yararına bozma kurumunun uygulanması açısından ceza hukukçuları için kritik öneme sahiptir.
Olayın ve Yargılamanın Seyri
Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı, şüpheli hakkında iftira suçundan (TCK m. 267) kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Bu karara şikayetçi tarafından yapılan itiraz, Manavgat 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 28.10.2022 tarih ve 2022/1477 D.İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. Adalet Bakanlığı’nın 5271 sayılı CMK m. 309/1 uyarınca yaptığı kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğname düzenlemiş ve dosya Daire’ye intikal etmiştir.
Olayın Maddi Olayı
Şikayetçi, Antalya ili Manavgat ilçesi bir camide imam hatip olarak görev yaptığı dönemde, şüphelinin babasının vefatından sonra diktiği ağaçların kesilmesi ve cami için alınan ses cihazının demirbaş listesine kaydedilmemesi iddialarıyla hakkında idari soruşturma açıldığını, bu soruşturma neticesinde disiplin cezası aldığını ve cezanın idare mahkemesince iptal edildiğini belirterek şüpheli hakkında iftira suçundan işlem yapılmasını talep etmiştir.
Antalya 2. İdare Mahkemesi’nin 29.11.2021 tarih ve 2021/562 E., 2021/1052 K. sayılı kararıyla, şikayetçiye isnat edilen “ağaç dallarının kesilmesi” ve “ses cihazının demirbaş kaydının yapılmaması” iddialarının bir kısmının sübut bulmadığı, bir kısmının ise 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle disiplin cezası iptal edilmiş ve karar 07.04.2022 tarihinde kesinleşmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasında, Kaymakamlıktan istenen belgelerin şikayet konusu idari soruşturmayla ilgili olmadığı, farklı bir disiplin soruşturmasına (cami cemaatini dağıtma, ezanı merkezi sistemden okutma vb.) ait olduğu tespit edilmiştir. Buna rağmen savcılık, şikayet konusu belgeler temin edilmeksizin kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir.
Yargıtay’ın Hukuki Analizi
Daire, 5271 sayılı CMK’nın 160, 170, 172 ve 173. maddelerini ayrıntılı biçimde yorumlamıştır. CMK m. 160’a göre Cumhuriyet Savcısı, suç izlenimi veren bir durumu öğrenir öğrenmez gerçeğin araştırılmasına başlamak ve şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplamakla yükümlüdür. M. 170/2 ve m. 172 ise yeterli şüphenin oluşup oluşmadığına göre iddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini düzenlemektedir.
Sulh Ceza Hâkimliği’nin itiraz incelemesinde CMK m. 173/3 uyarınca soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği vurgulanmıştır. Yargıtay, dosya kapsamında şikayet konusu idari soruşturma belgelerinin temin edilmediğini, bu nedenle eksik inceleme yapıldığını tespit etmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı, şikayet konusuyla ilgisi olmayan başka bir soruşturma dosyasına dayandırılmıştır.
Bu durumun, savcının maddi gerçeği araştırma yükümlülüğüne aykırı olduğu ve itirazı inceleyen Sulh Ceza Hâkimliği’nin de soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazı reddetmesinin kanuna aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Kanun Yararına Bozma Kararı
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemini kabul eden Daire, Manavgat 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararını CMK m. 309/3 uyarınca oybirliğiyle kanun yararına bozmuştur. Dosya, CMK m. 309/4-a gereğince gerekli işlemlerin yapılması için ilgili mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmiştir.
Mesleki Değerlendirme
Bu karar, ceza hukuku uygulayıcıları için soruşturma aşamasında delillerin eksiksiz toplanmasının zorunluluğunu bir kez daha vurgulamaktadır. Özellikle idari disiplin soruşturması ile ceza soruşturmasının paralel yürüdüğü durumlarda, idari dosyanın tam olarak celbedilmeden karar verilemeyeceği açıkça ortaya konulmuştur.
Avukatlar, müvekkillerinin iftira şikayetlerinde idari yargı kararlarının (burada idare mahkemesi iptal kararı) ceza soruşturmasındaki etkisini doğru değerlendirmelidir. Karar, CMK m. 173/3’teki “soruşturmanın genişletilmesi” yetkisinin Sulh Ceza Hâkimlikleri tarafından aktif biçimde kullanılması gerektiğine işaret etmektedir.
Ayrıca kanun yararına bozma kurumunun, usule ilişkin ağır hataların düzeltilmesi amacıyla ne şekilde işletildiği de somutlaştırılmıştır. Bu tür kararlar, savcıların ve hâkimlerin soruşturma yükümlülüklerini hatırlatması bakımından büyük önem taşımaktadır.
Karar Özeti
- Daire: Yargıtay 8. Ceza Dairesi
- Esas/Karar No: 2025/1956 E., 2025/8071 K.
- Tarih: 27.10.2025
- İlgili Hükümler: CMK m. 160, 170, 172, 173, 309; TCK m. 267; 657 sayılı DMK m. 125
- Sonuç: Kanun yararına bozma talebi kabul edilmiş, Sulh Ceza Hâkimliği kararı bozulmuştur.
Bu emsal karar, ceza muhakemesi hukukunda delil toplama yükümlülüğünün sınırlarını netleştirmesi açısından literatüre önemli katkı sunmaktadır.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Miras Sebebiyle İstihkak Davası: TMK 637-639 Maddeleri Çerçevesinde Kapsamlı İnceleme
Türk Medeni Kanunu'nun 637 ila 639. maddeleri arasında düzenlenen miras sebebiyle istihkak davasının şartları, tarafları, zamanaşımı süreleri ve ispat yükü avukatlar için detaylı olarak ele alınmıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/12241 E., 2016/3097 K. sayılı Kararı: Kooperatif Üyeliği ve Adi İstihkak Davası
Yargıtay, miras bırakanın kooperatif üyeliğinden doğan hakların mirasçılara intikalinde eksik inceleme nedeniyle bozma kararı vermiştir. Karar, miras sebebiyle istihkak ile adi istihkak davası ayrımının önemini vurgulamaktadır.