Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/22294 E., 2025/5149 K. sayılı Kararı: İnfaz Kurumunda Darp İddiası ve İftira Suçu
Lawantra
23.06.2026
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 23.06.2025 tarih ve 2024/22294 Esas, 2025/5149 Karar sayılı ilamı, iftira suçunun infaz kurumlarında yaşanan olaylarda nasıl uygulanacağına ilişkin önemli bir emsal teşkil etmektedir. Karar, Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin sanık hakkında verdiği 1 yıl 6 ay hapis cezasını onamıştır. Bu içtihat, ceza avukatlarının özellikle hükümlü müvekkillerin şikayetlerinde dikkat etmesi gereken hususları ortaya koymaktadır.
Olayda, infaz kurumunda hükümlü olan sanık, kaldığı odada çıkan kavgaya karışmadığı halde başmemur ve iki infaz koruma memuru tarafından geçici odaya götürüldüğünü, burada darp edildiğini, iki memurun da kapıda beklediğini ileri sürerek beş kamu görevlisi hakkında suç ihbarında bulunmuştur. Yapılan soruşturmada kamera görüntüleri, doktor raporları ve diğer deliller, sanığın iddialarını doğrulamamıştır. Sanığın, işlemediğini bildiği fiilleri memurlara isnat ederek soruşturma başlatılmasına neden olduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesi 2016 yılında beraat kararı vermiş, Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi 27.02.2023 tarihli kararıyla “zincirleme suç hükümlerine göre iftira suçundan cezalandırılması gerektiği” gerekçesiyle bozmuştur. Bozmadan sonra mahkeme, TCK m.267/1, 43/2-1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca sanığı 1 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmış, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiştir.
Yargıtay temyiz incelemesinde, yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu, iddia ve savunmaların toplanan delillerle gerekçeli kararda tartışıldığını belirtmiştir. Kamera görüntüleri, doktor raporları ve dosya kapsamı, sanığın isnatlarının gerçeği yansıtmadığını göstermektedir. Sanığın, aynı suç işleme kararı kapsamında birden fazla kişiye karşı iftira suçunu işlediği sonucuna varılmıştır.
Kararda, isnadın “işlemediğini bildiği halde” unsuru, somut delillerle (kamera ve raporlar) desteklenerek kabul edilmiştir. Sanığın temyiz sebepleri (suçu işlemediği, lehe hükümlerin uygulanması gerektiği) dosya delilleri karşısında reddedilmiştir. Tebliğname’ye uygun olarak hüküm oybirliğiyle onanmıştır.
Bu karar, avukatlar için şu mesajları içermektedir: İnfaz kurumlarında yaşanan olaylarda iddiaların kamera kayıtları, sağlık raporları ve tanık beyanlarıyla desteklenmesi zorunludur. Gerçeğe aykırı darp veya kötü muamele iddiaları, TCK m.267 kapsamında iftira suçuna dönüşebilmektedir. Zincirleme suç hükmü (m.43), birden fazla memura karşı aynı anda yapılan isnatta uygulanmakta, cezayı ağırlaştırmaktadır.
Ayrıca karar, savunma hakkının sınırlarını da çizmektedir. Hükümlünün hakkındaki disiplin veya ceza soruşturmasından kurtulmak için üçüncü kişilere (kamu görevlilerine) bilerek gerçeğe aykırı isnatta bulunması, savunma hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmiştir. Avukatlar, müvekkillerine şikayet dilekçesi hazırlarken delil standardını yükseltmeli, iddiaların somut ve doğrulanabilir olmasını sağlamalıdır.
Yargıtay’ın yaklaşımı, kamu görevlilerinin görevlerini yaparken korunması gerektiği ilkesini yansıtmaktadır. Benzer vakalarda delillerin bütüncül değerlendirilmesi, vicdani kanının kesin verilere dayandırılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu içtihat, ceza hukuku pratiğinde iftira suçunun subjektif unsurlarının ispatında delillerin rolünü bir kez daha teyit etmektedir.
Sonuç olarak, karar hem hükümlülerin hak arama özgürlüğünü hem de infaz görevlilerinin hukuki güvenliğini dengede tutan bir yaklaşım sergilemektedir. Avukatlar, bu tür dosyalarda delil toplama stratejilerini buna göre şekillendirmeli ve müvekkillerini olası iftira suçuna karşı uyarmalıdır. (Toplam kelime sayısı: 780)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/5150 E., 2026/1116 K. sayılı Kararı: Karakolda Darp ve Hakaret İddiasının İftira Suçu Olarak Değerlendirilmesi
Yargıtay, karakolda ifadesi alınırken darp ve hakaret gördüğünü iddia eden sanığın, tanık beyanları ve sağlık raporlarıyla çelişen şikayetinin iftira suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Karar, isnat kastının belirlenmesinde tanık ve rapor delillerinin önemini vurgulamaktadır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/244 E., 2024/6373 K. sayılı Kararı: Husumet Nedeniyle Yapılan FETÖ İsnadı ve İftira Suçu
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, geçmişteki avukatlık ilişkilerinden kaynaklanan husumet nedeniyle avukatlara FETÖ/PDY üyeliği isnadında bulunan sanığın zincirleme iftira suçundan mahkumiyetini onamıştır. Karar, isnat kastının belirlenmesinde taraflar arasındaki ilişki ve somut delil yokluğunun rolünü vurgulamaktadır.