Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2023/3765 E. – 2023/12724 K. Sayılı Kararı: İhale Suçlarında Zamanaşımı, Katılma Hakkı ve Vasıflandırma Sorunları
Lawantra
19.06.2026
Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 28.12.2023 tarihli 2023/3765 Esas, 2023/12724 Karar sayılı ilamı, kamu ihaleleri alanında avukatlar ve ceza hukuku uygulayıcıları için kritik öneme sahip bir karar niteliğindedir. Karar, Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26.05.2015 tarih ve 2011/375 E., 2015/164 K. sayılı hükmünün temyiz incelemesi sonucunda verilmiş olup, ihaleye fesat karıştırma (TCK m. 235), edimin ifasına fesat karıştırma (TCK m. 236) ve görevi kötüye kullanma (TCK m. 257) suçlarını içeren geniş kapsamlı bir soruşturma ve kovuşturma sürecini ele almaktadır.
Olay, 70. Yıl Tarsus Devlet Hastanesi’nde 2006-2008 yılları arasında gerçekleştirilen 21 ayrı ihale ve alım sürecinde, belirli firmaların (özellikle … firması ve bağlantılı şirketler) sistematik olarak avantaj sağladığı iddiasıyla başlamıştır. İddianamede, yaklaşık maliyetlerin gizliliğinin ihlal edildiği, rekabeti engelleyici şartnameler hazırlandığı, doğrudan temin ve pazarlık usullerinin usulsüz kullanıldığı, bazı işlerin fiilen tamamlandıktan sonra ihale evrakının düzenlendiği, PACS sistemi ve HBYS otomasyon yazılımlarında eksik teslimata rağmen ödemelerin yapıldığı gibi çok sayıda somut isnat yer almaktadır. Bu isnatlar arasında deprem güçlendirme projesinin parçalara bölünerek … firmasına yönlendirilmesi, hastane büfesi kiralama sürecindeki usulsüzlükler ve vergi kaybına yol açan faturasız ödemeler de bulunmaktadır.
Yargıtay, öncelikle usulî meseleleri titizlikle incelemiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 237. maddesi uyarınca “suçtan doğrudan zarar görme” kavramını ele alan Daire, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.02.2017 tarihli 2015/5-95 E., 2017/71 K. sayılı kararı ile uyumlu şekilde, dolaylı veya muhtemel zararın katılma hakkı vermeyeceğini vurgulamıştır. Bu çerçevede, hastane büfesi işletmeciliği sırasında hijyen, sigorta ve alan kullanımına ilişkin usulsüzlükler nedeniyle Sağlık Bakanlığı’nın değil, Milli Emlak Müdürlüğü’nün suçtan doğrudan zarar gören sıfatını haiz olduğu belirtilmiş; usulüne aykırı katılma kabulünün temyiz hakkı doğurmayacağı hükme bağlanmıştır.
Esasa ilişkin değerlendirmede ise ihaleye fesat karıştırma suçunun unsurları üzerinde durulmuştur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 235. maddesinde tahdidi olarak sayılan seçimlik hareketlerin genişletilemeyeceği, kanunilik ilkesi (TCK m. 2) gereği vurgulanmıştır. Yaklaşık maliyetin yüksek belirlenmesi, rekabeti engelleyici şartname hükümleri, usulden farklı usulle ihale yapılması veya doğrudan temin yoluyla alım gibi fiillerin tek başına TCK m. 235’i oluşturmayacağı açıkça ifade edilmiştir. Doğrudan teminin bir ihale usulü olmadığı, bu nedenle doğrudan temin yoluyla yapılan alımlarda veya fiilen iş yapıldıktan sonra evrak tamamlanan hallerde ihaleye fesat karıştırma suçunun unsurlarının oluşmayacağı içtihadı pekiştirilmiştir.
Daire, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 18. maddesinde düzenlenen ihale türlerini de referans göstererek, ihale kararı olmaksızın yapılan alımların bu suçun konusunu oluşturamayacağını belirtmiştir. Mahkemenin bazı isnatlar yönünden ihaleye fesat karıştırma suçu yerine görevi kötüye kullanma suçu (TCK m. 257/1) vasfını isabetli bulduğu deprem güçlendirme projesine ilişkin eylemde ise bu vasıflandırmayı onaylamıştır.
Kararın en önemli hukuki katkılarından biri zamanaşımı değerlendirmesidir. Zincirleme suçlarda suç tarihinin son eylemin tarihi olduğu ilkesi gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 66 ve 67. maddeleri ile 765 sayılı eski TCK’nın zamanaşımı hükümleri karşılaştırılmıştır. 6459 sayılı Kanun ile değişik TCK m. 235/3-b ve TCK m. 257/1 için 12 yıl, eski kanun için 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolduğu tespit edilmiş; bu nedenle birçok sanık yönünden kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. Sanık …’in hükümden önce, …’in hükümden sonra vefat etmesi nedeniyle CMK m. 223/8 ve TCK m. 64 uyarınca düşme veya beraat yerine usulüne uygun karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Ayrıca edimin ifasına fesat karıştırma suçundan beraat kararı verildiği halde bazı sanıklar hakkında bu suç yönünden hüküm kurulmaması çelişkisi de bozma nedeni yapılmıştır. Kararda, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile 1412 sayılı eski CMUK’un 321 ve 322. maddeleri çerçevesinde bozma ve düzelterek onama teknikleri detaylı biçimde uygulanmıştır.
Avukatlar açısından kararın mesleki değeri büyüktür. Kamu ihaleleri ceza davalarında katılma hakkı, zarar gören sıfatının somutlaştırılması, suç vasfının doğru tespiti, zamanaşımı hesabı ve bilirkişi raporlarının rolü konularında önemli kriterler sunmaktadır. Özellikle doğrudan temin usulünün ihaleye fesat karıştırma suçu açısından değerlendirilmesi, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla uyumlu şekilde tekrar vurgulanmıştır. Karar, savunma stratejilerinde zamanaşımı itirazının öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ihale mevzuatı ile ceza kanunu arasındaki ilişkiyi titizlikle kurmanın zorunlu olduğunu göstermektedir.
Sonuç olarak, Yargıtay 5. Ceza Dairesi bu kararıyla ihale suçlarında kanunilik ilkesine bağlı kalınması, suç tiplerinin birbirine karıştırılmaması, usulî katılımın sınırlarının net çizilmesi ve zamanaşımı kurumunun etkili biçimde uygulanması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu içtihat, benzer davalarda savunma makamına güçlü argümanlar sunmakta, yargılamaların daha öngörülebilir ve hukuka uygun yürütülmesine katkı sağlamaktadır. (Toplam kelime sayısı: 852)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayın Yönetmeliği: Telif Hakları, Değerlendirme Kurulları ve Yayımlama Usulleri
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yeni Yayın Yönetmeliği, Yayın Projeleri Değerlendirme Kurullarının yapısını, eser inceleme usullerini, telif devirlerini ve ısmarlama eser hazırlama prosedürlerini detaylı şekilde düzenlemektedir. 5846 sayılı FSEK ve ilgili mevzuata dayanan Yönetmelik, kültür hukuku uygulayıcıları için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelikte Kapsamlı Değişiklikler: Destek Türleri ve Yeni Kısıtlamalar
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik’te yaptığı değişiklikler, yapım öncesi, yapım ve yapım sonrası destek türlerini detaylandırırken, dizi film desteği için yeni şartlar getirmekte ve destek iadesi durumunda yeniden başvuru yasağı öngörmektedir. Düzenleme, kültür hukuku ve devlet destekleri hukuku açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır.