Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nden FETÖ/PDY Üyeliği Beraat Kararı: Organik Bağ ve Süreklilik-Çeşitlilik- Yoğunluk Kriterleri
Lawantra
12.06.2026
Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2022/33073 E., 2025/27334 K. sayılı kararı, silahlı terör örgütü üyeliğinin unsurları, organik bağ kavramı, süreklilik-çeşitlilik-yoğunluk kriterleri ve FETÖ/PDY’nin iki farklı dönemdeki algılanma biçimi açısından oldukça aydınlatıcı bir içtihattır. Karar, özellikle “sınırda” kalan dosyalar için avukatlara güçlü bir savunma argümanı sunmaktadır.
Kararın Temel Dayanakları
Daire, ilk olarak örgüt üyeliğinin hukuki tanımını yapmıştır. (Kapatılan) Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 2017/1809 E., 2017/5155 K. sayılı kararı ve Daire’nin istikrar kazanmış içtihatlarına göre örgüt üyesi; örgütün amacını benimseyen, hiyerarşik yapısına dahil olan, iradesini örgüt iradesine terk eden, organik bağ kuran ve verilen her türlü emri sorgusuzca yerine getirmeye hazır olan kişidir.
Örgüt üyeliğinde ayırt edici unsurun “organik bağ” olduğu, bunun canlı, geçişken, etkin ve hiyerarşik konumu tespit eden bir bağ niteliğinde bulunduğu vurgulanmıştır. Örgüte sempati duymanın, yayınlarını okumanın, liderine saygı göstermenin tek başına üyelik için yeterli olmadığı klasik doktrin ve Yargıtay içtihatlarıyla desteklenmiştir.
Ayrıca TCK m. 314/2 kapsamında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmada “suç işleme kastı”nın aranması gerektiği, failin örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulduğunu bilerek ve isteyerek katılması gerektiği belirtilmiştir.
Somut Olayın Değerlendirilmesi
FETÖ/PDY’nin kuruluş, amaç, yapılanma ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi’nin 2015/3 E. sayılı kararında açıklandığı üzere, nihai amacının Anayasal düzeni cebir ve şiddetle değiştirmek olduğu kabul edilmiştir. Ancak örgütün başlangıçta ahlak ve eğitim hareketi olarak algılandığı, toplumun geniş kesimlerince bu şekilde görüldüğü, meşruiyetini dinden ve hukuktan aldığı izlenimi vererek kriminalize olmamaya özen gösterdiği gerçeği nazara alınmıştır.
Sanığın, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu, ancak örgütün nihai amacını bildiğine dair yeterli delil bulunmadığı, ByLock veya kod isim kullanmadığı, kamuoyunca bilinen operasyonel eylemlerden sonra herhangi bir örgütsel faaliyetinin tespit edilemediği belirlenmiştir.
Operasyonel eylemler öncesi dönemdeki irtibat ve eylemlerinin ise, sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amaçla organik bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösteren “süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk” özelliği taşıyan faaliyetler olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle atılı suçtan beraati yerine mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay’ın Bozma Gerekçesi
Daire, delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı nedeniyle hükmün CMK m. 302/2 uyarınca bozulmasına, dosyanın Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ve ilam örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine oybirliğiyle karar vermiştir.
Avukatlar ve Hukuk Profesyonelleri İçin Değerlendirme
Bu karar, FETÖ/PDY davalarında savunma stratejisinin kurgulanmasında kritik öneme sahiptir. Özellikle şu hususlar öne çıkmaktadır:
- Örgütün iki farklı algı dönemi (meşruiyet vitrini ve açık terör örgütü) ayrımının yapılması,
- Sanığın nihai amacı bilip bilmediğinin somut delillerle ispatlanması zorunluluğu,
- ByLock, kod isim, operasyonel eylem sonrası faaliyet gibi unsurların yokluğunun lehine delil olarak kullanılması,
- “Süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk” kriterlerinin somut olayda titizlikle tartışılması,
- Organik bağın varlığının her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerektiği.
Karar, alt derece mahkemelerinin delil değerlendirmesinde subjektif kabullerden kaçınması, Yargıtay’ın yerleşik ölçütlerini dikkate alması gerektiğini bir kez daha vurgulamaktadır. Ceza avukatları, müvekkillerinin dosyalarında bu içtihadı referans göstererek beraat taleplerini güçlendirebilirler.
Ayrıca karar, TCK m. 314/2’nin uygulama alanının keyfi biçimde genişletilmemesi gerektiğine işaret etmekte, örgüt üyeliği ile örgüt adına suç işleme veya örgüte yardım etme suçları arasındaki ince çizgiyi hatırlatmaktadır.
(Toplam kelime sayısı: 652)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Edirne Bölge İdare Mahkemesi Resmen Kuruldu: Yargı Çevreleri Yeniden Belirlendi
Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Edirne Bölge İdare Mahkemesi kuruldu. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin yeni mahkemenin yargı çevresine dahil edilmesiyle birlikte İstanbul ve Bursa Bölge İdare Mahkemelerinin yargı çevreleri de yeniden düzenlendi.
Yapay Zeka ile Üretilen Sahte Görseller Kullanılarak MİT İlişkisi İddiasında Bulunan Şüpheli Gözaltına Alındı
Gaziantep’te yapay zeka teknolojisi kullanarak kendisini MİT ve üst düzey kamu yöneticileriyle bağlantılı gösterdiği belirlenen şüpheli B.N.E., ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma’ suçundan gözaltına alındı. Olay, dijital manipülasyon ve kişisel verilerin korunması hukuku açısından önemli bir emsal oluşturabilir.