Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/11133 E., 2025/9626 K. – Doğrudan Temin Yönteminde İhaleye Fesat Unsuru Bulunmaz
Lawantra
19.06.2026
T.C. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 24 Eylül 2025 tarihli, 2021/11133 Esas ve 2025/9626 Karar sayılı kararı, doğrudan temin usulünün hukuki niteliği ve ihaleye fesat karıştırma suçu açısından önemli bir emsal teşkil etmektedir. Dava, … Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 6 Mayıs 2009 – 10 Haziran 2009 tarihleri arasında doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen 9 adet yemek alımına ilişkin ihaleye fesat karıştırma suçlamasıyla açılmıştır.
Daire, ilk olarak Milli Savunma Bakanlığı’nın katılma hakkını incelemiş, “suçtan zarar görme”nin doğrudan zarar görme anlamına geldiğini, dolaylı zararların katılma hakkı vermeyeceğini belirterek bazı ihaleler yönünden katılma talebini reddetmiştir. İstanbul Tedarik Bölge Başkanlığı tarafından yapılan ihale bakımından ise katılma talebi kabul edilmiş ve inceleme bu doğrultuda sınırlandırılmıştır.
Esas yönünden ise doğrudan temin usulünün 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda düzenlenen bir ihale usulü olmadığı açıkça vurgulanmıştır. Bu nedenle ihaleye fesat karıştırma suçunun (TCK m.235) yasal unsurlarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Kamu görevlilerinin eylemleri, sübutu halinde TCK m.257/1’de düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu; kamu görevlisi olmayan sanıkların eylemleri ise TCK m.40/2 uyarınca bu suça iştirak olarak nitelendirilmiştir.
Açık ihale usulüyle yapılan diğer ihalelerde yaklaşık maliyetin altında ve en uygun teklifle sonuçlanan alımlarda kurum zararı oluşmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda eylemlerin, 6459 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle değişik TCK m.235/3-b kapsamında ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği değerlendirilmiştir. Suç için öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresi (TCK m.66/1-e) dolmuştur. Zamanaşımını kesen son sorgu tarihi ile karar tarihi arasında geçen süre bu sonuca yol açmıştır.
Yargıtay, 5237 sayılı TCK m.7/2 ve 5320 sayılı Kanun m.8/1 hükümlerini gözeterek 1412 sayılı CMUK m.321 uyarınca bozma kararı vermiş, ancak yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK m.322/1 ve CMK m.223/8 uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine hükmetmiştir.
Karar, önceki emsallerle (2023/3765 E., 2023/12724 K. ve 2021/1838 E., 2026/885 K.) uyumlu olup, doğrudan teminin ihale usulü olmadığı yönündeki yerleşik Yargıtay içtihadını bir kez daha teyit etmektedir. Ticaret Bakanlığı raporlarıyla da desteklenen bu görüş, ceza yargılamalarında “suçta ve cezada kanunilik” ilkesinin somut bir yansımasıdır.
Hukuk profesyonelleri açısından karar, savunma stratejilerinde doğrudan temin usulünün ayrıştırılması, zamanaşımı itirazlarının etkin kullanılması ve alternatif suç tiplerinin (görevi kötüye kullanma) incelenmesi gerektiğini göstermektedir. Özellikle kamu ihale davalarında çalışan avukatlar, müvekkillerinin hukuki durumunu değerlendirirken bu içtihadı dikkate almalıdır. Karar, ihale dışı alım yöntemlerinde ceza sorumluluğunun farklı suç tipleri üzerinden kurulacağını netleştirmektedir. (Word count: 642)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayın Yönetmeliği: Telif Hakları, Değerlendirme Kurulları ve Yayımlama Usulleri
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yeni Yayın Yönetmeliği, Yayın Projeleri Değerlendirme Kurullarının yapısını, eser inceleme usullerini, telif devirlerini ve ısmarlama eser hazırlama prosedürlerini detaylı şekilde düzenlemektedir. 5846 sayılı FSEK ve ilgili mevzuata dayanan Yönetmelik, kültür hukuku uygulayıcıları için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelikte Kapsamlı Değişiklikler: Destek Türleri ve Yeni Kısıtlamalar
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik’te yaptığı değişiklikler, yapım öncesi, yapım ve yapım sonrası destek türlerini detaylandırırken, dizi film desteği için yeni şartlar getirmekte ve destek iadesi durumunda yeniden başvuru yasağı öngörmektedir. Düzenleme, kültür hukuku ve devlet destekleri hukuku açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır.