Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2022/8519 E., 2024/3449 K. sayılı Kararı: İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ve Değer Kaybı Tazminatı
Lawantra
27.06.2026
T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2022/8519 Esas ve 2024/3449 Karar sayılı ilamı ile önemli bir sigorta hukuku içtihadına imza atmıştır. Karar, trafik kazası sonucu oluşan değer kaybı tazminatının, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) kapsamında olup olmadığı hususunu ele almaktadır.
Olayın Özeti
30.11.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalıya ait araç davacıya ait araca çarpmış, davacı aracında değer kaybı oluşmuştur. Davacı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) limitinin tükendiğini ileri sürerek bakiye değer kaybı bedelinin (43.159,47 TL) davalının İMSS poliçesinden tahsilini talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti talebi kısmen kabul etmiş, itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti de kısmen kabul yönünde karar vermiştir.
Davalı sigorta şirketi, poliçedeki İMSS klozunda “her türlü değer kaybı taleplerinin teminat haricinde” olduğu yönündeki hükmü gerekçe göstererek itiraz etmiş, karar temyiz edilmiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 1. maddesine atıf yaparak, poliçede “teminat kapsamında olmak şartıyla” ifadesinin bulunduğunu vurgulamıştır. Somut olayda düzenlenen Genişletilmiş Artı Kasko Poliçesi İMSS klozunda açıkça “her türlü değer kaybı, kazanç kaybı talepleri teminat haricidir” hükmü yer almaktadır.
Daire, bu hükmün genel şartlara aykırı düşmediğini ve tarafların iradesiyle poliçeye eklenebileceğini kabul etmiştir. Dolayısıyla değer kaybı talebinin teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına hükmetmiştir.
Kararda ayrıca 19.06.2021 tarihinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesine eklenen “Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak hesaplanır” hükmüne de değinilmiş, ancak somut poliçe hükmü nedeniyle bu düzenlemenin uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır.
Karşı Oy Yazısı
Karara iki üye karşı oy vermiştir. Karşı oy gerekçesinde, poliçedeki değer kaybının teminat dışı olduğuna dair hükmün sigortalı (araç işleteni) açısından bağlayıcı olduğu, ancak üçüncü kişi (davalı) bakımından bağlayıcı olmadığı belirtilmiştir. İhtiyari mali mesuliyet sigortasının amacının, trafik sigortası limitlerini aşan maddi ve manevi zararları güvence altına almak olduğu vurgulanmış, KTK m. 95 ve 100 hükümleri dikkate alındığında üçüncü kişileri bağlamayan bu tür sözleşme hükümlerinin değer kaybı talebini engelleyemeyeceği ifade edilmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Avukatlara Yönelik Mesleki Notlar
Karar, sigorta sözleşmelerinde özel şartların önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Avukatlar, poliçe incelemelerinde İMSS klozlarını dikkatle değerlendirmeli, genel şartlara aykırı düşmeyen özel şartların üçüncü kişileri bağlayıp bağlamayacağı hususunu titizlikle analiz etmelidir.
Değer kaybı hesaplamalarında KTK m. 90’daki yasal kriterlerin (piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasar tutarı) nasıl uygulanacağı, ZMSS limitinin dolması halinde İMSS’nin devreye girip girmeyeceği, poliçe yorum ilkeleri (lehine yorum kuralı) ve Sigortacılık Kanunu m. 30 hükümleri, bundan sonraki uyuşmazlıklarda sıkça tartışılacak konulardır.
Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına karşı temyiz yolunun etkili kullanımı ve Yargıtay’ın poliçe metnine bağlı yorum yaklaşımı, sigorta hukuku pratiğinde dikkate alınması gereken önemli bir içtihat niteliğindedir.
Kararın, özellikle kasko ve trafik sigortası uyuşmazlıklarında avukatlara rehberlik etmesi beklenmektedir. Benzer dosyalarda poliçe örnekleri titizlikle incelenmeli, karşı oy yazısındaki üçüncü kişi etkisi argümanı da savunma stratejilerinde değerlendirilmelidir.
(Makale yaklaşık 820 kelimedir.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2021/232 E., 2022/415 K. Sayılı Kararı: Hakimlerin Tahliye Kararlarında Takdir Hakkı ve Görevi Kötüye Kullanma Suçu
Ceza Genel Kurulu, MİT tırları soruşturmasında verilen tahliye kararının yargı takdiri kapsamında kaldığını belirterek görevi kötüye kullanma suçundan beraat hükmünü onamıştır. Karar, delil standardı, CMK 100-101 maddeleri ve yargı bağımsızlığını detaylı incelemektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2010/551 E., 2010/598 K. Sayılı Kararı: Hakimlerin Hukuki Sorumluluğu ve Tutuklama Kararlarının Gerekçelendirilmesi
Hukuk Genel Kurulu, hakimlerin hukuki sorumluluğuna ilişkin HUMK 573/2 maddesi ile CMK 141-144 maddeleri arasındaki ilişkiyi incelemiş, tutukluluğun devamına ilişkin gerekçesiz kararın ağır kusur oluşturduğuna hükmetmiştir. Karar, yargı bağımsızlığı, masumiyet karinesi ve AİHS hükümlerini detaylı analiz etmektedir.