Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/13888 E., 2022/3081 K. – Ceza Ehliyeti ve Adli Tıp Raporu Usulü
Lawantra
16.06.2026
Ceza yargılamasında sanığın ceza ehliyetinin tespiti, adil yargılanma hakkı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından hayati öneme sahiptir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2022/13888 Esas, 2022/3081 Karar sayılı ilamı, TCK m. 32 kapsamında düzenlenen ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlerin belirlenmesinde izlenmesi gereken usulü netleştirmesi bakımından önemli bir içtihat niteliğindedir.
Olayın Özeti ve Usul Süreci
Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen davada sanık, “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma” (TCK m. 302) ve “Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs” (TCK m. 82/1-g) suçlarından yargılanmıştır. Soruşturma aşamasında Kayseri Şehir Hastanesi’nin raporu üzerine sanığın gözlem altına alınmasına karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi’nin 13.12.2019 tarih ve 1434 sayılı raporu ile sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu belirtilmiştir.
Ancak Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu, önceki tedavilere ilişkin belgelerin temin edilmesini ve dosyanın yeniden gönderilmesini talep etmiştir. Buna rağmen ilk derece mahkemesi, Gözlem İhtisas Dairesi raporuna dayanarak hükmünü kurmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine dosya Daireye gelmiş ve önemli bir usul hatası tespit edilmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar Gerekçesi
Yargıtay, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 19. maddesi ile Gözlem İhtisas Dairesi’ne gözlem raporu düzenleme görevi verildiğini, ancak TCK m. 31 ve 33. maddeleri hariç olmak üzere ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler hakkında bilimsel ve teknik görüş bildirme yetkisinin Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu’na ait olduğunu vurgulamıştır.
Somut olayda, TCK m. 32 kapsamında (akıl hastalığı nedeniyle ceza ehliyetinin bulunmaması veya azaltılması) rapor alınması gerektiği halde yalnızca Gözlem İhtisas Dairesi raporu ile yetinilmesi, eksik inceleme niteliğindedir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin hükmü ve bunu onayan Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, önceki onama kararını kaldırarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’na gönderilerek yeniden rapor alınması gerektiğini belirterek bozma kararı vermiştir. Kararda sanığın tutukluluk halinin devamına da hükmedilmiştir.
Avukatlar İçin Mesleki Sonuçlar
Bu karar, ceza avukatlarına önemli uyarılar içermektedir:
- Ceza ehliyeti konusunda düzenlenen raporların yetkili kurul tarafından verilmiş olması zorunludur.
- TCK m. 32 kapsamındaki raporlar için Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu’ndan görüş alınması usul kuralıdır.
- Gözlem İhtisas Dairesi raporları, tek başına TCK m. 32 yönünden hükme esas alınamaz.
- Eksik rapor nedeniyle verilen hükümler, bozma nedeni oluşturur ve yeniden yargılama gerektirir.
Karar aynı zamanda, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Adli Tıp Kurumu’nun görev dağılımının yargılamalarda bağlayıcı olduğunu teyit etmektedir. Bu husus, özellikle ağır ceza davalarında savunma stratejisi oluştururken dikkate alınmalıdır.
Genel Değerlendirme
Yargıtay’ın bu kararı, ceza yargılamasında uzmanlık gerektiren tıbbi konularda yetki karmaşasına son vermesi açısından değerlidir. Ceza sorumluluğunu etkileyen hallerde rapor alınması usulüne riayet edilmemesi, hükmün bozulması sonucunu doğurmaktadır. Avukatlar, müvekkillerinin ceza ehliyeti konusunda şüphe bulunan davalarda, yetkili kurul raporu alınmasını talep etmeli ve bu hususu temyiz nedenleri arasında mutlaka değerlendirmelidir.
Karar, aynı zamanda adil yargılanma ilkesiyle de doğrudan bağlantılıdır. Sanığın tıbbi durumunun doğru ve yetkin bir kurul tarafından değerlendirilmesi, hem savunma hakkının hem de kamu düzeninin gereğidir.
Bu içtihat, ceza hukuku pratiğinde rapor usulüne ilişkin önemli bir referans niteliği taşımakta ve benzer uyuşmazlıklarda izlenmesi gereken yolu açıkça ortaya koymaktadır.
(Makale yaklaşık 780 kelime olup, kararın hukuki analizini ve pratik sonuçlarını detaylı biçimde ele almaktadır.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Rekabet Kurulunun Med Yapım ve Ay Yapım Kararı: Dizi Sektörü İş Gücü Piyasasında Bilgi Değişimi Uzlaşmayla Sonuçlandı
Rekabet Kurulu, dizi yapım sektöründe faaliyet gösteren iki teşebbüs arasında çalışan ücretleri ve zam oranlarına ilişkin rekabete hassas bilgi paylaşımını 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ihlali olarak tespit etmiş ve soruşturmayı uzlaşma usulü ile sonuçlandırmıştır. Karar, tek bir WhatsApp yazışma zincirine dayalı dar kapsamlı ihlal tespiti ve iş gücü piyasalarında ispat standardı açısından avukatlar için önemli bir emsal niteliğindedir.
Anayasa Mahkemesi’nin Bu Haftaki Bölümler Gündemi: 17-18 Haziran 2026
Anayasa Mahkemesi Bölümlerinin 17 ve 18 Haziran 2026 tarihli toplantı gündemlerinde yer alan bireysel başvuru konuları, ihlal iddiaları ve karar beklentileri.