Yargıtay 8. Ceza Dairesi: Kardeşe Yönelik Terör Örgütü Üyeliği İftirası Mahkumiyetle Sonuçlandı
Lawantra
20.06.2026
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2024/16975 Esas, 2024/4435 Karar sayılı ilamı, aile içi husumetlerin ceza soruşturmasına dönüştürülmesi girişimlerinin iftira suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Olayda sanık ile katılan (sanığın kardeşi) arasında mevcut davalar nedeniyle husumet bulunmaktadır. Sanık, 17.08.2016 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu dilekçe ve aynı tarihli ifadesinde, katılanın terör örgütü üyesi olduğu yönünde asılsız isnadlarda bulunmuştur. Bu ihbar üzerine katılan hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan soruşturma yürütülmüş ve 05.02.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.08.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan dava açılmıştır. Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi, 08.04.2019 tarihinde sanığın mahkumiyetine karar vermiştir. Katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, 14.10.2020 tarihinde beraat kararı vermiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 08.06.2023 tarihli kararı ile beraat hükmünü bozmuştur. Bozma üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, 06.12.2023 tarihli kararı ile sanığın iftira suçundan mahkumiyetine hükmetmiştir. Sanık müdafii bu kararı temyiz etmiştir.
Yargıtay’ın Detaylı Değerlendirmesi
Daire, sanığın Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu dilekçe, savcılık ifadesi, katılanın aşamalardaki beyanları, kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve tüm dosya kapsamındaki delilleri birlikte değerlendirmiştir. Yapılan yargılamanın usul ve kanuna uygun olduğu, iddia ve savunmaların gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının somut delillere dayandığı sonucuna varılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunun unsurlarının oluştuğu, sanığın işlemediğini bildiği halde kardeşine hukuka aykırı bir fiil (terör örgütü üyeliği) isnat ederek soruşturma açılmasını sağladığı kabul edilmiştir.
Sanık müdafinin “iftira kastı olmadığı, suç unsurlarının gerçekleşmediği” yönündeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Daire, Bölge Adliye Mahkemesi’nin mahkumiyet kararında isabetsizlik bulunmadığına hükmetmiştir.
Mesleki Değerlendirme
Bu karar, ceza avukatları için aile içi uyuşmazlıkların ceza hukukuna taşınması girişimlerinde dikkat edilmesi gereken sınırları göstermesi açısından oldukça değerlidir. Özellikle “terör örgütü üyeliği” gibi ağır suçlamaların, somut delil olmaksızın yapılması halinde iftira suçunun tipik bir örneğini oluşturduğu vurgulanmıştır.
Karar, ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesi arasında suç vasfı ve delil değerlendirmesi konusunda yaşanan uyuşmazlıkların Yargıtay denetimiyle nasıl çözüldüğüne de örnek teşkil etmektedir. Bölge Adliye Mahkemesi’nin bozmadan sonra mahkumiyet yönünde karar vermesi ve Yargıtay’ın bunu onaması, iftira suçunun koruma alanının geniş yorumlandığını göstermektedir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, temyiz istemini esastan reddederek hükmü oy birliğiyle onamıştır. Bu içtihat, benzer olaylarda savcılar, hakim ve avukatlar tarafından sıkça referans gösterilecek niteliktedir. Özellikle dijital veya yazılı ihbarların, failin kastı ve isnadın gerçeğe aykırılığı açısından titizlikle incelenmesi gerektiği bir kez daha vurgulanmıştır.
Sonuç olarak karar, adalet mekanizmasının kötüye kullanılmasının önlenmesi ve kişilerin haysiyetinin korunması bakımından iftira suçunun caydırıcı işlevini güçlendirmektedir. (Toplam kelime: 624)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Miras Sebebiyle İstihkak Davası: TMK 637-639 Maddeleri Çerçevesinde Kapsamlı İnceleme
Türk Medeni Kanunu'nun 637 ila 639. maddeleri arasında düzenlenen miras sebebiyle istihkak davasının şartları, tarafları, zamanaşımı süreleri ve ispat yükü avukatlar için detaylı olarak ele alınmıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/12241 E., 2016/3097 K. sayılı Kararı: Kooperatif Üyeliği ve Adi İstihkak Davası
Yargıtay, miras bırakanın kooperatif üyeliğinden doğan hakların mirasçılara intikalinde eksik inceleme nedeniyle bozma kararı vermiştir. Karar, miras sebebiyle istihkak ile adi istihkak davası ayrımının önemini vurgulamaktadır.