Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/19894 E., 2018/6268 K. sayılı Kararı: Elektrik Direğine Tırmanma Olaylarında Dağıtım Şirketinin Kusursuz Sorumluluğu ve Bölüşük Kusur Değerlendirmesi
Lawantra
26.06.2026
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, elektrik dağıtım şirketlerinin işletmekte olduğu yüksek gerilim tesislerinden kaynaklanan zararlar bakımından önemli bir içtihat ortaya koymuştur. 2016/19894 Esas, 2018/6268 Karar sayılı ilam, destekten yoksun kalma nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, murisin elektrik direğine tırmanarak elektrik çarpması sonucu hayatını kaybettiği olayda, davalı dağıtım şirketinin sorumluluğunu detaylı biçimde ele almaktadır.
Olayda davacılar, murislerinin 07.07.2012 tarihinde evindeki elektrik arızasını gidermek üzere elektrik direğine çıktığını, sürekli yaşanan kesintileri defalarca sözlü olarak bildirmesine rağmen şirketin önlem almadığını, direkte uyarı levhası bulunmadığını ve ağır özen yükümlülüğünün ihlal edildiğini ileri sürerek, eş için 100 TL maddi, 30.000 TL manevi; çocuklar için 100 TL maddi ve 15.000'er TL manevi tazminat talep etmişlerdir. Davalı ise murisin usulsüz bağlantı amacıyla bilinçli olarak direğe tırmandığını, ağır kusurlu olduğunu, kesinti ihbarı bulunmadığını ve illiyet bağının kesildiğini savunmuştur.
Mahkeme, murisin bilinçli tırmanma engelini aşarak pense, eldiven ve izole bantla enerji yüklü direğe çıktığını, tam kusurlu olduğunu ve davalının kusursuzluğunu gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Temyiz üzerine Daire, uyuşmazlığın davalı elektrik şirketinin sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplandığını belirtmiştir.
Kararda, kusursuz sorumluluk halleri detaylı biçimde incelenmiştir. TBK m.69 (eski BK m.58) uyarınca yapı eserinin maliki, yapımındaki bozukluk veya muhafazadaki kusurdan sorumludur. TBK m.71/1 ise önemli ölçüde tehlike arz eden işletmenin faaliyetinden doğan zarardan işletme sahibini ve işleteni müteselsilen sorumlu tutmaktadır. Elektrik kuvvetli akım tesisleri de bu kapsamdadır. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği m.5'e göre tesisler, can ve mala zarar vermeyecek şekilde yapılmalı, emniyet mesafeleri ve koruma önlemleri sağlanmalıdır. Dağıtım şirketi, yüksek gerilim iletkenlerine güvenli yaklaşımı sağlayıcı önlemler almak, uyarı levhalarını görünür yerlere koymak ve yerleşim yerlerindeki tesisleri daha sık denetlemekle yükümlüdür.
Somut olayda, olay yeri inceleme raporuna göre direkte uyarı levhası yoktu, korkuluk bulunmasına rağmen yerleşim alanında bulunuyordu. Bilirkişi raporlarında çelişkiler mevcuttu; ilk raporlarda uyarı levhasının yokluğu tali kusur olarak değerlendirilirken, üç kişilik kurul raporu murisi %100 kusurlu bulmuştu. Daire, murisin 49 yaşında yetişkin olması nedeniyle tırmanmada kusurlu olduğunu kabul etmekle birlikte, dağıtım şirketinin ağır özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini vurgulamıştır. Direkte uyarı levhasının olmaması ve yerleşim alanı içinde bulunması, şirketin özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmektedir.
Kararda kritik nokta şudur: Murisin çıkmaması gereken direğe çıkması, şirketin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu husus ancak tazminat miktarının belirlenmesinde bölüşük kusur olarak dikkate alınmalıdır. Malik, illiyet bağını kesen mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusuru hallerinde kurtulabilir. Ancak somut olayda bu unsurlar gerçekleşmemiştir. Mahkemenin yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Daire, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği m.5 ve m.27 hükümlerine göre somut olayı aydınlatacak, tarafların kusur oranlarını gerekçeleriyle belirten, yeni üç kişilik elektrik mühendisi bilirkişi kurulundan rapor alınarak karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Karar oyçokluğuyla verilmiş olup, muhalif görüş TBK m.69 kapsamında malikin kurtuluş kanıtı sunamayacağını, murisin ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini savunmuştur.
Bu karar, avukatlar için kritik öneme sahiptir. Elektrik çarpması davalarında bilirkişi raporlarının denetime elverişli olması, yönetmelik hükümlerinin somut olaya uygulanması ve kusursuz sorumluluk ilkelerinin titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Özellikle yerleşim alanlarındaki tesislerde özen yükümlülüğünün ağırlığı, tazminat miktarının belirlenmesinde bölüşük kusurun rolü ve illiyet bağının kesilme şartları, benzer davalarda strateji belirlerken dikkate alınmalıdır. Karar, tehlikeli tesis işletenlerin sorumluluğunu sınırlı tutma eğilimini bertaraf ederek mağdur haklarını koruyan bir yaklaşım ortaya koymaktadır.
Sonuç itibarıyla Yargıtay, elektrik dağıtım şirketlerinin TBK m.69 ve m.71 çerçevesindeki kusursuz sorumluluğunu, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin emredici hükümleriyle birleştirerek, murisin kusurunun otomatik olarak tam kusur kabul edilmesini engellemiştir. Bu içtihat, benzer olaylarda avukatların mahkemeden yeni ve kapsamlı bilirkişi incelemesi talep etmelerine güçlü dayanak sağlamaktadır. (Word count: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği, Kapsamı ve Uygulamada Ortaya Çıkan Hukuki Uyuşmazlıklar
Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) sözleşmeleri, Borçlar Hukuku, İcra ve İflas Hukuku ile Şirketler Hukuku'nun kesişim noktasında yer alan karma bir yapıya sahiptir. Tasarrufun iptali davaları, yönetim kurulu sorumluluğu ve kamu alacaklarının önceliği gibi riskler, avukatlar için kritik mesleki değerlendirme konularıdır.
12. Yargı Paketi Adalet Komisyonu'nda Kabul Edildi: İBAN Mağdurlarına İndirim ve Önemli Usul Değişiklikleri
TBMM Adalet Komisyonu tarafından kabul edilen 12. Yargı Paketi, icra takiplerinde idareye başvuru zorunluluğu, miras satışlarında yeni usuller, HAGB sınırlamaları, belirsiz alacak davasının kaldırılması ve nitelikli dolandırıcılıkta IBAN mağdurlarına ceza indirimi gibi birçok önemli düzenleme getirmektedir.