Yargıtay 13. Ceza Dairesi: Bilişim Sistemleri Yoluyla Hırsızlıkta Hesap Kullanım Alışkanlıklarının Araştırılması Gerektiği
Lawantra
02.06.2026
Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 2014/26518 Esas, 2015/15561 Karar sayılı ilamı, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunda delillerin yeterince araştırılmadan hüküm kurulamayacağını vurgulaması açısından önemli bir emsaldir.
Olayın Mahiyeti
Katılan şirketin interaktif bankacılık şifresi ele geçirilerek, şirket hesabından sanıkların farklı bankalardaki hesaplarına toplam 9.400 TL havale yapılmıştır. Sanıklar, paraları çektiklerini kabul etmekle birlikte, paranın iade edildiğini ve haklarında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesi sanıkları TCK m. 142/2-e (bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık) suçundan mahkum etmiştir. Sanıklar temyiz yoluna başvurmuştur.
Yargıtay’ın Bozma Nedenleri
Daire, iki temel nedenle bozma kararı vermiştir:
-
Sanıkların, paranın iade edildiği ve haklarında ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2007/6250 sayılı “kovuşturmaya yer olmadığı” kararının bulunduğu yönündeki savunmaları araştırılmamıştır. Sanıkların temyiz dilekçesine ekledikleri bu kararın incelenmesi zorunludur.
-
Sanıkların olay tarihi ve öncesinde, suça konu havalelerin yapıldığı banka ve diğer bankalar nezdinde açılmış hesaplarının bulunup bulunmadığı, bu hesapların ekstresi, kullanım alışkanlıkları ve hareket yoğunluğu araştırılmamıştır. Bu araştırma yapılmadan sanıkların hukuki durumlarının tayin edilmesi mümkün değildir.
Yargıtay, bu eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirterek hükmün bozulmasına karar vermiştir.
Hukuki Analiz
Karar, bilişim suçlarında “suçun faili olma” ile “hesabın suçta kullanılması” arasındaki farkı netleştirmektedir. Hesabına para gelen kişinin, bu paranın suçtan kaynaklandığını bilip bilmediği, hesabın kullanım alışkanlıkları, daha önce benzer suçlarda kullanılıp kullanılmadığı gibi hususlar, kast unsuru açısından kritik öneme sahiptir.
Avukatlar açısından karar, savunma stratejilerinde banka kayıtlarının, hesap hareketlerinin ve benzer soruşturma dosyalarının titizlikle incelenmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Özellikle “parayı iade ettim” veya “kovuşturmaya yer olmadığı kararı var” savunmalarının somut delillerle desteklenmesi halinde etkili olabileceği görülmektedir.
Ayrıca karar, TCK m. 142/2-e kapsamında bilişim sistemleri yoluyla hırsızlık suçunun unsurlarının ispatında, sadece paranın hesaba gelmiş olmasını yeterli görmemekte, failin kastının ve olayın bütünlüğünün araştırılmasını zorunlu kılmaktadır.
Sonuç
Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin bu ilamı, dijital suçlarda delillerin yeterince toplanmadan karar verilemeyeceğini, özellikle hesap kullanım alışkanlıklarının ve önceki soruşturma dosyalarının araştırılmasının zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım, ceza yargılamasında şüpheden sanık yararlanır ilkesiyle uyumlu olup, avukatlara savunma aşamasında önemli argümanlar sunmaktadır. (Toplam kelime: 512)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Muris Muvazaasında Murisin Gerçek İradesinin Tespiti: Yargıtay İçtihatları ve Uygulama Esasları
Muris muvazaası davalarında belirleyici unsur, murisin gerçek iradesinin satış mı yoksa mirasçılardan mal kaçırma amacıyla bağış mı olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Makale, Yargıtay'ın 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ışığında bedel ödenmesi, aile içi paylaşım ve ispat yükü gibi konuları detaylı biçimde ele almaktadır.
AYM'nin 2020/39936 Başvuru Numaralı Kararı: Bağlantılı Suçlarda Kısmi Kesinleşme ve Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkı
Anayasa Mahkemesi, KPSS soruşturmasında bağlantılı suçlardan birinin istinafta kesinleşip infaz edilmesine rağmen diğerinin temyiz incelemesinin devam etmesinin hakkaniyete uygun yargılanma hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir. Karar, aynı maddi vakıalarla ilgili çelişkili kararların hukuk güvenliğini zedelediğini vurgulamaktadır.