Yargıtay 8. Ceza Dairesi: CİMER Üzerinden Terör Örgütü Üyeliği İddiası İftira Suçunu Oluşturur
Lawantra
20.06.2026
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2024/21044 Esas, 2024/7794 Karar sayılı ilamı, özellikle yakın akrabalar arasında yaşanan husumetlerde CİMER gibi iletişim kanallarının kötüye kullanımı sonucu işlenen iftira suçlarına ilişkin önemli bir hukuki çerçeve sunmaktadır.
Olayda sanık ile katılan (sanığın abisi) arasında mevcut bir husumet bulunmaktadır. Sanık, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) gönderdiği dilekçede, katılan hakkında “...... efendioğlu isimli avukat aracılığı ile o dönemki emniyet müdürlerinden ... bozkurt aracılığı ile soruları temin ederek polis olmuştur” şeklinde iddialarda bulunmuştur. Bu ihbar üzerine katılan hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan soruşturma başlatılmış ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.12.2020 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan dava açılmıştır. Ankara 50. Asliye Ceza Mahkemesi, 08.04.2021 tarihinde sanığı 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırmıştır. Kararın istinaf incelemesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi, 16.05.2022 tarihinde beraat kararı vermiştir. Bu karar Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından 21.12.2023 tarihinde bozulmuştur.
Bozma üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi, 07.03.2024 tarih ve 2024/216 Esas, 2024/411 Karar sayılı kararı ile sanığın iftira suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmetmiştir. Sanık müdafii bu kararı temyiz etmiştir.
Yargıtay’ın Hukuki Analizi
Daire, iftira suçunun yasal unsurlarını yeniden hatırlatmıştır: Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak, işlemediğini bildiği halde bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmek ve bu suretle soruşturma başlatılmasını sağlamak.
Somut olayda sanığın, aralarında husumet bulunan abisine yönelik CİMER üzerinden yaptığı ihbarın, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu isnat ettiği, bu isnadın gerçek dışı olduğu ve soruşturma açılmasına sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. Katılanın aşamalardaki beyanları, soruşturma dosyası ve diğer deliller bu tespiti doğrulamaktadır.
Sanık müdafinin “Anayasal şikayet hakkının kullanıldığı, eksik inceleme yapıldığı, somut delil bulunmadığı” yönündeki temyiz itirazları reddedilmiştir. Daire, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varmıştır.
Değerlendirme ve Mesleki Önemi
Bu karar, özellikle aile içi husumetlerde ceza soruşturması araçsallaştırılmasının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Avukatlar, müvekkillerine CİMER veya benzeri platformlar üzerinden yapılacak ihbarların doğurabileceği ağır cezai sonuçları detaylı biçimde anlatırken bu içtihadı referans gösterebilir.
Karar aynı zamanda, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin iftira suçu ile şikayet hakkı arasındaki sınırı doğru çizmesinin önemini vurgulamaktadır. “Silahlı terör örgütü üyeliği” gibi ağır ithamların, somut delil olmaksızın yapılması halinde iftira suçunun tipik halini oluşturduğu açıkça ortaya konulmuştur.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, temyiz istemini esastan reddederek hükmü oy birliğiyle onamıştır. Bu içtihat, 5237 sayılı TCK’nın 267. maddesinin uygulanmasında “hukuka aykırı fiil isnadı” unsurunun geniş yorumlanabileceğini göstermektedir. Özellikle terör suçları gibi toplumda büyük yankı uyandıran isnatların, isnat edenin kastı ve gerçeğe aykırılığı açısından daha sıkı denetime tabi tutulması gerektiği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak karar, ceza adalet sisteminin kötüye kullanılmasını önleme amacını taşıyan iftira suçunun etkili bir koruma mekanizması olduğunu bir kez daha teyit etmektedir. (Toplam kelime: 682)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Miras Sebebiyle İstihkak Davası: TMK 637-639 Maddeleri Çerçevesinde Kapsamlı İnceleme
Türk Medeni Kanunu'nun 637 ila 639. maddeleri arasında düzenlenen miras sebebiyle istihkak davasının şartları, tarafları, zamanaşımı süreleri ve ispat yükü avukatlar için detaylı olarak ele alınmıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/12241 E., 2016/3097 K. sayılı Kararı: Kooperatif Üyeliği ve Adi İstihkak Davası
Yargıtay, miras bırakanın kooperatif üyeliğinden doğan hakların mirasçılara intikalinde eksik inceleme nedeniyle bozma kararı vermiştir. Karar, miras sebebiyle istihkak ile adi istihkak davası ayrımının önemini vurgulamaktadır.