Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2019/3406 E., 2019/6389 K. sayılı Kararı: Elektrik Direği Olaylarında Bozmadan Sonra Islah Yasağı, Manevi Tazminat Artırımı ve Kusur Oranı Belirlenmesi
Lawantra
26.06.2026
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2019/3406 Esas, 2019/6389 Karar sayılı ilamı ile elektrik dağıtım şirketlerinin sorumluluğu, bozmadan sonra ıslah yasağı ve manevi tazminat takdiri konularında önemli ilkeler belirlemiştir. Dava, 31.05.2005 tarihinde elektrik direğine çıkarak arıza gidermeye çalışan 18 yaşındaki murisin elektrik çarpması sonucu ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kalan eş ve çocuğun maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacılar, murisin etrafında engel ve korkuluk olmayan direğe çıktığını, şirketin ağır özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek eş için 20.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi, çocuk için 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat talep etmişlerdir. Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, yetkisizlik bulunduğunu, murisin yetkisiz müdahalesi nedeniyle tamamen kusurlu olduğunu savunmuştur. Mahkeme ilk aşamada bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle reddetmiş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bozmuş, bozmaya uyulduktan sonra dava reddedilmiş, bu karar Dairemizce onanmış, karar düzeltme üzerine bozulmuştur.
İlk bozma kararında Daire, TBK m.69 (eski BK m.58) uyarınca yapı eserinin malikinin yapım ve bakım eksikliklerinden kusursuz sorumlu olduğunu vurgulamıştır. Elektrik tesisleri yapı eseri niteliğindedir. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği m.5 gereğince tesisler can ve mala zarar vermeyecek biçimde yapılmalı, emniyet mesafeleri sağlanmalıdır. Dağıtım şirketi ağır özen yükümlülüğü altındadır; uyarı levhaları koymak, güvenlik önlemlerini almak ve sıkı denetim yapmak zorundadır.
Somut olayda olay yeri raporları ve bilirkişi raporları, direkte uyarı levhasının olmadığını, korkuluğun eğik olduğunu, direğin yerleşim alanında kolayca çıkılabilir durumda bulunduğunu ortaya koymuştur. Hükme esas alınan rapor ise dört yıl sonra keşif yapılmasını gerekçe göstererek şirketi kusursuz bulmuştur. Daire, bu raporun yetersiz olduğunu, önceki raporların göz ardı edildiğini belirterek bozmuştur. Murisin 18 yaşında ve elektrik işi ile iştigal etmesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilmekle birlikte, şirketin özen yükümlülüğüne aykırılığı nedeniyle tamamen kusursuz sayılamayacağı, murisin kusurunun ancak tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Bozmaya uyulduktan sonra yeni bilirkişi raporu murisi %80, şirketi %20 kusurlu bulmuş, tazminat hesaplanmış ve davacılar ıslah ile maddi taleplerini artırmıştır. Mahkeme ıslahı kabul ederek maddi tazminatı 49.273,91 TL, manevi tazminatı 4.000 TL olarak hükme bağlamıştır. Temyiz üzerine Daire, sair temyiz nedenlerini reddetmiş ancak iki önemli noktada bozma kararı vermiştir.
Birincisi, bozmadan sonra ıslah yasağıdır. HMK m.176 ve m.177 uyarınca ıslah tahkikat bitimine kadar mümkündür. 1948 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ve 2016 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı, bozmadan sonra ıslahın mümkün olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Mahkemenin ıslahı dikkate alması usule aykırı bulunmuştur.
İkincisi, manevi tazminat miktarının azlığıdır. TBK m.58 uyarınca manevi tazminat takdirinde olayın özelliği, tarafların kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınmalıdır. Takdir edilen 2.000'er TL manevi tazminat olay, kusur dağılımı ve tarafların durumu dikkate alındığında yetersiz bulunmuştur.
Karar, avukatlar açısından usul hukuku ve maddi hukuk açısından zengin dersler içermektedir. Bozmadan sonra ıslah yasağının katı uygulanması, temyiz aşamasında taleplerin özenle belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Elektrik çarpması davalarında yönetmelik hükümlerine (Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği m.5) dayalı teknik inceleme, kusur oranlarının somut delillere dayandırılması ve manevi tazminatta objektif gerekçelendirme zorunluluğu vurgulanmıştır. %20 kusur oranı, şirketin ağır özen yükümlülüğünün ihlalinin somut delillerle (uyarı levhası yokluğu, eğik korkuluk, yerleşim alanı) ispatlanmasının önemini göstermektedir.
Sonuç olarak Daire, dava konusu kararın sair yönlerden onanmasına, ıslah ve manevi tazminat yönünden bozulmasına oybirliğiyle karar vermiştir. Bu içtihat, benzer davalarda avukatların stratejik planlamasında, özellikle ıslah ve manevi tazminat taleplerinde daha dikkatli olunması gerektiğini ortaya koymaktadır. Tehlike sorumluluğu (TBK m.71) ile birleşen yapı maliki sorumluluğu (TBK m.69), elektrik dağıtım şirketlerinin yükümlülüklerini artırmakta ve mağdur lehine kusur dağılımı yapılmasını zorunlu kılmaktadır. (Word count: 812)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği, Kapsamı ve Uygulamada Ortaya Çıkan Hukuki Uyuşmazlıklar
Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) sözleşmeleri, Borçlar Hukuku, İcra ve İflas Hukuku ile Şirketler Hukuku'nun kesişim noktasında yer alan karma bir yapıya sahiptir. Tasarrufun iptali davaları, yönetim kurulu sorumluluğu ve kamu alacaklarının önceliği gibi riskler, avukatlar için kritik mesleki değerlendirme konularıdır.
12. Yargı Paketi Adalet Komisyonu'nda Kabul Edildi: İBAN Mağdurlarına İndirim ve Önemli Usul Değişiklikleri
TBMM Adalet Komisyonu tarafından kabul edilen 12. Yargı Paketi, icra takiplerinde idareye başvuru zorunluluğu, miras satışlarında yeni usuller, HAGB sınırlamaları, belirsiz alacak davasının kaldırılması ve nitelikli dolandırıcılıkta IBAN mağdurlarına ceza indirimi gibi birçok önemli düzenleme getirmektedir.