Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Yapılan Değişiklikler: 7584 Sayılı Kanun’un Avukatlar Açısından Değerlendirilmesi
Lawantra
20.06.2026
7584 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 11 Haziran 2026 tarihinde kabul edilmiş olup, tarım, orman, su kaynakları, veterinerlik mesleği ve alkollü içki düzenlemeleri başta olmak üzere geniş bir yelpazede hukuki değişiklikler getirmektedir. Bu kanun, özellikle arazi kullanımı, çevre koruma, idari yaptırımlar ve mesleki disiplin rejimleri açısından avukatların yakından takip etmesi gereken düzenlemeler içermektedir. Kanunun getirdiği değişiklikler, hem idari para cezası miktarlarını önemli ölçüde artırmakta hem de belirli alanlarda yeni izin ve tahsis mekanizmaları oluşturmaktadır.
Kanunun ilk önemli değişikliği, 3039 sayılı Çeltik Ekimi Kanunu’nun 19. maddesinde yapılmıştır. Çeltik tarlalarının il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta bulunması zorunluluğu getirilmiştir. Uzaklık ölçümü, köy ve mahallelerde en kenar evin dış çevresiyle çeltik ekim alanının en yakın noktası arasında yapılacaktır. Bu düzenleme, imar hukuku ve çevre hukuku pratisyenleri için kritik önem taşımaktadır. Özellikle tarımsal arazi kullanımına ilişkin davalarda, bu mesafe kuralının ihlalinin idari yaptırım ve tazminat sorumluluğunu doğurabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nda yapılan değişiklikler ise alkollü içki sektörünü yakından ilgilendirmektedir. Üretici, ithalatçı ve pazarlayıcıların hiçbir etkinlik veya mecra’da ticaret unvanı, marka, amblem, logo veya ambalaj görsellerini kullanarak destek veremeyeceği hükme bağlanmıştır. Benzer şekilde, bu unsurların iş yeri içinde, dışında, vitrinlerde veya etkinlik alanlarında bulundurulması da yasaklanmıştır. Fermente ve distile alkollü içki markalarının birbirinin yerine kullanılamayacağı da açıkça düzenlenmiştir. Geçici Madde 2 ile perakende satış yerlerine bir yıl, ambalajlara ise üç ay uyum süresi tanınmıştır. Bu hükümler, Reklam Kurulu kararları ve Tüketici Hukuku uygulamalarında sıkça gündeme gelecektir. Avukatlar, bu yasakların ihlali halinde uygulanacak idari para cezaları ve belge iptallerini müvekkilleri adına dikkatle değerlendirmelidir.
5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, Müdürlüğün Harçlar Kanunu’nun (1) ve (3) sayılı tarifelerine giren işlemlerden muaf tutulması sağlanmış, geçmişe yönelik emlak vergisi borçları ve cezaları için tahsilattan vazgeçilmiştir. Yargıya intikal etmiş uyuşmazlıklarda ise “karar verilmesine yer olmadığı” kararı verilmesi, masrafların taraflar üzerinde bırakılması ve vekalet ücretine hükmedilmemesi öngörülmüştür. Bu geçici düzenleme, idare hukuku ve vergi hukuku alanında çalışan meslektaşlarımız için önemli bir af niteliği taşımaktadır.
6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Kanunu’na eklenen Ek Madde 16, hidroelektrik enerji üretim tesislerinde can ve mal emniyeti riski tespit edildiğinde izlenecek prosedürü detaylı biçimde düzenlemektedir. İhtar, süre verme, su kullanımının durdurulması, su kullanım hakkı anlaşmasının feshi ve idari para cezası mekanizmaları getirilmiştir. İdari para cezası miktarı, tesisin hidrolik kurulu gücüne (MWm) bağlı olarak megavat başına 50.000 TL ile 100.000 TL arasında belirlenmiş, tekrarda iki katına, ikinci tekrarda ise alt ve üst sınırların iki katına çıkarılması öngörülmüştür. Bu düzenleme, enerji hukuku ve çevre hukuku uygulamalarında önemli bir yaptırım aracı haline gelecektir. DSİ’nin denetim yetkisi ve işletme talimatlarına uymama halleri, hem idari yargı hem de ceza yargısı açısından dikkatle incelenmelidir.
Ek Madde 17 ile su yapılarında güvenlik tedbirleri, imar planı kapsamına alınan alanlarda belediyelerin sorumluluğu, amaç dışı kullanımın yarattığı sorumluluk ve servis yollarının devri konuları ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Ek Madde 18 ise DSİ’ye ait taşınmazların hissedarlara rayiç bedel üzerinden doğrudan satışı ve ihalelerde alınacak teminat oranlarını belirlemiştir. Geçici Madde 14 ile genel ulaşım amacıyla kullanılan servis yollarının devri için altı aylık süre tanınmıştır. Bu hükümler, kamulaştırma, imar ve idare hukuku davalarında sıkça başvurulacak maddelerdir.
6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına Dair Kanun’un 41. maddesi, Anayasa Mahkemesi iptalinden sonra yeniden düzenlenmiştir. Disiplin cezaları yazılı ihtar, para cezası (20.000 TL - 100.000 TL), geçici meslekten men (15 gün - 6 ay), oda bölgesinde meslek icrasından men (3 yıl) olarak belirlenmiştir. Her bir ceza türü için ayrı ayrı fiil ve haller uzun bir liste halinde sayılmıştır. Bu liste, mesleki etik, reklam yasağı, aidat ödeme yükümlülüğü, bilimsel dürüstlük, haksız rekabet, ayrımcılık yasağı gibi konuları kapsamaktadır. Disiplin soruşturması zamanaşımı (6 ay ve 5 yıl), savunma hakkı, tekerrürde cezanın ağırlaştırılması ve cezanın 10 yılda sicilden silinmesi gibi usul kuralları da detaylandırılmıştır. Madde 55’te ise idari para cezası üst sınırı 600.000 TL’ye yükseltilmiştir. Veteriner hekimlerle çalışan avukatlar ve mesleki sorumluluk sigortası davalarında bu yeni disiplin rejiminin titizlikle incelenmesi gerekmektedir.
6831 sayılı Orman Kanunu’na eklenen Ek Madde 21 ile karbon yutak ormanları kurulması, tahsisi ve işletilmesi düzenlenmiştir. Ek Madde 22 ise orman kadastrosuna göre Devlet ormanı olarak sınırlandırılmış ancak tapuda gerçek veya tüzel kişiler adına tescilli taşınmazların belirli şartlar altında tapu kayıtlarının geçerli kabul edilmesi, orman şerhinin terkin edilmesi ve iade mekanizmalarını getirmektedir. Bu madde, uzun yıllardır devam eden orman kadastro davaları, tapu iptal ve tescil davaları açısından devrim niteliğindedir. İki yıllık başvuru süresi, rayiç bedel üzerinden geri ödeme zorunluluğu, davaların bekletici mesele yapılması, vekalet ücretine hükmedilmemesi gibi hükümler, idare ve taşınmaz hukuku avukatları için kritik öneme sahiptir. Madde 22’nin uygulanmayacağı alanlar (zeytinlikler, mera, turizm bölgeleri, Boğaziçi vb.) da açıkça belirtilmiştir. Ek Madde 23 ile 2/B uygulamalarında iptal edilmiş alanlarda yeniden uygulama imkanı getirilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 29. maddesi yeniden düzenlenerek kamulaştırmasız el koyma davalarında harç, bilirkişi ücreti ve diğer giderlerin idare tarafından karşılanması esası pekiştirilmiştir. 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli Kanunu’nda süre uzatımı ve kanun atfı yapılmıştır.
4634 sayılı Şeker Kanunu’nda “Bakanlık” tanımı değiştirilmiş, ekim alanı ve sözleşme kavramları tanımlanmıştır. Madde 5 ile pancar fiyatlarının mutabakatla belirlenmesi, sözleşmesiz ekim yasağı, ekim alanı dışından temin şartları, idari para cezaları ve denetim yetkisi düzenlenmiştir. Sözleşmesiz ekim halinde A kotası baz alım fiyatı üzerinden idari para cezası, izinsiz temin halinde ise A kotası satış fiyatının %2’si oranında ceza öngörülmüştür.
4733 sayılı Tütün ve Alkol Kanunu’nda idari para cezası miktarları önemli ölçüde artırılmış (160.000 TL’ye kadar), yeni bentler eklenmiş ve ihlal tekrarı halinde ceza katlama, belge iptali ve satış yasağı gibi yaptırımlar getirilmiştir.
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nda koruma altında olmayan yaban hayvanlarının zarar vermesi halinde avlattırma izni ve kolluk kuvveti görevlendirmesi imkanı tanınmıştır.
5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu’nun 8. maddesine kooperatiflerin tarımsal alanlarda mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinim yasağı getirilmiş, istisnai izin yolu düzenlenmiştir. 20 ve 21. maddelerde idari para cezası miktarları 2.500 katına çıkarılmış, izinsiz yapılara abonelik verilmemesi ve aykırı davranan idarelere her abone için 100.000 TL idari para cezası (her ay için ayrıca aynı miktar) öngörülmüştür.
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri Kanunu’nda tazminatlı hastalıklar ve ödenmeyecek tazminat halleri yeniden düzenlenmiş, sevk belgesiz nakil, yol kontrol noktalarına girmeme gibi fiiller için hayvan başına ve araç başına idari para cezası miktarları güncellenmiştir.
6292 sayılı Kanun’a eklenen Geçici Madde 10 ile belirli bölgelerde orman sınırları dışına çıkarma işlemleri Cumhurbaşkanı kararı ile düzenlenecektir.
Sonuç olarak 7584 sayılı Kanun, çevre, tarım, enerji, orman, veterinerlik ve idare hukuku alanlarında çalışan avukatlara zengin bir mevzuat güncellemesi sunmaktadır. Özellikle orman kadastro davaları, DSİ sorumluluğu, veteriner hekim disiplin soruşturmaları, şeker pancarı sözleşmeleri ve alkollü içki reklam yasakları, önümüzdeki dönemde sıkça gündeme gelecek uyuşmazlık alanlarıdır. Meslektaşlarımızın bu değişiklikleri müvekkil danışmanlıklarında ve dava stratejilerinde titizlikle değerlendirmeleri, hukuki risk analizi yapmaları büyük önem taşımaktadır.
(Yaklaşık 1250 kelime)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Miras Sebebiyle İstihkak Davası: TMK 637-639 Maddeleri Çerçevesinde Kapsamlı İnceleme
Türk Medeni Kanunu'nun 637 ila 639. maddeleri arasında düzenlenen miras sebebiyle istihkak davasının şartları, tarafları, zamanaşımı süreleri ve ispat yükü avukatlar için detaylı olarak ele alınmıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/12241 E., 2016/3097 K. sayılı Kararı: Kooperatif Üyeliği ve Adi İstihkak Davası
Yargıtay, miras bırakanın kooperatif üyeliğinden doğan hakların mirasçılara intikalinde eksik inceleme nedeniyle bozma kararı vermiştir. Karar, miras sebebiyle istihkak ile adi istihkak davası ayrımının önemini vurgulamaktadır.