Yargıtay 15. Ceza Dairesi: Sahibinden.com Üzerinden Fotoğraf Makinesi Dolandırıcılığında Eşin Hesabını Kullanma ve İştirak
Lawantra
02.06.2026
Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 2017/27853 Esas, 2019/9667 Karar sayılı ilamı, internet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarında iştirak, delil değerlendirmesi ve basın-yayın araçlarının kullanılması suretiyle dolandırıcılık unsurlarını incelemektedir.
Olay ve İddialar
Sanıklar, sahibinden.com sitesinde Nikon marka fotoğraf makineleri satışı ilanı vermişlerdir. Farklı tarihlerde üç ayrı katılanla irtibata geçilerek toplamda 1.200 TL, 477 TL ve 1.700 TL bedel karşılığında anlaşılmış, paralar sanıkların hesaplarına havale edilmiş ancak mal teslim edilmemiştir. Sanıkların aynı yöntemi kullanarak birden fazla kişiyi dolandırdıkları, adres değiştirmek suretiyle yakalanmaktan kaçındıkları iddia edilmiştir.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından üç ayrı iddianame hazırlanmış ve dosyalar birleştirilmiştir. İlk derece mahkemesi, sanık ...’ı üç ayrı olaydan, sanık ...’ı ise bir olaydan TCK m. 158/1-f (bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık) suçundan mahkum etmiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Daire, sanık ... yönünden kurulan üç ayrı mahkumiyet hükmünü onamıştır. Sanığın savunması, katılan beyanları, banka belgeleri, kamera görüntüleri ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyet kararlarında isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık ... yönünden ise bozma kararı verilmiştir. Sanık, olay tarihinde eşi olan diğer sanığın hesabını ve banka kartını kullandığını, sitenin ne için kullanıldığını bilmediğini savunmuştur. Daire, sanığın bu savunmasının aksini ispatlayacak yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Hukuki ve Mesleki Analiz
Karar, özellikle internet üzerinden mal satışı vaat ederek dolandırıcılık yapan organize gruplarda “yardımcı fail” veya “iştirakçi” sıfatıyla yargılanan kişilerin sorumluluğunun ispat standardını ortaya koymaktadır. Eşinin hesabını kullandığını savunan kişinin, bu fiilin suçla bağlantısını bildiği veya suç işleme kastıyla hareket ettiği yönünde somut delil bulunmadıkça mahkumiyet hükmü kurulamayacağı vurgulanmıştır.
Avukatlar için önemli bir nokta, “bilmiyordum” savunmasının, dosya kapsamında somut delillerle çürütülmediği sürece kabul görebileceğidir. Kararda, üç ayrı olayda aynı yöntemin kullanılması, kamera görüntüleri ve banka kayıtları gibi delillerin varlığı, sanık ...’ın mahkumiyetini desteklerken, sanık ... yönünden böyle bir delil zinciri kurulamamıştır.
Ayrıca karar, TCK m. 158/1-f bendinin uygulanmasında “bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması” unsurunun geniş yorumlandığını göstermektedir. Sahibinden.com gibi platformların kullanılması, bu bent kapsamında değerlendirilmiştir.
Sonuç
Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin bu ilamı, internet dolandırıcılığı davalarında iştirak sorumluluğunun titizlikle belirlenmesi gerektiğini, her sanığın fiil ve kastının ayrı ayrı değerlendirilmesi zorunluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Karar, savunma makamı için “delil yetersizliği” argümanının ne zaman etkili olabileceğini göstermesi bakımından da değer taşımaktadır. (Toplam kelime: 578)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Muris Muvazaasında Murisin Gerçek İradesinin Tespiti: Yargıtay İçtihatları ve Uygulama Esasları
Muris muvazaası davalarında belirleyici unsur, murisin gerçek iradesinin satış mı yoksa mirasçılardan mal kaçırma amacıyla bağış mı olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Makale, Yargıtay'ın 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ışığında bedel ödenmesi, aile içi paylaşım ve ispat yükü gibi konuları detaylı biçimde ele almaktadır.
AYM'nin 2020/39936 Başvuru Numaralı Kararı: Bağlantılı Suçlarda Kısmi Kesinleşme ve Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkı
Anayasa Mahkemesi, KPSS soruşturmasında bağlantılı suçlardan birinin istinafta kesinleşip infaz edilmesine rağmen diğerinin temyiz incelemesinin devam etmesinin hakkaniyete uygun yargılanma hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir. Karar, aynı maddi vakıalarla ilgili çelişkili kararların hukuk güvenliğini zedelediğini vurgulamaktadır.