Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/8614 E., 2023/5221 K. – İş Kazası, Kusur Tespiti ve Beraat Kararı
Lawantra
16.06.2026
İş kazaları nedeniyle açılan taksirle öldürme davaları, ceza hukuku ile iş hukuku arasındaki kesişim noktasında önemli sorunlar barındırmaktadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2020/8614 Esas, 2023/5221 Karar sayılı ilamı, kusur tespitinde hâkimin takdir yetkisi, çelişkili bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi ve beraat kararının gerekçesi bakımından önemli hususlar içermektedir.
Olayın Seyri ve Bilirkişi Raporları
Olay, Aksaray ilinde sanıkların ağaç budama işi sırasında ölen işçinin elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesi sonucu meydana gelmiştir. Soruşturma aşamasında düzenlenen ilk bilirkişi raporu, sanıklardan birini asli kusurlu, diğerini tali kusurlu bulmuştur. Mahkeme aşamasında alınan ikinci rapor ise sanıklardan birini asli kusurlu, öleni kusursuz bulmuştur.
Talimat yoluyla alınan üçüncü ve son raporda ise ölenin tecrübeli bir işçi olduğu, emniyet tedbirlerine uymadığı, hatalı kesim tekniği kullandığı ve asli kusurlu olduğu, sanıkların ise kusursuz olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkeme, son rapora dayanarak sanıkların beraatine karar vermiştir.
Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2019/5 sayılı kararı referans alınarak, hâkimin bilirkişi raporlarındaki kusur tespitleriyle bağlı olmadığı vurgulanmıştır. Hâkim, teknik verileri dikkate alarak olayın oluşum şeklini, tarafların taksirli davranışlarını ve kusur durumunu kendisi belirlemekle yükümlüdür.
Daire, dosyadaki raporlar arasında çelişki bulunsa da, bu çelişkinin yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasını zorunlu kılmadığını belirtmiştir. Zira kusur tespiti, özel ve teknik bilgi gerektiren bir konu olmaktan çıkmış, hâkimin genel hukuk bilgisi ve dosya kapsamıyla çözülebilecek bir husus haline gelmiştir.
Son raporun, olayın teknik yönlerini yeterince açıkladığı kanaatine varan Yargıtay, sanıkların kusursuz olduğuna ilişkin mahkeme değerlendirmesini hukuka uygun bulmuştur. Ancak beraat gerekçesinde hata tespit etmiştir. Mahkeme, CMK m. 223/2-a (suçun unsurlarının oluşmaması) yerine CMK m. 223/2-c (kusurun bulunmaması nedeniyle beraat) bendine göre karar vermesi gerektiğini belirtmiştir.
Kararın Düzeltilerek Onanması
Yargıtay, hükmün bozulmasına gerek olmadığını, zira yeniden yargılama gerektirmeyen bir usul hatası bulunduğunu tespit etmiş ve 1412 sayılı CMUK m. 322 uyarınca kararı düzelterek onamıştır. Hüküm fıkrasındaki “suçun unsurlarının oluşmaması” ibaresi çıkarılarak yerine “taksire dayalı kusurun bulunmaması nedeniyle CMK 223/2-c” ibaresi eklenmiştir.
Avukatlar İçin Pratik Sonuçlar
Bu karar, iş kazası davalarında şu önemli prensipleri ortaya koymaktadır:
- Kusur tespiti nihai olarak hâkime aittir; bilirkişi raporları bağlayıcı değildir.
- Çelişkili raporlar arasında maddi gerçeği ortaya çıkaracak yeterlilikte bir rapor varsa, yeni rapor alınmasına gerek olmayabilir.
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun uygulanabilirliği, somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
- Beraat kararının gerekçesi titizlikle yazılmalıdır; kusur yoksa CMK 223/2-c bendine göre karar verilmelidir.
Karar ayrıca, tecrübeli işçinin kendi can güvenliğini koruma yükümlülüğünü de vurgulamaktadır. Ancak bu durum, işverenin 6331 sayılı Kanun’dan doğan yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Genel Değerlendirme
Yargıtay’ın bu içtihadı, taksirli suçlarda kusur değerlendirmesinin nasıl yapılması gerektiğini netleştirmektedir. Özellikle orman, inşaat ve sanayi sektörlerinde yaşanan iş kazalarında avukatların bu kararı referans alması önem taşımaktadır. Karar, hem savcıların temyiz gerekçelerini hem de savunma stratejilerini etkileyecek niteliktedir.
İş kazası tazminatı ile ceza davasının paralel yürüdüğü durumlarda, ceza dosyasında alınan kusur tespitinin hukuk davasına yansıması da ayrı bir hukuki tartışma konusudur. Bu karar, ceza yargılamasında kusurun bulunmadığının tespiti halinde, tazminat davalarında da önemli delil değeri taşıyacaktır.
(Makale yaklaşık 850 kelime olup, kararın detaylı analizi ve avukatlık pratiğine yansımalarını içermektedir.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Rekabet Kurulunun Med Yapım ve Ay Yapım Kararı: Dizi Sektörü İş Gücü Piyasasında Bilgi Değişimi Uzlaşmayla Sonuçlandı
Rekabet Kurulu, dizi yapım sektöründe faaliyet gösteren iki teşebbüs arasında çalışan ücretleri ve zam oranlarına ilişkin rekabete hassas bilgi paylaşımını 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ihlali olarak tespit etmiş ve soruşturmayı uzlaşma usulü ile sonuçlandırmıştır. Karar, tek bir WhatsApp yazışma zincirine dayalı dar kapsamlı ihlal tespiti ve iş gücü piyasalarında ispat standardı açısından avukatlar için önemli bir emsal niteliğindedir.
Anayasa Mahkemesi’nin Bu Haftaki Bölümler Gündemi: 17-18 Haziran 2026
Anayasa Mahkemesi Bölümlerinin 17 ve 18 Haziran 2026 tarihli toplantı gündemlerinde yer alan bireysel başvuru konuları, ihlal iddiaları ve karar beklentileri.