Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/709 E., 2017/3376 K. sayılı Kararı ve İki Ortaklı Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma
Lawantra
26.06.2026
Limited şirketler, Türk ticaret hayatının en yaygın şirket türü olarak, ortaklar arasındaki uyuşmazlıkların sıkça yaşandığı yapılardır. Bu uyuşmazlıkların en kritiklerinden biri, bir ortağın haklı sebeplerle şirketten çıkarılması talebidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/709 Esas, 2017/3376 Karar sayılı ilamı, bu konudaki önemli içtihatlardan birini oluşturmaktadır.
Dava, limited şirketin %95 hissesine sahip davacının, %5 hisseli diğer ortağın (davalı) haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılmasını talep etmesi üzerine açılmıştır. Davacı, taraflar arasında devam eden boşanma davası, güvensizlik ortamı, kıskançlık kaynaklı engellemeler ve şirket faaliyetlerine verilen zararı gerekçe göstermiştir. Davalı ise, kişisel husumetlerin şirket yönetimine yansımadığını ve genel kurul kararı alınmadığını savunmuştur.
İlk derece mahkemesi (4. Asliye Ticaret Mahkemesi), 10/11/2015 tarih ve 2014/1381-2015/1063 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Gerekçe, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 621/1-h hükmüne göre, bir ortağın haklı sebeplerle çıkarılması için temsil edilen oyların en az 2/3'ü ve esas sermayenin salt çoğunluğunun bulunduğu genel kurul kararının zorunlu olmasıdır. Böyle bir karar bulunmadığından dava reddedilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesinde dosya kapsamı, deliller ve mahkeme gerekçesini usul ve yasaya uygun bulmuş, davacının temyiz itirazlarını reddederek hükmü onamıştır. Kararda, TTK m. 621/1-h'deki nitelikli çoğunluk şartının iki ortaklı şirketlerde fiilen uygulanamayacağı hususu yeterince irdelenmemiştir.
Ancak kararda yer alan karşı oy yazısı, doktrinde uzun yıllardır tartışılan kritik bir noktaya işaret etmektedir. Karşı oy kullanan üye, TTK m. 621/1-h'nin iki ortaklı limited şirketler bakımından uygulanma kabiliyetinin bulunmadığını belirtmiştir. Zira iki ortaklı şirketlerde 2/3 oy çoğunluğunun sağlanması imkansızdır. Bu nedenle, ortak sayısı en az üç olan şirketler için geçerli olan bu nisabın, iki ortaklı yapılar için aranmaması gerektiği savunulmuştur.
Karşı oy, Prof. Dr. O. H. Şener'in "Ortaklıklar Hukuku" (s.725) ve Prof. Dr. İ. Doğanay'ın eski TTK yorumlarına (m.551) atıfta bulunarak, iki ortaklı şirketlerde genel kurul kararına gerek olmaksızın doğrudan mahkemeye haklı sebep incelemesi için başvurulabileceğini ifade etmiştir. Eski TTK döneminde de benzer yaklaşımların benimsendiği vurgulanmıştır.
Bu karar, avukatlar ve hukuk profesyonelleri için limited şirket ortaklık uyuşmazlıklarında strateji belirleme açısından büyük önem taşımaktadır. TTK m. 616/1-h, ortaklıktan çıkarma talebinin yalnızca genel kurul tarafından mahkemeye taşınabileceğini düzenlemekte; m. 621/1-h ise nitelikli nisabı (2/3 oy + sermaye salt çoğunluğu) zorunlu kılmaktadır. İki ortaklı şirketlerde bu nisabın sağlanamaması, Anayasa m. 48'deki teşebbüs özgürlüğü ve m. 40'taki etkili başvuru hakkı ile çelişki yaratmaktadır.
Hukuki analizde, haklı sebepler (şirket sırlarının ifşası, sadakat yükümlülüğünün ihlali, haksız rekabet, ortaklar arası güvensizlik vb.) somut olay bazında değerlendirilmelidir. Yargıtay'ın çoğunluk görüşü, usul kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalırken; karşı oy, maddi adaleti ve pratik uygulanabilirliği ön plana çıkarmıştır.
Avukatlar, müvekkillerine danışmanlık verirken bu içtihadı dikkate alarak, şirket sözleşmesinde çıkarma sebeplerini detaylı düzenlemelerini, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarını (arabuluculuk, tahkim) değerlendirmelerini ve olası Anayasa Mahkemesi başvurularını göz önünde bulundurmalıdır. Karar, limited şirketlerde ortaklık ilişkilerinin sona erdirilmesinde genel kurul kararının mutlak şart olup olmadığı tartışmasını canlı tutmaktadır.
Sonuç itibarıyla, Yargıtay 11. HD'nin bu kararı, TTK'nın limited şirketlere ilişkin hükümlerinin (m. 616, 621, 640) yorumunda önemli bir mihenk taşıdır. Hukuk profesyonelleri, iki ortaklı şirketlerdeki bu yapısal sorunu çözmek için yasal reform ihtiyacını ve doktrinel görüşleri yakından takip etmelidir. Kararın karşı oy kısmı, ileride oluşabilecek içtihat değişikliği için güçlü bir temel oluşturmaktadır.
(Makale yaklaşık 720 kelime olup, karar analizi, kanun maddeleri ve mesleki değerlendirmeler içermektedir.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği, Kapsamı ve Uygulamada Ortaya Çıkan Hukuki Uyuşmazlıklar
Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) sözleşmeleri, Borçlar Hukuku, İcra ve İflas Hukuku ile Şirketler Hukuku'nun kesişim noktasında yer alan karma bir yapıya sahiptir. Tasarrufun iptali davaları, yönetim kurulu sorumluluğu ve kamu alacaklarının önceliği gibi riskler, avukatlar için kritik mesleki değerlendirme konularıdır.
12. Yargı Paketi Adalet Komisyonu'nda Kabul Edildi: İBAN Mağdurlarına İndirim ve Önemli Usul Değişiklikleri
TBMM Adalet Komisyonu tarafından kabul edilen 12. Yargı Paketi, icra takiplerinde idareye başvuru zorunluluğu, miras satışlarında yeni usuller, HAGB sınırlamaları, belirsiz alacak davasının kaldırılması ve nitelikli dolandırıcılıkta IBAN mağdurlarına ceza indirimi gibi birçok önemli düzenleme getirmektedir.