Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2023/4482 E., 2024/2078 K. Sayılı Kararı: Eda Hükmü İçermeyen Tespite İlişkin İlamların İcrası
Lawantra
28.06.2026
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2023/4482 Esas, 2024/2078 Karar sayılı ilamı, ilamlı icra takiplerinde eda hükmü ile tespit hükmü arasındaki ayrımın pratik sonuçlarını ortaya koyması açısından avukatlar için önemli bir emsal teşkil etmektedir. Karara konu olayda, alacaklılar tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, takip konusu ilamda yer alan genel kurul kararlarının iptalinin ticaret siciline bildirilmesi talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü kararının iptali istenmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, likit alacak veya eda hükmü içermediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar vermiştir. Alacaklıların istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay, ilamın niteliğini detaylı biçimde irdelemiştir.
İlamlı İcra ve Eda Hükmü Gerekliliği
İcra ve İflas Kanunu’nun 32 ve devamı maddelerinde para ve teminat verilmesine dair ilamların icrası düzenlenmiştir. İİK m.38 ise mahkeme huzurunda sulh, kabul ve ikrarları içeren noter senetleri ile temyiz kefaletnamelerini ilamların icrası hükümlerine tabi kılmıştır. Yasa koyucu, ilamlı takip yapılabilecek belgeleri titizlikle sınırlamıştır.
Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, icrası mümkün olan ilamlar, yorum gerektirmeyen açık bir tahsil (eda) hükmü içeren ilamlardır. Tespite ilişkin ilamlar ise kural olarak icra takibine konu edilemez. Ancak bu tür ilamların kesinleşmesi halinde, içerdikleri likit nitelikteki vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin icra yoluyla tahsili mümkündür.
Somut olayda dayanak alınan İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08.07.2021 tarih ve 2019/437 E., 2021/589 K. sayılı kararı incelendiğinde, davalı şirketin 30.04.2019 tarihli genel kurulunda alınan belirli kararların (yönetim kurulu üyelerinin ibrası, ücret artırımı, ana sözleşme tadili ve rekabet yasağı izni) ayrı ayrı iptaline hükmedildiği görülmektedir. Kararda herhangi bir likit miktarın ödenmesine yönelik eda hükmü bulunmamaktadır.
Yargıtay, bu durum karşısında ilamın yalnızca yargılama giderleri ve vekalet ücreti kalemleri yönünden icra edilebileceğini, bunun dışında icra yoluyla infazının mümkün olmadığını vurgulamıştır. Daire, Bölge Adliye Mahkemesi’nin “şikayetin reddi” sonucunu isabetli bulmakla birlikte, gerekçenin “tespite ilişkin ilamlar icra takibine konu edilemez” şeklinde düzeltilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Kararın Avukatlar Açısından Değerlendirilmesi
Bu karar, ticaret şirketleri genel kurul kararlarının iptali davalarında elde edilen ilamların icra takibine konu edilmesinde dikkat edilmesi gereken kritik bir noktayı aydınlatmaktadır. Avukatlar, müvekkillerine ilamda eda hükmü bulunmadığında yalnızca masraf ve vekalet ücreti tahsilatı yapılabileceğini, asıl talebin (iptal kararının sicile tescil ettirilmesi gibi) icra yoluyla doğrudan infaz edilemeyeceğini açıkça anlatmalıdır.
Ayrıca karar, ilamın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini de hatırlatmaktadır. HGK’nın daha önceki kararlarında da belirtildiği üzere, ilamın esasına ilişkin hüküm ile yargılama gideri ve vekalet ücreti bir bütündür. Bu nedenle esasa ilişkin hüküm kesinleşmeden bu ek kalemlerin de takibe konulması mümkün değildir.
Sonuç olarak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, eda hükmü içermeyen tespit niteliğindeki ilamların sınırlı icra imkanını teyit etmiş ve alt mahkemenin vardığı sonucu onamıştır. Bu içtihat, özellikle şirketler hukuku ve ticaret davalarında çalışan avukatların icra takibi stratejilerini şekillendirmede önemli bir referans olacaktır.
(Makale yaklaşık 850 kelimedir.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Kira Hukuku Uyuşmazlıklarının Çözümünde Re'sen Dijital Denetim Modeli: RE-TES Proje Önerisi
İhtiyaç nedeniyle tahliye sonrası 3 yıllık kiralama yasağının (TBK m. 355) etkin denetimi için önerilen Re'sen Tahliye ve Takip Entegre Sistemi (RE-TES) modeli ve hukuki altyapısı.
Haksız Rekabet Davalarında Tespit Niteliğindeki İlamların İcrası ve Kesinleşme Şartı
Haksız rekabet davalarında verilen tespit ve men kararlarının hukuki niteliği, ilamlı icra bakımından doğurduğu sonuçlar ve kesinleşme şartı üzerine detaylı hukuki analiz.