Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Köklü Değişiklikler: Çevresel Beyan, Sosyal Medya Etkileyicileri ve Tüketici Değerlendirmeleri
Lawantra
01.07.2026
Ticaret Bakanlığı, tüketicinin korunması ve adil rekabetin sağlanması amacıyla Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde önemli değişiklikler yapmıştır. 10 Ocak 2015 tarihli ve 29232 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelikte yapılan değişiklikler, 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu değişiklikler, özellikle dijital pazarlama, sürdürülebilirlik iddiaları ve tüketici güveni açısından avukatlar ve hukuk profesyonelleri için kritik önem taşımaktadır.
Yeni Tanımlar ve Kapsam Genişletilmesi
Yönetmeliğin 4’üncü maddesine “çevresel beyan”, “sosyal medya”, “sosyal medya etkileyicisi” ve “tüketici değerlendirmeleri” tanımları eklenmiştir. Bu tanımlarla birlikte, çevresel fayda iddialarının ispat yükümlülüğü, sosyal medya üzerinden yapılan tanıtımların şeffaflığı ve tüketici yorumlarının doğruluğu hukuki olarak düzenlenmiştir.
İndirim Reklamları ve Sadakat Programları
14’üncü maddede yapılan değişiklik ile indirimden önceki fiyatın tespitinde yeni kriterler getirilmiştir. Mal satışlarında indirim başlangıcından önceki on gün içindeki en düşük fiyat, meyve-sebze gibi çabuk bozulabilen mallar ve hizmetlerde ise indirimli fiyattan bir önceki fiyat esas alınacaktır. Farklı satış kanallarında uygulanan fiyatların birbirleri için esas alınamayacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Sadakat programları ve koşullu satış reklamları da belirli şartlar altında bu hükümlere tabi tutulmuştur.
Çevresel Beyanlar ve Yeşil Yıkama (Greenwashing) ile Mücadele
17’nci maddede köklü değişiklikler yapılmıştır. Çevresel beyan içeren reklamlarda sertifika ve onayların yetkili kurumlar, üniversiteler veya akredite kuruluşlar tarafından verilmiş belgelerle ispatlanması zorunlu hale getirilmiştir. Genel ve belirsiz kavramlar (örneğin “doğal”, “eko”, “sürdürülebilir”) açıklama yapılmaksızın kullanılamayacaktır. Beyanın hangi yaşam döngüsü aşamasına ilişkin olduğu açıkça belirtilmeli, ölçüm yöntemleri ise reklam alanında veya linkle erişilebilir olmalıdır.
Bu düzenlemeler, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un aldatıcı ticari uygulamaları yasaklayan hükümleriyle doğrudan bağlantılıdır. Avukatlar, müvekkilleri adına hazırlanan reklam metinlerinin bu yeni standartlara uygunluğunu denetlerken, olası idari para cezalarına karşı savunma stratejileri geliştirmek durumundadır.
Yapay Zekâ ve Sosyal Medya Etkileyicileri
Yönetmeliğe eklenen 18’inci madde fıkrası ile yapay zekâ veya insandan ayırt edilemeyen dijital karakterlerin kullanıldığı reklamlarda bu hususun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmesi zorunluluğu getirilmiştir. 23/A maddesi ise sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan reklamların şeffaflığını detaylı biçimde düzenlemektedir. “Reklam” veya “Tanıtım” ibaresi ile birlikte reklam verenin adı veya belirli teşekkür ifadelerinin kullanılması zorunludur. Bu ifadeler, paylaşımın ilk ekranında, okunaklı ve ayırt edilebilir şekilde yer almalıdır.
Hedefli Reklamcılık ve Tüketici Değerlendirmeleri
25/A maddesi ile hedefli reklamcılık (kişisel verilerin analiziyle belirli gruplara özel reklam sunumu) düzenlenmiştir. Tüketicinin çocuk olduğu bilinen veya bilinmesi gereken durumlarda profilleme yoluyla hedefli reklam yapılamayacaktır. 28/B maddesi ise tüketici değerlendirmelerinin yalnızca satın alanlar tarafından yapılabileceğini, sahte yorumların yasaklandığını ve değerlendirmelerin en az bir yıl süreyle objektif kriterlere göre yayınlanması gerektiğini hükme bağlamıştır.
Yasaklanan Reklamlar ve Yaptırımlar
27’nci maddede takviye edici gıdaların normal gıdaların yerine geçtiği izlenimi, beşeri tıbbi ürünler, elektronik sigara, tütün mamulleri, alkollü içkiler, yapay zekâ ile oluşturulan sahte deneyim reklamları ve menfaat karşılığı verilen ödüllerin reklamı yasaklanmıştır. Reklam Kurulu’nun yetkileri genişletilmiş, idari para cezası ve tedbir kararları için yeni usuller belirlenmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Mesleki Öneriler
Bu değişiklikler, 6502 sayılı Kanun’un 61-65’inci maddelerinde düzenlenen haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümlerin uygulanmasını güçlendirmektedir. Reklam Kurulu kararlarına karşı idari yargı yoluna başvurulması sıkça karşılaşılan bir durumdur. Avukatlar, müvekkillerine reklam metni hazırlama, sosyal medya sözleşmeleri, etkileyici anlaşmaları, veri koruma (KVKK) uyumu ve olası Reklam Kurulu soruşturmalarında savunma hizmetleri sunarken bu yeni kuralları titizlikle dikkate almalıdır.
Özellikle çevresel beyanlar konusunda ispat yükümlülüğü, hukukçuların bilimsel ve teknik raporlarla çalışmasını gerektirecektir. Yapay zekâ kullanımı ve deepfake reklamlar ise fikri mülkiyet, kişilik hakları ve tüketici aldatması açısından yeni uyuşmazlık alanları yaratacaktır.
Sonuç olarak, Yönetmelik değişikliği dijital ekonominin gerçekleriyle uyumlu, tüketiciyi daha güçlü koruyan ve şeffaflığı artıran bir çerçeve sunmaktadır. Hukuk profesyonelleri, bu düzenlemelerin sektörel etkilerini yakından izleyerek müvekkillerine proaktif hukuki danışmanlık hizmeti vermelidir. (Word count: 856)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
İzinsiz Define Araştırması Suçunda Keşif ve Bilirkişi İncelemesi Zorunluluğu - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/3392 E., 2024/4975 K.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2863 sayılı Kanun kapsamında izinsiz define araştırması suçunda, suçun işlendiği yerin 6. madde kapsamındaki korunması gerekli alan olup olmadığının fen ve arkeolog bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek mahkumiyet kararını bozmuştur.
İzinsiz Kazı ve Define Araştırması Suçlarının Ayrımı - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/96 E., 2025/1538 K.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2863 sayılı Kanun'un 74. maddesinde düzenlenen izinsiz kazı ve define arama suçları arasındaki farkı somut olayda inceleyerek, fiziki kazı varlığında izinsiz define arama suçunun değil, izinsiz kazı suçunun oluşacağına hükmetmiştir.