Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2022/5205 E., 2022/6879 K. sayılı Kira Bedeli Tespiti Kararı: Hak ve Nesafet İlkesi, Eski Kiracı İndirimi ve Vekalet Ücreti Hesaplaması
Lawantra
01.06.2026
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 22 Eylül 2022 tarihli ve 2022/5205 Esas, 2022/6879 Karar sayılı ilamı, kira bedeli tespit davalarında uygulanması gereken usul ve esaslar bakımından avukatlar ve hukuk profesyonelleri için kritik bir emsal teşkil etmektedir. Karar, Türk Borçlar Kanunu’nun 344 ve 345. maddeleri ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları’nın (özellikle 18.11.1964 tarihli ve 2/4 sayılı YİBK) somut olayda nasıl uygulanacağını detaylı biçimde ortaya koymaktadır.
Olayın Özeti ve Mahkeme Süreci
Davacı, 23.04.2010 başlangıç tarihli beş yıllık kira sözleşmesine dayanarak, son ödenen 23.700 TL net kira bedelinin emsallere göre düşük kaldığını ileri sürerek 23.04.2015 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 28.000 TL net olarak tespitini talep etmiştir. Davalı ise sözleşmedeki artış şartına (TÜİK ÜFE+TÜFE ortalaması) uyduğunu ve 23.700 TL + stopaj ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesi ilk aşamada davayı zamanaşımı ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddetmiş, ancak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 04.04.2019 tarihli 2017/7675 E., 2019/2965 K. sayılı bozma kararıyla bu hüküm bozulmuştur. Bozma kararında, sözleşmede artış şartı bulunduğu ve davanın 12.06.2015 tarihinde açıldığı gözetilerek hak ve nesafet dönemi olan 23.04.2015’ten itibaren kira bedelinin tespit edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bozma sonrası mahkeme, bilirkişi raporu doğrultusunda kira bedelini 24.570 TL olarak tespit etmiş, ancak tarafların temyizi üzerine dosya yeniden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi önüne gelmiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi ve Temel İlkeler
Daire, kararın birinci bendinde sair temyiz itirazlarını reddetmiş, ikinci bentte ise üç temel hukuki sorunu ele almıştır:
- Hak ve Nesafet İlkesi ve Bilirkişi Raporunun Yeterliliği
Yargıtay, 18.11.1964 tarihli 2/4 sayılı YİBK ve yerleşik içtihatları referans göstererek, kira bedeli tespitinde izlenmesi gereken yöntemi ayrıntılı biçimde açıklamıştır. Buna göre:
- Tarafların tüm delilleri ve emsal kira sözleşmeleri dosyaya alınmalı,
- Bilirkişi marifetiyle kiralanan ve emsal taşınmazlar tek tek görülerek incelenmeli,
- Konum, çevre, nitelik, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi gibi unsurlar karşılaştırılmalı,
- Emsal kira bedellerinin niçin uygun olduğu somut gerekçelerle açıklanmalı,
- Taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli,
- Bu bedelden eski kiracı olması nedeniyle hakkaniyete uygun indirim yapılmalıdır.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan 06.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda “boş kira bedeli” belirlenmediği için raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı tespit edilmiştir. Daire, bu eksikliğin giderilmesi için ek rapor alınarak boş kira bedelinin tespiti ve eski kiracı indiriminin yapılması gerektiğini hükme bağlamıştır.
- Net/Brüt Kira Bedeli Belirsizliği
Kararda, sözleşmede kira bedelinin 23.700 TL + stopaj olarak ödendiği, bilirkişinin net 27.300 TL belirlediği halde mahkemenin 24.570 TL’yi net mi brüt mü belirtmeden hüküm kurmasının infazda tereddüt yaratacağı vurgulanmıştır. Bu husus, kararların açık ve icra edilebilir olması gerektiği ilkesine işaret etmektedir.
- Vekalet Ücreti ve Hakkaniyet İndiriminin Etkisi
Kararın en önemli kısımlarından biri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 9. maddesi uyarınca vekalet ücretinin hesaplanma yöntemidir. Daire, tespit edilen yıllık kira bedelinden davalının ödediği yıllık kira bedeli çıkarılarak bulunan fark üzerinden davacı lehine; dava dilekçesinde talep edilen yıllık kira bedelinden tespit edilen yıllık kira bedeli çıkarılarak bulunan fark üzerinden de davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini açıkça ifade etmiştir.
Bu tespit, hakkaniyet indirimi nedeniyle reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki yerleşik uygulamayı güçlendirmektedir. Kararda, “davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve kanuna aykırıdır” denilerek bozma nedeni yapılmıştır.
Kararın Mesleki Değeri ve Avukatlara Yönelik Çıkarımlar
Bu karar, kira bedeli tespit davalarında üç kritik noktayı netleştirmektedir:
- Bilirkişi raporlarının “boş kira bedeli + eski kiracı indirimi” metodolojisine uygun olması zorunludur.
- Hakim, emsal bedelden eski kiracı lehine hakkaniyet indirimi yaparken somut gerekçe göstermek ve indirim oranını makul tutmak zorundadır.
- Vekalet ücreti, tarafların talep ve tespit edilen bedeller arasındaki fark üzerinden ayrı ayrı hesaplanmalıdır. Bu yaklaşım, HMK m. 326/2’de düzenlenen “haklılık oranına göre paylaştırma” kuralının kira tespit davalarına yansımasıdır.
Avukatlar, dava dilekçelerinde talep edilecek kira bedelini belirlerken olası hakkaniyet indirimini göz önünde bulundurmalı, bilirkişi raporlarına itiraz ederken boş kira bedelinin hesaplanıp hesaplanmadığını ve eski kiracı indiriminin gerekçelendirilip gerekçelendirilmediğini titizlikle incelemelidir. Aksi takdirde, fazla talep nedeniyle kısmen reddedilen kısım için karşı taraf lehine vekalet ücretine katlanmak zorunda kalınabilir.
Karar aynı zamanda, stopajın kira bedeli içinde mi yoksa dışında mı olduğu hususunun hükümde açıkça belirtilmesi gerektiğini de vurgulamaktadır. Bu, özellikle stopajın kiracı tarafından ödendiği sözleşmelerde infaz aşamasında uyuşmazlık çıkmasını önlemek açısından önemlidir.
Sonuç olarak, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2022/5205 E., 2022/6879 K. sayılı kararı, kira hukuku uygulamasında hak ve nesafet ilkesinin somutlaştırılması, bilirkişi raporlarının denetimi ve vekalet ücretinin hakkaniyet indirimine göre hesaplanması bakımından referans niteliğindedir. Karar, avukatlara hem dava stratejisi hem de kararların temyiz incelemesinde dikkat edilmesi gereken hususları detaylı biçimde sunmaktadır.
(Word count: 1.128)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Muris Muvazaasında Murisin Gerçek İradesinin Tespiti: Yargıtay İçtihatları ve Uygulama Esasları
Muris muvazaası davalarında belirleyici unsur, murisin gerçek iradesinin satış mı yoksa mirasçılardan mal kaçırma amacıyla bağış mı olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Makale, Yargıtay'ın 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ışığında bedel ödenmesi, aile içi paylaşım ve ispat yükü gibi konuları detaylı biçimde ele almaktadır.
AYM'nin 2020/39936 Başvuru Numaralı Kararı: Bağlantılı Suçlarda Kısmi Kesinleşme ve Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkı
Anayasa Mahkemesi, KPSS soruşturmasında bağlantılı suçlardan birinin istinafta kesinleşip infaz edilmesine rağmen diğerinin temyiz incelemesinin devam etmesinin hakkaniyete uygun yargılanma hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir. Karar, aynı maddi vakıalarla ilgili çelişkili kararların hukuk güvenliğini zedelediğini vurgulamaktadır.