Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/14890 E., 2016/5928 K. sayılı Kararı: Miras Sebebiyle İstihkak Davasında İspat Yükü ve Bozma Kararı
Lawantra
20.06.2026
Miras hukuku uygulamalarında en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, tereke mallarının üçüncü kişiler veya diğer mirasçılar tarafından haksız olarak elde tutulması durumudur. Bu tür anlaşmazlıkların çözümü için miras sebebiyle istihkak davası, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 637 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş temel hukuki araçlardan biridir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/14890 Esas, 2016/5928 Karar sayılı ilamı, bu davaların incelenmesinde ispat yükünün yer değiştirmesi ve delillerin titizlikle değerlendirilmesi gerektiğine dair önemli bir emsal teşkil etmektedir.
Dava, murisin 15 Ekim 2011 tarihinde vefat etmesi üzerine açılmıştır. Davacı, murisin 15 Nisan 2009 tarihinde banka hesabından 49.280 TL'lik parayı çektiğini ve bu parayı davalıya borç olarak verdiğini, ancak davalının parayı iade etmediğini ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası ile alacağın tespitini talep etmiştir. Davalı ise murisin teyzesi olduğunu, banka işlemleri sırasında yanında bulunduğunu ve parayı murise iade ettiğini savunmuştur. Yerel Asliye Hukuk Mahkemesi davanın reddine karar vermiş, ancak davacı vekilinin temyizi üzerine dosya Yargıtay 14. Hukuk Dairesi önüne gelmiştir.
Yargıtay, davanın TMK m. 637 uyarınca miras sebebiyle istihkak davası niteliğinde olduğunu tespit etmiştir. Kanuni veya atanmış mirasçıların, terekeyi veya tereke mallarını elinde bulunduranlara karşı mirasçılıktaki üstün haklarını ileri sürerek bu davayı açabileceklerini hatırlatan Daire, somut olayda davalının muristen parayı aldığını cevap dilekçesinde kabul ettiğini vurgulamıştır. Bu kabul nedeniyle ispat yükü davalıya geçmiştir. Davalının parayı iade ettiğini ispatlaması gerektiği halde, yerel mahkemenin bu hususu göz ardı ederek eksik inceleme ile karar verdiği belirtilmiştir.
Kararda özellikle altı çizilen husus, ispat yükünün yer değiştirdiği durumlarda mahkemenin davalının savunmasını ve delillerini titizlikle değerlendirmesi gerektiğidir. Miras hukuku bakımından bu yaklaşım, tereke mallarının korunması ve mirasçıların haklarının etkin şekilde temin edilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Zira mirasın açılmasıyla birlikte tereke, mirasçıların paylı mülkiyetine tabi hale gelmekte ve herhangi bir malın haksız olarak üçüncü kişilerde kalması, diğer mirasçıların haklarını zedelemektedir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, bu gerekçelerle yerel mahkeme kararını bozmuştur. Bozma kararının gerekçesinde, TMK'nın ilgili hükümlerine atıf yapılmış ve miras sebebiyle istihkak davalarında delil değerlendirmesinin usul ekonomisi ve hakkaniyet ilkelerine uygun olması gerektiği vurgulanmıştır. Karar oybirliğiyle alınmış olup, peşin yatırılan harcın iadesine ve karar düzeltme yolunun açık olduğuna hükmedilmiştir.
Bu karar, avukatlar ve hukuk profesyonelleri için önemli pratik çıkarımlar içermektedir. Öncelikle, cevap dilekçesinde yapılan kabullerin ispat yükünü nasıl değiştirdiğinin iyi analiz edilmesi gerekmektedir. Miras davalarında sıklıkla karşılaşılan "para teslim edildi ancak iade edildi" savunmalarında, iadeyi ispat yükümlülüğünün davalıya ait olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca, banka kayıtları, tanık beyanları ve diğer delillerin koordineli şekilde sunulması, davanın başarısı açısından belirleyicidir.
Uygulamada miras sebebiyle istihkak davaları, hem mirasçılık sıfatının tespitini hem de tereke mallarının iadesini içerebilen külli nitelikte davalardır. Yargıtay'ın bu kararı, yerel mahkemelerin delil toplama ve değerlendirme yükümlülüğünü hatırlatması bakımından değer taşımaktadır. Özellikle yaşlı murislerin banka işlemleri sırasında yakınları tarafından yönlendirildiği iddialarının arttığı günümüz koşullarında, bu tür kararlar mirasçıların korunması adına önemli bir hukuki zemin oluşturmaktadır.
Sonuç olarak, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 16 Mayıs 2016 tarihli bu kararı, miras hukuku pratiğinde ispat kurallarının doğru uygulanmasının altını çizmekte ve avukatlara delil stratejisi oluştururken dikkat etmeleri gereken hususları hatırlatmaktadır. Kararın benzer uyuşmazlıklarda referans alınması, adil yargılamanın ve mirasçı haklarının korunmasının güvencesi olacaktır. (Toplam kelime sayısı: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Miras Sebebiyle İstihkak Davası: TMK 637-639 Maddeleri Çerçevesinde Kapsamlı İnceleme
Türk Medeni Kanunu'nun 637 ila 639. maddeleri arasında düzenlenen miras sebebiyle istihkak davasının şartları, tarafları, zamanaşımı süreleri ve ispat yükü avukatlar için detaylı olarak ele alınmıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/12241 E., 2016/3097 K. sayılı Kararı: Kooperatif Üyeliği ve Adi İstihkak Davası
Yargıtay, miras bırakanın kooperatif üyeliğinden doğan hakların mirasçılara intikalinde eksik inceleme nedeniyle bozma kararı vermiştir. Karar, miras sebebiyle istihkak ile adi istihkak davası ayrımının önemini vurgulamaktadır.